(353 S. K. m. 155)
Dosya içeriğine ve delillere göre olay; sanığın, 1.7.2001 tarihinde, aynı yerde görevli arkadaşı J.Onb.M.TURUNÇ'un dolabını açarak Ericson 388 marka cep telefonunu bulunduğu yerden alıp; Bölük Komutanının dolabının üstündeki rafa koyduğu, mağdur Onbaşının telefonunun alındığını fark etmesi üzerine arkadaşlarına sorduğu, J.Er M.UÇKUN'un mağdur onbaşıya cep telefonunun sanık tarafından dolabından alınarak cebine koyduğunu gördüğünün beyan edilmesi üzerine mağdur Onbaşının sanığa cep telefonunu alıp almadığını sorduğu, sanığın cep telefonunu almadığını bildirdiği, daha sonra olayı gören J.Er M.UÇKUN'un beyanları nedeniyle sanığın suçunu ikrar ettiği, böylece sanığın atılı suçu işlediği nedeniyle kamu davası açılmış olup, yapılan yargılama sonunda, sanığın müsnet suçu işlediği kabul edilip, mahkûmiyetine karar verilmiştir.
Daire ile Başsavcılık arasında ortaya çıkan ve çözümlenmesi gereken uyuşmazlık, maddi olayla ilgili olmayıp, "usul'e ilişkindir.
Başsavcılık, olay sebebi ile dinlenen ve tek tanık konumunda olduğu ifade edilen J.Er M.UÇKUN'un Susurluk Asliye Ceza Mahkemesinde dinlenmesi sırasında; 353 S K.nun 155 inci maddesine aykırı davranıldığı görüşünde iken,
Daire; anılan tanığın, tek tanık konumunda olmadığı, sanığın suç işleme kastı ile hareket ettiği sonucuna, tanık Astsb. M.ERCAN ve mağdur tanık Onb. M.TURUNÇ un beyanları ile de varabildiğinden, tanığın dinlenmesinde usule aykırılık yapılmış ise de, bu aykırılığın bozma nedeni teşkil etmediği sonucuna vararak hükmün onanmasına karar vermiştir
Yapılan incelemede;
Aşamaları yukarıda belirtilen olayla ilgili ortaya konan kanıtlar, Dz.5 sırada mevcut "tutanak" ve tutanak içeriğine uygun dinlenen ve anlatımları ile suçun unsurlarını ortaya koyan tanık Astsb. M.ERCAN, Er M.UÇKUN ve mağdur tanık Onb.M.TURUNÇ'un beyanları olup, tanık M.UÇKUN'un, aslında, 353 S.K.nun 153 üncü maddesi içeriğine uygun "tek tanık" (tek kanıt) konumunda olmadığı görülmektedir.
Tanık Er M.UÇKUN'un, İstinabe Mahkemesinde, "...ben müsnet suçla ilgili... İlçe J.K.lığında ifade vermiştim, ifademi aynen tekrar ederim, ifademe ekleyecek bir şey yoktur..." şeklindeki beyanı üzerine, İstinabe Mahkemesince, 2.7.2001 günlü tutanak okundu... doğrudur, bana aittir dedi" şeklinde saptanan ifadesi, 353 S.K.nun 155 inci maddesine uygun alınmamış ise de; usul hükümlerinin, "maddi gerçeği arama" amacı güden işlevi göz önüne alındığında, sanığın kaçamaklı anlatımları, mağdur tanığın ve Astsb. M. ERCAN'ın telefonun bulunduğu yer ile ilgili anlatımları karşısında bu usul hatasının sübutu etkilemediği, yani, maddi gerçeği kuşkulu hale getirir nitelikte olmadığı, dolayısı ile bozmayı gerektirmediği sonucuna varılmaktadır.
Bu itibarla; Başsavcılığın itirazı haklı olmayıp, hükmü onayan Daire kararında yasal isabet bulunduğundan, Başsavcılığın itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy