(1632 S. K. m. 91)
Sanığın 17.8.2002 tarihinde, saat 12.00 sıralarında hafta sonu tatili nedeniyle bölük koğuşundaki yatağında istirahat etmekte iken, Nöbetçi Onbaşı olan P.Onb. M.D.'nin koğuşa gelerek, yemek alımı için sanığa mutfağa gitmesini söylediği, sanığın "rahatsızım başkasını gönder" demesi üzerine ''pezevenk kalk, ben mi gideyim" deyip itekleyerek yataktan düşürdüğü, sanığın yemek alımına gitmediği, saat 13.30-15.30 saatleri arasında 2 No.lu tel boyu nöbeti olan sanığın bir müddet sonra yemek yemek için yemekhaneye gittiği, yemekhane kapısında Nöbetçi Onb. M.D. ile karşılaştığı, M.D.'nin niye karavanaya gitmedin diyerek sanığı kolundan tutup içeri çektiği ve dövmeye başladığı, Onb.M.D.'nin tertibi olan arkadaşlarının da sanığa vurdukları, bu arada sanığın cebinden çıkardığı jileti Onb.M.D.ye doğru salladığı sol kol dirsek üstünde 2,5 cm, dirsek altında 0,5 cm. olmak üzere iş ve gücünden kalmayacak şekilde yaraladığı, dosya içeriğinden anlaşılmıştır.
Üstü olan Onb.M.D.'nin müessir fiil niteliğindeki eylemine maruz kalan sanığın, işlevi nedeniyle normal şartlarda üstünde taşınmaması gereken ve Askeri Yargıtayın yerleşik içtihatları doğrultusunda tehlikeli alet olarak kabul edilen kesici nitelikteki jileti, savunma amacıyla da olsa temas mesafesinde iken sallayarak yaralamaya neden olması ile meşru müdafaa sınırlarını aştığı, nitekim jileti cebinden çıkarıp kullanıma hazır hâle getirecek bir zamanı bulmuş olmasına rağmen, olay yerinden ayrılmak gibi bir harekete yeltenmediğinin anlaşılması karşısında, eyleminin meşru müdafaa sınırları içinde kabul edilemeyeceği sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, Askeri Mahkemenin, suçun sübutu ile niteliğinin kabulünde ve asgari hadden ceza tayin edilip, ağır tahrik hükümleri ile takdiri indirimler de uygulanarak mahkûmiyete hükmetmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın eylemini tehlikeli aletle gerçekleştirmiş olmasına karşın, Askeri Mahkemece suçun "silâhlı üste fiilen taarruz" olarak vasıflandırılması hatalı ise de; ASCK'nın 91/2 nci maddesinde her iki hâlinde aynı cezai müeyyideye bağlanmış olması nedeniyle, bu husus bozma nedeni yapılmamış ve hataya işaretle hükmün onanmasına karar verilmiştir.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy