(353 S. K. m. 227)
Daire ile Yerci Askeri Mahkeme arasında var olan uyuşmazlık sanığın eyleminin müteselsilen nata müessir fiil suçunu mu oluşturduğu, yoksa sadece asta müessir fiil suçunu mu oluşturduğu noktasında olmakla beraber tebliğnamede ilk hükümde TCK nun 80 inci maddesinin uygulanıp uygulanmamasıyla ilgili hiçbir değerlendirme yapılmamış olmasına rağmen, bozmadan sonra kurulan direnme hükmünde bu maddenin uygulanmaması gerektiğine karar verilip bu yünde gerekçe gösterilmesinin hükmü direnme olmaktan çıkardığı ve temyiz incelemesinin Dairede yapılması gerektiğine dair görüş bildirildiğinden, hüküm Kurulumuzda öncelikle bu yönden incelenmiştir.
Askeri Mahkemece kurulan ilk hükmün. Askeri Yargıtay 2 nci Dairesince, TCK. nun 80 inci maddesinin uygulanmamış olması noktasından bozulması üzerine, hüküm mahkemesince tarafların bozma ilâmına karşı diyecekleri tespit edildikten sonra başkaca usul işlemi yapılmaksızın ilk hükmün yeniden ve aynen tesis edildiği anlatıldığından, son tesis edilen hükmün direnme niteliğinde olduğu ve temyiz incelemesinin Daireler Kurulunda yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Her ne kadar ilk hükümde TCK. nun 80 inci maddesinin uygulanmamış olması sebebiyle gerekçede tartışılmayan bu konu direnme hükmümle tanışılıp değerlendirilmiş ise de, hükmün, TCK. nun 80 inci maddesinin uygulanmamış olması sebebiyle bozulmuş olması karşısında, direnme gerekçesinde bu hususa yer verilmesi zorunlu olup bu husus hükmün "direnme" niteliğini etkilemediğinden, tebliğnamede ileri sürülen görüşe iştirak edilmemiştir.
Hükmün direnme hükmü olduğu oybirliğiyle belirlendikten sonra usul yönünden yapılan incelemede;
Bozmadan sonra yapılan yargılamada, direnme kararının verildiği oturumda hazır bulunan sanığa, "son sözün" verilmemesi nedeniyle sanığın savunma hakkının kısıtlandığı sonucuna varıldığından, emredici nitelikteki usul hukuku kurallarına aykırı bulunan hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy