(353 S. K. m. 180)
Dosya içeriğine ve delillere göre olay; 2.8.2001 tarihinde, 15.00-17.00 saatleri arasında nizamiye nöbetçisi olan sanığın, kaleşnikof tüfekle kendisini sol ayak topuğundan kasten vurmasından ibaret olup, Daire ile Yerel Mahkeme arasında ortaya çıkan ve Daireler Kurulunca çözümlenmesi gereken husus; eylem sonucu yaralanan ve Askeri Hastanede tedavi edilen sanığın, kendisine uygulanan tedavi masraflarının, sanıktan tahsiline karar verilip verilmeyeceğine ilişkindir.
Yerel Mahkeme, yapılan tedavi masraflarının; suçu kasten işlemiş bulunması nedeniyle, sanıktan tazminine karar verilmesi gerektiği görüşünde iken,
Daire; bunun yasal olmadığı nedeniyle hükmü bozmuştur.
Sorun hazine zararının mahiyet ve miktarına ilişkin olmakla beraber, tebliğnamede, hükme katılan üye hakimle, gerekçeli hükümde yer alan üye hakimin aynı kişi olmadığı yönünde görüş bildirilmesi de dikkate alınarak bu yönden yapılan incelemede;
Bozmadan sonra yapılan yargılama sırasında direnme hükmünün verildiği oturuma, Hâkim Atğm Hasan KÜÇÜKOSMAN ın katıldığı 10.4.2002 tarihli oturuma ait duruşma tutanağından anlaşılmaktadır. Buna karşılık gerekçeli hükümde, hükme katılmayan Hv.Hâk.Atğm. Emrah DÜZKAN'ın adına yer verilip gerekçeli hükmün de bu hakim tarafından imzalandığı görülmektedir. Bir başka ifadeyle gerekçeli hüküm, mahkûmiyet hükmünün verildiği duruşmaya katılmayan üye hakimin iştiraki ile yazılmıştır.
Bilindiği gibi; gerekçeli hükümler duruşma tutanağının devamı niteliğinde olup, onun hükümlerine tabi bulunmaktadır.
353 sayılı Kanunun 180 ve 207/A maddeleri bir bütün halinde ele alınıp değerlendirildiğinde hükme katılmamış bir hâkim (veya heyetin) hükmü gerekçelendirme ve imzalama yetki ve görevi bulunmamaktadır.
Bu itibarla; gerekçeli kararın, hükmü veren heyete dahil olmayan Üye Hâkimin iştiraki ile yazılmış ve imzalanmış olması, belirtilen düzenlemeler karşısında yasal bulunmamış ve hükmün usulden bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Bu aşamadan sonra Başkan, Askeri Mahkeme ile Daire arasındaki uyuşmazlık konusunun da usul hukukuna ilişkin olduğunu belirterek konunun müzakere edilmesini istemiş ise de, bu görüş, hazine zararının tespitinin esasa ilişkin olduğu gerekçesiyle çoğunluk tarafından kabul edilmemiş ve direnme konusu incelenmemiştir.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy