(4616 S. K. m. 1) (1632 S. K. m. 144) (765 S. K. m. 240)
Daire ile Askeri Mahkeme arasındaki uyuşmazlık, memuriyet görevini kötüye kullanmak suçunu işlediği iddiasıyla yargılaması devam eden sanık hakkında delil takdiri yapılıp, gerekiyor ise beraat karan mı verileceği; yoksa delil takdiri yapılmayıp suçun işlendiği tarih ve niteliği itibariyle 4616 Sayılı Kanunun 1/4 üncü maddesi gereğince davanın kesin hükme bağlanmasının ertelenmesine mi? karar verileceğinin tespitidir.
Daire, yüklenen suç nedeniyle sanık hakkında delil takdiri yapılıp şartlan varsa beraat kararı verilmesi gerektiğini, eğer beraat sonucuna ulaşılamıyor ise Anayasa Mahkemesince iptal olunan 4616 sayılı Kanunun ilgili maddesinin Yasama Organına tanıdığı 6 aylık surenin bekletici mesele yapılması ve belirecek duruma göre karar verilmesinin gerektiğini belirterek hükmü bozmuş iken,
Askeri Mahkeme, nedenlerini de yazarak delil takdirinde bulunamayacağını, halen meri olan 4616 sayılı Kanunun buna engel olduğunu belirterek, direnerek "Davanın Kesin Hükme Bağlanmasının Ertelenmesine" karar vermiştir.
Bilindiği gibi;
21.12.2000 tarih ve 4616 sayılı "21 Nisan 1999 Tarihine Kadar islenen Suçlardan Dolayı Şartla Salıverilmeye, Dava Ve Cezaların İğnelenmesine Dair Kanun"un 1/4 üncü maddesi, "23 Nisan 1999 Tarihine Kadar işlenmiş ve ilgili kanun maddesinde öngörülen şahsı hürriyeti bağlayıcı cezanın üst sınırı on yılı geçmeyen suçlardan dolayı haklarında son soruşturma aşamasına geçilmiş olmakla beraber henüz hüküm verilmemiş ise, davanın kesin hükme bağlanması ertelenir" hükmünü içermektedir. Sanığa isnat edilen Memuriyet Görevini Kötüye Kullanma suçunun ise (As.C.K.nun 144 üncü maddesi delaletiyle TCK. nun 240), 4010 S.K. nun 1/5-b maddesi düzenlemesi çerçevesinde, bu yasa kapsamında olduğunda kuşku bulunmamaktadır. Dolayısıyla. 4616 sayılı Kanunun bahsedilen 1/4 üncü maddesi gereğince henüz hükme bağlanmamış olan yargılamalar ile ilgili olarak yargılamaya devam edip, delil takdiri yapılarak beraat veya mahkûmiyet kararı verilemeyecektir. Yargıtay içtihatlarıyla da bu konu duraksamasız, bir biçimde açıklığa kavuşmuştur. (Askeri Yargıtay Drl Krl.nun 10.1.2002 gün ve 2002/5-4. Drl Krl nun 14.2.2002 gün ve 2002/21-18, Yrg. 4.C.G.Krl. nun 11.12.2001 gün ve 4-283/289, Yrg 4.C.G.Krl. nun 11.12.2001 gün ve 10-288/294). Ne var ki adı geçen 4616 sayılı Kanunun bazı maddelerinin Anayasaya aykırı olduğu yönünde açılan davalar sonucu Anayasa Mahkemesi 18.7.2001 gün ve 2001/4-332 sayılı kararı ile (bu karar 27.10.2001 tarih ve 24566 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır) sözü edilen Kanunun 1/4 üncü maddesinin Anayasanın Başlangıç' ı, 2, 36, 38 ve 10 ncu maddelerine aykırı olduğunu tespit ederek bunları iptal etmiştir. Yüksek Mahkeme iptalde; "...doğan hukuksal boşluğu kamu düzenini tehdit ve kamu yararım ihlâl edici nitelikte gördüğünden bunlara ilişkin gerekli düzenlemelerin yapılması için yasama organına iptal kararının Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak artı ay sonra yürürlüğe girmesi yönünde karar verilmesinin gerektiğini" de vurgulamıştır.
Anayasa Mahkemesinin iptal kararının yürürlüğe girmesi için tanıdığı süre içinde hukuksal boşluğu doldurucu yeni yasa, Yasama Organı tarafından 21.5.2002 gün ve 4758 sayılı Karnın olarak çıkarılmış ve 23.5.2002 gün ve 24763 sayılı Resmi Gazete' de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. 23 Nisan 1999 Tarihine Kadar İşlenen Suçlardan Dolayı Şartla Salıverilmeye, Dava Ve Cezaların Ertelenmesine İlişkin Kanunun 1 inci maddesinin 4 üncü bendinde yaptığı değişikliğe göre "kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay içinde dosyanın bulunduğu yargı merciine başvurmak suretiyle soruşturmaya veya davaya devam edilmesini istediklerini bildirenler hakkında soruşturma veya davaya devam olunacak, mahkûmiyet halinde verilecek ceza ise zamanaşımı suresince ertelenecektir...". Meri olan yasal hüküm bu olunca, üç aylık süre içinde yargılamanın devam etmesi" yönünde sanıktan bir istem geldiğinde askeri mahkemece yargılamaya devam edilecek, sonuçta, delil değerlendirilmesi yapılarak beraat kararı verilebilecek ise hemen verilecek, karar mahkûmiyet kararı olduğundu ise ceza, zamanaşımı süresine kadar ertelenecektir. İşte bu hükmün uygulanabilirliğini temin açısından sanık hakkında verilen Kamu Davasının Kesin Hükme Bağlanmasının Ertelenmesine ilişkin kararın bozulması gerekmiştir.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy