(353 S. K. m. 177)
Daire ile Yerel Mahkeme arasında ortaya çıkan uyuşmazlık, sanığın istinabe mahkemesinde sorgusu tespit edilirken iddianamenin tebliğinden sonra savunmasını hazırlaması için 7 günlük yasal sürenin tanınıp tanınmadığı noktasına ilişkin, yani usul ile ilgili olmakla beraber, öncelikle direnme hükmünün usule uygun olup olmadığı incelenmiştir.
Askeri Mahkemece direnme hükmünün verildiği 14.5.2002 tarihli duruşmada, tutanak kâtibinin imzasının bulunmadığı görülmektedir.
353 sayılı Kanunun 177 nci maddesinde, duruşma için bir tutanak düzenleneceği, bu tutanağın duruşmayı yöneten askeri hakim ile tutanak katibi tarafından imzalanacağı belirtilmektedir.
353 sayılı Kanunun 179 uncu maddesine göre, duruşmanın nasıl yapılacağı hakkındaki kanuni kurallara uyulup uyulmadığı ancak tutanakla ispatlanacağı cihetle, duruşma tutanağının usulüne uygun düzenlenmesi ve duruşmaya katılan askeri hakimden başka ayrıca tutanak katibi tarafından da imzalanması gerekir.
Direnme hükmünün verildiği duruşmada, duruşmaya gelmeyen sanığın kimliğinin istinabe talimatından okunması, talebi doğrultusunda duruşmadan vareste tutulması, Askeri Yargıtay 2 nci Dairesinin bozma ilâmı okunup, Askeri Savcıdan diyeceğinin sorulması ve nihayet direnilmek suretiyle sanığın mahkûmiyetine ilişkin kısa karar verilmesi, duruşma ile ilgili esaslı işlemleri ihtiva ettiğinden, bu duruşma tutanağının tutanak kâtibi tarafından imzalanmamış olması kanuna mutlak aykırılık olarak görülmüş, dolayısıyla direnme hükmünün usulüne uygun olmaması nedeniyle hükmün öncelikle bu yönden bozulması gerekmiş, bu bozma nedeni karşısında, direnme hükmüne konu olan usule aykırılık üzerinde bir inceleme yapılmamıştır.
Öte yandan, gerekçeli hükmün mühürsüz olması da yasaya uygun bulunmamıştır.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy