(1632 S. K. m. 63)
Sanığın, Kasım 2000 tarihli celbe ait TRT duyurularına rağmen Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 14.11.2000 tarihinde başlayıp, 15 gün sürecek olan 17 ilköğretim okulunun inşaatının kesin kabul komisyonunda görevlendirildiği ve dolayısıyla 21.11.2000 tarihine kadar sevkini yaptıramadığı görülmektedir.
Sanık sorgu ve savunmalarında, görevlendirmenin Ankara'dan, Milli Eğitim bakanlığından olduğunu, göreve gitmemesi halinde hakkında soruşturmanın açılacağını, Kurumunda başkaca makine mühendisi bulunmadığı için bu komisyona katılmak zorunda kaldığını bildirmiştir. Yerel Askeri Mahkemede sanığın ifadesi çerçevesinde, görevlendirmeyle ilgili yazılı belgelere de dayanarak suç kastının bulunmadığını kabul ile direnerek beraat hükmü kurmuştur.
1111 sayılı Askerlik kanunun 35 inci maddesi askere sevk edilecek olanların askerliklerinin ertesi seneye ertelenmesi nedenlerini, aynı Kanunun 45 inci maddesi de sevke icabet edememedeki mazeret hâllerini düzenlemiş bulunmaktadır. Kanunun 45 inci maddesine göre tutuklu bulunanlar, hapiste bulunanlar ve hasta olanların şevkleri yapılamayacaktır. Bunlar, sevkin yapılmasına engel hâllerdir. Bir yükümlünün sevkine engel olan hâllerin bunlarla sınırlı olmadığı, askerlik görevlerini yapmakta iken izne yollanan TSK mensuplarının izinde iken karşılaşabilecekleri ve izinlerini tecavüz etmelerine neden olan TSK İç Hizmet Yönetmeliğinin 57/b maddesinde düzenlenen (aile fertlerinden birinin ağır hastalığı veya ölümü, kaza, doğum, yangın gibi beklenmeyen bir felaketi de) sevke engel olan hâller veya sevkin yapılamamasında özür olarak değerlendirmek mümkün ise de;
Sanığın askerlik safahatı ile ilgili belge, 23.9.2000-1.10.2000 tarihleri arasında TRT'de yayınlanan Kasım 2000 tarihli duyuru ve sanığın kamu görevlisi olarak görevinin gereği olan memuriyetin icrası nedeniyle sevkini yaptıramadığı beyanı birlikte değerlendirildiğinde bunun hem özür olamayacağı ve hem de suç kastının varlığını etkilemeyeceği kuşkusuzdur. Kamu görevlisinin sevk döneminde görevinin gereği olan bir meşguliyet içinde bulunması askerliğe tercih edilecek bir hâl olarak değerlendirilemez. Askerlik görevini tercih etmesi durumunda soruşturmaya maruz kalacak olması endişesi sübjektif bir değerlendirmedir ve As. C.K.nun 46/1 inci maddesi çerçevesinde değerlendirildiğinde bu çekinti suçun oluşumuna engel olmayacaktır. Bu nedenlerle suç maddi ve manevi unsurları itibarıyla oluşmuş bulunduğundan sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi gerekirken beraatına karar verilmiş olması yasaya aykırı bulunmuş ve hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy