(353 S. K. m. 176)
1 inci Ordu Kliği As. Mahkemesince yapılan yargılama sırasında; 26.2.2002 gün ve 2002/386-52 sayılı karar ile; duruşma sırasında iddianamenin okunmasından önce, sanığın atılı suçu işlediği sırada Bursa Asker Hastanesinde Anastezi Uzmanı olarak görev yaptığı, Bursa Asker Hastanesinin kadro ve teşkilât itibariyle 15 inci Kor. K. lığı Askeri Mahkemesinin yetki alanına girdiği, bu nedenle 1 inci Ordu K.lığı Askeri Mahkemesinin yargılamada yetkisiz olduğu belirtilerek 353 sayılı Kanunun 21, 32, 19 ve 176 ncı maddeleri gereğince mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiş, karar, sanık vekili tarafından "suçun işlendiği yerin İstanbul Atatürk Hava Limanı" olması nedeniyle 1 inci Ordu Kliği Askeri Mahkemenin yetkili olduğundan bahisle temyiz edilmiş, Askeri Yargıtay Başsavcılığınca, 14.5.2002 gün ve 2002/1966 sayılı tebliğname ile "yetkisizlik kararının" temyiz kabiliyeti bulunmadığından temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği yönünde görüş bildirilmiş, dava dosyasını inceleyen Askeri Yargıtay 4 üncü Dairesinin 4.6.2002 gün ve 2002/567-598 sayılı kararı ile, Askeri Mahkemece verilen yetkisizlik kararlarının temyiz edilebileceği kabul edilerek yasaya uygun biçimde verildiği anlaşılan yetkisizlik kararının onanmasına karar verilmiştir. As. Yrg. Başsavcılığı bu karara itiraz etmektedir.
Daire ile Başsavcılık arasında ortaya çıkan ve Daireler Kurulunca çözümlenmesi gereken sorun; Askeri Mahkemece verilen "rütbe ve sınıf yönünden olmayan "yetkisizlik" kararlarının temyiz kabiliyetinin bulunup bulunmadığına ilişkindir.
Daire; 353 sayılı Kanunun 32 nci maddesine uygun olarak verilen "yetkisizlik" kararlarının da, 205 inci madde kapsamında "hüküm" olarak kabul edilmesi gerekliği, bu kararların temyiz edilemeyeceğine ilişkin bir hüküm bulunmadığından, temyize tabi olduğu kabul edilerek, verilmiş bulunan yetkisizlik kararının onanmasına karar vermiş iken,
Başsavcılık; 353 sayılı Kanunun 176/2 nci maddesinde bahse konu, "sanığın rütbesi veya sınıfının uygun olmaması halinde" verilecek yetkisizlik kararlarının, bu maddeye göre temyiz olanağı bulunduğu, bunlar haricinde verilen "yetkisizlik" kararlarına, mahkemeler arasında ortaya çıkabilecek olumlu veya olumsuz uyuşmazlıkların çözümü şeklinde Askeri Yargıtay'ca çözümlenebileceği somut olayda henüz iki mahkeme arasında ortaya çıkmış bir uyuşmazlık bulunmadığından verilen yetkisizlik kararının temyiz olanağı bulunmadığı görüşündedir.
Bilindiği gibi; askeri mahkemelerin yetkisi, 353 sayılı Kanunun 21 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, askeri mahkemeler, "nezdinde askeri mahkeme kurulu kıta komutanı veya askeri kurum amirinin kadro ve kuruluş itibariyle emirleri altında bulunan kişiler ile adli bakımdan bu kadroya bağlanmış birlik veya askeri kurumda görevli kişiler (mensuplar)" üzerinde yargılama yetkisini haizdir.
Mahkemelerin yargılamada yetkili olmadıkları şeklinde iddialar ortaya çıktığında, bu iddiaların da yine, 353 sayılı Kanunun 30, 31 ve 32 nci maddelerinde düzenlenen esaslara göre çözümlenmesi ve yetkisizlik iddialarının; 353 sayılı Kanunun 32 nci maddesine göre, (sınıf ve rütbe yönünden olmayan) duruşmanın başlangıcında, "iddianamenin okunmasından önce" bildirilmesi ve karara bağlanması gerekmektedir. Bu düzenlemeye göre İddianamenin okunmasından sonra, yetkisizlik kararı verilmesi yasal olarak mümkün bulunmamakta, bu kararların temyiz edilebileceğine ilişkin yasalarda da herhangi bir açıklama bulunmamaktadır.
Yasa koyucu, genel nitelikteki bu yetki kuralından bazı rütbeler ve sınıflar yönünden ayrılmıştır. 353 sayılı Kanunun 15 inci maddesi, rütbe yönü ile "general ve amiral" rütbesini taşıyan asker kişileri yargılamaya, Genelkurmay Başkanlığı nezdinde kurulan Askeri Mahkemenin yetkili olduğunu, sınıf yönü ile; "askeri hakim" sınıfına dahil asker kişileri yargılamaya (1600 Askeri Yargıtay Kanunu ile 1602 Sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunu hükümlerine göre) görev suçunda, yüce divan sıfatı ile Anayasa Mahkemesi, şahsi suçlardan dolayı ise Askeri Yargıtay Daireleri'nin yetkili olduğunu belirtmiştir. Bu nitelikleri taşıyan asker kişilerin yargılanması ile ilgili yetki kuralını yasa koyucu, "kamu düzeni" ile bağlantılı görerek, 353 sayılı Kanunun 176/2 nci maddesine göre, bu tür yetkisizlik kararlarının yargılamanın her aşamasında ileri sürülebileceğini ifade etmiştir. Bu kararlara karşı temyiz yoluna başvurulabileceğini de ayrıca hüküm altına almıştır.
Genel yetki kuralına bağlı yetkisizlik kararları ile ilgili oluşumun, yasada; "olumlu" veya "olumsuz" uyuşmazlık şeklinde ortaya çıkması gerekmekte, bu gibi durumlarda uyuşmazlığı çözmeye yetkili makamın Askeri Yargıtay olduğu belirtilmektedir. Düzenlemeye göre, iki mahkeme arasında olumlu veya olumsuz nitelikte bir "uyuşmazlık" çıktığı takdirde, yetkili mahkemeyi tayin amacı ile konunun Askeri Yargıtay'ca inceleneceği anlaşılmakta, bağımsız nitelikteki (bir mahkeme tarafından verilen) yetkisizlik kararının temyizen incelenmeyeceği sonucu ortaya çıkmaktadır.
353 sayılı Kanunun 176/2 nci maddesinde, ancak sınıf ve rütbe yönünden oluşan yetkisizlik kararlarının temyiz edilebileceği belirtilmiş iken, diğer yetkisizlik kararları konusunda bir yasal açıklama bulunmadığından (kanun koyucuya unutkanlık izafe edilmeyeceği cihetle) sınıf ve rütbe yönünden olmayan yetkisizlik kararlarına karşı temyiz yoluna gelinemeyeceği anlaşılmaktadır.
Ayrıca iddianamenin okunmasından sonra, rütbe ve sınıf yönünden olan yetkisizlik kararları hariç, yetkisizlik kararı verilmeyeceğinden, mahkemeler yetkisiz de olsa yargılama yapabilecek, yaptıkları yargılama bu nedenle 353 sayılı Kanunun 33 üncü maddesinde belirlendiği gibi, sadece yetkisizlikten dolayı hükümsüz sayılamayacaktır. Görülmektedir ki, yasa koyucu dahi iddianamenin okunmasından sonra, varsa yetki yönünden devam eden yasaya aykırılığı, ciddi nitelikte, temyizen incelemeyi gerektirir, bir aykırılık saymamıştır. Bu kararlarda oluşan aykırılığı yukarıda açıklandığı gibi, yasa koyucu dahi fazlaca önemsememiştir. 353 sayılı Kanunun 31 inci maddesinde "kanun yollarına başvurma imkânı kalmamış ise" şeklindeki açıklamanın, 353 sayılı Kanunun 176/2 nci maddesinde belirtilen rütbe ve sınıf yönü ile yargılamanın her şamasında verilmesi olanağı bulunan yetkisizlik kararları ile ilgili olduğu anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan bu kararların 353 sayılı Kanunun 162 nci maddesinde belirtilen kararlar arasında yer almaması ve ceza kanunları ile diğer kanunlar da belirtilen bir karar olmaması nedeniyle, rütbe ve sınıf yönünden olmayan yetkisizlik kararlarının "hüküm" olarak nitelendirilmesine yasal olanak yoktur. Bu nedenle Dairenin, yetkisizlik kararlarının 353 sayılı kanunun 205 inci maddesinde belirtilen niteliklere sahip temyiz edilebilir bir "hüküm" sayılması gerektiğine ilişkin değerlendirmesinde isabet görülmemiştir.
Bu itibarla; rütbe ve sınıf yönünden olmayan yetkisizlik kararlarının, temyiz edilebileceğine ilişkin yasal bir düzenlemenin bulunmaması, sadece 353 sayılı Kanunun 176/2 nci maddesinde belirtilen yetkisizlik kararlarının temyiz edilebileceğinin açıklanması karşısında, rütbe ve sınıf yönünden olmayan "yetkisizlik kararlarının" temyiz kabiliyeti bulunmadığı sonucuna varılmış, aksi düşüncedeki Daire kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy