(1632 S. K. m. 63)
Daire ile Başsavcılık arasında ortaya çıkan ve itiraza konu edilerek Daireler Kurulu önüne getirilen uyuşmazlığın konusu atılı suçun vasfının belirlenmesine ilişkindir.
Daire; sübut eren eylemin geç iltihak suretiyle bakaya suçunu oluşturduğu sonucuna vararak, bakaya suçundan dolayı tesis edilen mahkûmiyet kararını suç vasfının tespitindeki isabetsizlik nedeniyle bozmuş,
Başsavcılık ise, ASCK' nın 63/1-A maddesinde geç iltihak suretiyle bakaya şeklinde bir suçun tarif edilmediğini, ASCK' nın 63/1-B maddesinin tatbikini gerektiren unsurları ihtiva etmeyen eylemin bakaya olarak vasıflandırılarak ASCK' nın 63/1-A maddesi gereğince müeyyidelendirilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığını ileri sürerek, vasıf yönünden bozmaya ilişkin Daire kararına itiraz etmiştir.
1997 yılında emsalleriyle birlikte son yoklamasını yaptırmak Askerlik Şubesine çağrılan 1978 doğumlu yükümlü sanık R.A.' nın; 19.8.1999 tarihinde Lise diplomasıyla başvurarak talep etmesi üzerine askerliğinin 31.12.2000 tarihine kadar tehir edildiği, Şubat 2001 celbinde sevk edilmesini içerir celp çağrı pusulasının kendisine veya kanuni yakınlarına tebliğ edilemediği 2.5.2001 tarihinde yakalanarak getirildiği Silvan Askerlik Şubesince (2) gün yol süresi verilerek sevk edildiği birliğine gitmediği, bu kez, 18.6.2001 tarihinde Silvan Askerlik Şubesine başvurduğu, aynı tarihte (2) gün yol süresi verilerek yeniden sevkedilen sanığın 20.6.2001 tarihinde birliğine katıldığı sabit olup, esasen bu konuda Daire ile Başsavcılık arasında herhangi bir ihtilâf da bulunmamakladır.
1111 sayılı Askerlik Kanunun 12 nci maddesi; son yoklamada; hazır bulunup, numaralı veya numarasız olarak askere sevk edildikleri hâlde, istenildikleri tarihte gelmeyenlerin veya gelip de askerlik yapacakları kıtalara gitmeyerek toplandıkları yerlerden veya yollardan savuşanların eylemlerinin bakaya suçunu oluşturduğunu hükme bağlamıştır.
Bakaya suçuyla ilgili olarak kanuni tarifin öngördüğü 2 işleniş, biçimi mevcuttur.
Bunlardan ilki, yaptırılan son yoklama işlemine rağmen, emsallerinin sevkine kadar şubeye müracaat edilmeyerek sevk işleminin mazeretsiz olarak sağlatılmıştır.
Bakaya suçunun ikinci işleniş biçimini ise, şubelerine zamanında başvurarak kınalarına sevk edilen, ancak kabul edilebilir özürleri olmaksızın tertip oldukları birliklerine katılmayan yükümlülerin eylemleri oluşturmaktadır.
Uygulamada geç iltihak suretiyle bakaya olarak ifade edilen suç ise, 63/1-B maddesinde yoldan savuşmak olarak yasal müeyyideye bağlanmıştır. Bu suçun teşekkülü için; ASCK nın 63/1-A maddesinde yer alan, yoklama kaçağı, saklı kalmak eylemlerinden bir tanesini gerçekleştiren bir şahsın, sevk edildiği birliğine öngörülen sürede mazeretsiz olarak katılmaması gerekmektedir.
ASCK' nın 63/1-A maddesi; 1111 sayılı Askerlik Kanunun 12 nci maddesinde yer alan tarife paralel olarak, sevke rağmen süresinde birliğine katılmayanların eyleminin bakaya suçunu oluşturduğunu hükme bağlamıştır.
Görülmektedir ki, ASCK' nın 63/1 -A maddesinde tarif edilen bakayalık durumu, sevkte ya da celpte söz konusu olsa dahi; ASCK' nın 63/1-B maddesinde yer alan suçu oluşturmadığı sürece herhangi bir vasıf değişiklisine sebebiyle vermemektedir.
Yargılama konusu olayımızda; yerli askerlik şubesi tarafından iaşe ve yol masrafları ödenip birliğine sevkedilerek 15 günlük hazırlık ve 2 günlük yol süresi sonunda tertip olunduğu birliğine katılmayan ancak, şubeye müracaatla yeniden sevkini sağlatarak bu kez belirtilen tarihte birliğine katılan sanık açısından ASCK nın 63'1-A da belirtilen celp bakayalığı suçunun unsurları gerçekleşmemiş bunun sonucu olarak da ASCK' nın 63/l-B maddesinin tatbiki imkânsız hâle gelmiştir.
Bu itibarla; meşru bir özrü bulunmayan sanığın şube tarafından usulüne uygun biçimde sevkine rağmen, tertip olunduğu birliğine süresinde katılmamasından ibaret eylemin ASCK' nın 63/1-A maddesinde müeyyideye bağlanan suçunu vücut verdiği kanaatine varan Askeri Mahkemenin; konuyla ilgili kabul ve değerlendirmesinde herhangi bir isabetsizlik göremediğinden, mahkûmiyet hükmünü adlı eylemin geç iltihak suretiyle bakaya suçunu oluşturduğu gerekçesiyle vasıf yönünden bozan Daire kararının Başsavcılık itirazına atfen kaldırılmasına, mahkûmiyet kararının diğer yönlerden incelenmesinin temini için dosyanın Daireye iadesine karar verilmiştir.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy