(4616 S. K. m. 1)
Dosya içeriğine, delillere, iddia ve kabule göre, sanığa isnat olunan askeri hizmete mahsus eşyayı kaybetmek suçunun işleniş tarihi ve niteliği itibariyle 4616 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin 4 üncü bendi kapsamında olduğu hususunda bir kuşku bulunmadığı gibi, bu konuda uyuşmazlık da yoktur.
Daire ile Başsavcılık arasındaki uyuşmazlık, 4616 sayılı Kanunun uygulanmasına ilişkin olup uyuşmazlık konusunun özünü, anılan Kanunun 1 inci maddesinin 4 üncü bendinde yer alan, Davanın açılması veya kesin hükme bağlanması ertelenir şeklindeki açık hükme rağmen yargılamaya devam olunup olunamayacağı oluşturmaktadır.
Daire, Anayasa Mahkemesince 18.7.2001 tarihinde iptal edilen ve iptal gerekçesi 27.10.2001 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 4616 sayılı Kanunun iptalinin doğurduğu boşluğu doldurmak üzere, Yasama Organına 6 aylık bir sürenin verilmiş olması sebebiyle derhal beraat kararı verilecek haller dışında beraat kararı verilemeyeceği, dolayısıyla 4616 sayılı Kanun hükmü gereğince işlem yapılması gerektiği sonucuna varmış iken,
Başsavcılık, beraat kararının "yargılamanın kesin hükme bağlanmasının ertelenmesi" kararına göre daha lehte bir karar olduğundan ve sanığın müsnet suçu işlemediği anlaşıldığından sanık hakkında verilen beraat kararının yerinde olup olmadığının incelenerek onanması gerektiği görüş ve düşüncesindedir.
23 Nisan 1999 Tarihine Kadar İşlenen Suçlardan Dolayı Şartla Salıvermeye Dava ve Cezaların Ertelenmesine Dair 21.12.2000 gün ve 4616 sayılı Kanun, 22.12.2000 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu Kanunun 1 inci maddesinin 4 üncü bendi bu Kanun kapsamına giren suçlardan dolayı henüz dava açılmamış ise davanın açılmasının, dava açılmış olmakla beraber henüz kesin hükme bağlanmamış ise, kesin hükme bağlanmasının ertelenmesini öngörmektedir
4616 sayılı Kanunun bazı hükümleri yanında 1 inci maddesinin 4 üncü bendi Anayasa Mahkemesince, Anayasanın Başlangıcına, 2, 10, 36 ve 38 inci maddelerine aykırı görülerek iptaline ve iptal kararının doğuracağı hukuksal boşluk kamu düzenini tehdit ve kamu yararını ihlâl edici nitelikte görüldüğünden, iptal hükmünün, kararın Resmi Gazetede yayımlanmasından başlayarak altı ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir. 18.07.2001 tarih ve 2001/4-332 sayılı bu karar, 27 Ekim 2001 tarihli Resmi Gazete de yayımlanmıştır. Dolayısıyla, 4616 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin 4 üncü bendi bu tarihten itibaren altı ay süreyle yürürlüktedir.
Mahkemeler, önlerine gelen bir uyuşmazlık için mer' i olan, henüz meriyeti sona ermemiş bulunan yasa maddelerini uygulamak durumundadırlar. Dolayısıyla hâlihazırda uygulanabilirliğini yitirmemiş bulunan 4616 sayılı Kanunun 1/4 maddesi kapsamına giren suçlarla ilgili olarak davanın kesin hükme bağlanmasının ertelenmesi gerekecektir. Elbette beraat hükmü davanın kesin hükme bağlanmasının ertelenmesi kararına göre daha sanığın lehinde bir karardır Ancak, mer' i olan 4616 sayılı Kanunun 1/4 üncü maddesi delil değerlendirmesi sunucu beraat kararı verilmesine engel olduğu gibi, bir an için bunun mümkün bulunduğunun düşünülmesi halinde karşılaşılacak durum daha evrensel hukuk kurallarının ihlâli sonucunu doğuracaktır. Şöyle ki, verilen bir beraat hükmünün yerinde olup olmadığı irdelendiğinde, suçun sübuta erdiği, beraat hükmünün isabetli olmadığı anlaşıldığında ortaya konacak olan diğer hâl, suçun sübuta erdiğinin belirlenmesidir ki, böyle bir durumda hâkim ihsası reyde bulunmuş olur. Gerek yargılamayı yapan yerel mahkeme, gerek kararın temyiz edilmesi durumunda Yargıtay, delil değerlendirmesini sonuç kararın beraat olmadığını düşündüğünde, verilmesi gereken karar verilmeyecek, ancak kararın mahkûmiyet olduğu anlamına gelecek şekilde "davanın kesin hükme bağlanmasının ertelenmesine" karar verecek veya Yargıtay bu şekilde karar verilmesi sektiğini belirtecektir. Bu ise yargılama usulüne tamamen aykırı ve mahkemelerin sübut ile ilgili sonuç görüşünü önceden, bu safhada açıklamaları anlamına gelecektir. Bu nedenle "derhal beraat" kararı verilebilecek haller dışında, delil değerlendirilmesi yapmayı gerekli kılan kararların verilmesi, 4616 sayılı Kanunun henüz yürürlükle olan 1/4 madde hükmü gerekince mümkün görülmemiştir. Yargıtay'ın da görüşü bu merkezdedir. Nitekim YC. Gn. Krl. 9.10.2001 gün ve 11-198-205, 2.10.2001 gün ve 2-191-198 ve özellikle Anayasa Mahkemesinin 4616 sayılı Kanunun bir kısım maddelerinin Anayasaya aykırı bulup iptaline karar verip gerekçenin 27.10.2001 tarihli Resmi Gazetede yayımlanmasından sonraki YC. Gn. Krl. nun 11.12.2001 gün ve 4-283/289, 11.12.2001 gün ve 10-288/294 saydı içtihatlarında da, 4616 sayılı Kanun kapsamına giren yargılamalarda kesin hükme bağlanmanın ertelenmesine karar verileceği açıkça vurgulanmıştır. Bu nedenle ihrazın reddine karar verilmiştir.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy