(353 S. K. m. 31)
Dava dosyasının incelenmesinden anlaşılacağı üzere, Daire ile Başsavcılık arasında ortaya çıkan uyuşmazlık; sanık hakkında açılan kamu davasında, görevsizlik kararları veren, 2 nci Taktik Hv.Kv. K.lığı Disiplin Mahkemesi ile, 2 nci Taktik Hv.Kv.K lığı Askeri Mahkemesi arasındaki "olumsuz görev uyuşmazlığımın çözümüne ilişkindir.
Konunun müzakeresine geçilmeden önce bir kısım üyelerce, usulüne uygun olarak açılmış bir dava bulunmaması sebebiyle olumsuz uyuşmazlığından söz edilemeyeceği ileri sürüldüğünden ve bu husus olumsuz görev uyuşmazlığına göre öncelik taşıdığından, ilk olarak açılmış bir davanın bulunup bulunmadığı hususu tartışılmıştır.
Yapılan müzakere ve oylama sonunda; Meydan Komutanlığınca düzenlenen iddianamede eylemin neden ibaret olduğu açıkça belirtilmemekle beraber, vaka kanaat raporuna atıf yapıldığı, bu belgede de eylemin açık bir şekilde ortaya konulduğu görüldüğünden, vaka kanaat raporunda açıklanan eylemden dolayı sanık hakkında dava açıldığı sonucuna varılmıştır.
Bu aşamadan sonra, bu davaya askeri mahkemede mi yoksa disiplin mahkemesinde mi bakılması gerektiği hususu tartışmaya açılmıştır.
Daire Kararı bu açıdan incelendiğinde; sanığın, amiri tarafından verilen hizmete ilişkin emre karşı "Ben gitmiyorum" şeklinde cevap vermek suretiyle itaatten söz ile imtina ettiği, dolayısıyla emre itaatsizlikte ısrar suçunun tüm unsurları yönünden tamamlanmış olduğu belirtilip davaya askeri mahkemede bakılması gerektiği sonucuna varılarak 2 nci Taktik Hava Kuvvet Komutanlığı Askeri Mahkemesinin kararının kaldırılmasına karar verildiği, itiraz tebliğnamesinde de; sanığın, amirinin görevinin başına gitmesi hususunda verdiği emir üzerine ilk önce "Gitmiyorum" şeklinde cevap verdiği, ancak daha sonra bölüğünün başına gittiği, dolayısıyla As. CK. nun 87 nci maddesinde düzenlenen emre itaatsizlikte ısrar suçunun kanuni unsurları itibariyle oluşmadığı, fakat "amirinin yüzüne karşı verdiği ceza kararının haksız olduğunu beyanla yorumda bulunması ve askeri disiplin ve terbiyeye aykırı biçimde sinirli bir tavırla kapıyı açıp makam odasından izinsiz dışarı çıkmasının amire saygısızlık olarak değerlendirildiği,
Görülmektedir.
Askeri Yargıtay'ın suç vasfını delilleri değerlendirmek suretiyle belirlemesi, kanun yolu denetiminde yani dava dosyasının temyiz veya olağanüstü kanun yollarından biri nedeniyle kendisine intikal etmesi halinde mümkündür Esasen, kanun yolu denetiminde suç vasfının belirlenmesi için bu değerlendirme zorunludur.
Hâlbuki askeri mahkeme ile disiplin mahkemesi arasında ortaya çıkan olumsuz görev uyuşmazlığının Askeri Yargıtay tarafından çözümü bir kanun yolu denetimi değildir. Burada Askeri Yargıtay, askeri mahkemeler arasında ortaya çıkan olumsuz yetki uyuşmazlığının çözümüne ilişkin 353 sayılı Kanunun 31 inci maddesindeki kuralı kıyasen uygulayarak görevli yargı yerini belirlemektedir. Dolayısıyla bu belirleme delil değerlendirilmesi yapılmak suretiyle değil, davanın konusunu teşkil eden iddianamede sınırları çizilen eylem nitelendirilerek yapılacaktır. Zira bu aşamada Askeri Yargıtay'ın görevi, olumsuz görev uyuşmazlığını çözerek davaya hangi mahkemede bakılması gerektiğini açıklığa kavuşturmaktır. Buna karşılık görevli mahkemece yapılacak yargılama sonunda eylemin sübut bulup bulmamasına veya suçun unsurları itibariyle oluşup oluşmamasına göre verilecek mahkûmiyet veya beraat kararlarına karşı yargı yoluna gidilebilecektir. Bir başka anlatımla, bu aşamada suçun oluşup oluşmadığının tartışılması, kanun yoluna gelinmediği halde yargı yolu denetimi yapılması sonucunu doğuracaktır ki bu durum kanun yolu muhakemesinin mahiyetine ve amacına uygun düşmeyecektir.
Bu nedenle, Dairece; "somut olayda emre itaatsizlikte ısrar suçunun tüm unsurları itibariyle tamamlanmış olduğu" gerekçesiyle davaya Askeri Mahkemede bakılması gerektiği sonucuna varılmasında isabet görülmemiş ise de,
İddianamenin atıf yaptığı vaka kanaat raporunda açıklanan eylem, bir bütün olarak ele alınıp değerlendirildiğinde, tipiklik açısından suçun tüm unsurlarının gerçekleşmesi halinde As. C.K.nun 87 nci maddesinde düzenlenen emre itaatsizlikte ısrar suçuna uymakta; dolayısıyla bu suça ilişkin davaya Askeri Mahkemede bakılması gerekmektedir. Dolayısıyla Daire kararı sonuç itibariyle yerinde görüldüğünden, Başsavcılığın itirazının reddine karar verilmiştir.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy