(353 S. K. m. 163)
Daire ile Yerel Mahkeme arasındaki uyuşmazlık üste hakaret eyleminin sübuta erip ermediği noktasındadır.
Daire; sanık O.T.'nin sarf ettiği iddia olunan "Sen niye üzerine alınıyorsun, ben adam olana küfrederim." şeklindeki sözlerinin mevcut deliller çerçevesinde her türlü kuşkuyu ortadan kaldıracak biçimde ispatlanamadığını, mağdura hitaben söylendiği sabit olan "Sen ne biçim nöbetçi subayısın bu saate kadar yatılır mı?" sözlerinin ise 477 sayılı DMK'nun 47 nci maddesinde yer alan üste saygısızlık suçunu oluşturduğu sonucuna vararak, üste hakaret suçundan verilen mahkûmiyet kararını vasfa bağlı görev yönünden bozmuş,
Yerel Mahkeme ise, sanığın mağdur Tbp.Tğm. H.Y.'ye karşı "Sen niye üzerine alınıyorsun...ben adam olana küfür ederim" şeklinde sözler sarf ettiğinin sübuta erdiğini, bu eylemin ise üste hakaret suçunu oluşturduğunu kabul ederek, eski hükümde direnmek suretiyle sanığın mahkûmiyetine karar vermiştir.
Ankara-Mamak MEBS Okulu ve Eğitim Merkezi Destek Kıtaları 30 Yataklı İaşeli Revirinde 14.3.2001 günü Nöbetçi Subayı olup bu nöbeti esnasında kayıt kabul merkezine yeni katılan acemi erlerin ilk aşılarını yapmakta olan Tbp.Tğm. H.Y.'ye aşı için kullanılacak enjektörlerin yetmeyeceğinin bildirilmesi üzerine, H.Y.'nin revire telefon ederek Shh.Onb.T. Ö.'ye depo sorumlusu Astsb.O. T.'yi arayarak, depodan enjektör çıkarması için birliğe gelmesini söylediği, Onb.T.Ö.'nün cep telefonundan ulaştığı sanığa enjektörlerin bitmek üzere olduğunu ilettiğinde sanığın, depodan yeteri kadar enjektör çıkardığını söylediği, bunun üzerine Onb.T.Ö.'nün kendisi gibi Revirde görevli Shh.Er İ.G'ye telefon ederek, yeteri kadar enjektör bulunup bulunmadığını sorduğu, kayıt kabul binasına gelerek yeterince enjektör bulunmadığını gören Onb.T.Ö.'nün telefonla aradığı sanığa ulaşamaması üzerine her iki askerin fırça saplarını koli bandı ile birbirine ekleyip ucuna da bir çatal tutturarak demir parmaklıklı depodan enjektör çıkardıkları, bu sırada deponun yanına gelen Tğm. H.Y.'nin durumu görerek bir kutu enjektör daha çıkarmalarını istediği, adı geçen askerlerin depodan bir kutu enjektör daha çekmelerinin ardından Tğm. H.Y.'nin kayıt kabul merkezine döndüğü, ertesi günü mesaiye gelen sanığın Nöbetçi Amiri Mu.Yzb. H.Ş. ile karşılaştığı ve Yzb. H.Ş.'nin ona Revir mıntıkasının kirli olduğunu söyleyerek nöbetçi subayının kim olduğunu sorduğu, sanığın "araştırayım" diye cevap vermesi üzerine Yzb. H.Ş'nin sanığa "Nöbetçi subayına söyle, mıntıka temizliğini yaptırsın, ne ben söz işiteyim, ne de sen idari işler astsubayı olarak söz işit" dediği, bu konuşmadan sonra depoya gelen sanığın deponun dağınık olduğunu görerek ".....koyduğum yerin bir sorumlusu var" diye bağırdığı, nöbetçi subayı
odasında bulunmakta olan Tğm. H.Y.'nin bu bağırmaları işiterek sanığın yanına gittiği ve ona "Niçin bağırıyorsun, niçin küfür ediyorsun? " diye sorduğu, yüksek sesle tartışıldığını duyan Revir Baştabip Vekili Tbp.Ütğm. İ.E.Y.'nin odaya gelerek, bu şekilde konuşmaması ve saygılı davranması konusunda sanığı ikaz ettiği, sanığın ise Tğm. H.Y'ye "Sen ne biçim nöbetçi
subayısın, bu saate kadar yatılır mı?" dediği, Ütğm. İ.E.Y.'nin münakaşanın büyümesini önlemek için Tbp.Tğm. H.Y.'yi yanına alarak odadan çıkarttığı mevcut deliller çerçevesinde sübuta ermiştir.
Söylendiği iddia olunan "...sen niçin üzerine alınıyorsun, ben adam olana küfür ederim..." şeklindeki sözlerin mağdurun adam olmadığını ifade etmesi sebebiyle şeref ve haysiyete ilişkin kişilik haklarını ihlâl ettiği, bu yönüyle sahil sayıldığı takdirde üste hakaret suçuna vücut vereceği açıktır.
Olayın meydana geldiği 15.3.2001 tarihinden, mahkeme huzurunda ifade verdiği 20.12.2001 gününe kadar 3 kez ifadesine başvurulan mağdur Tğm. H.Y.'nin oluş ve iddiaya uygun düşen bu anlatımlarının kendi içerisinde de istikrar arz ettiği görülmektedir.
Mağdur Tbp.Tğm. H.Y., olayın hemen ardından verdiği şikâyet dilekçesi ile 1 gün sonra tespit edilen ilk ifadesinde; 15.3.2001 sabahı nöbetçi subayı odasında giyinirken sanık O.T.'nin etrafındaki malzemeleri tekmeleyerek küfrettiğini duyduğunu, odasına giderek neden önceki akşam emredildiği hâlde mesaiye gelmediğini ve niçin yüksek sesle küfrettiğini sorduğunu, sanığın ise bağırarak "...ben adam olana küfrederim...sen niçin üzerine alınıyorsun, - getirtemez... ne hakla benim depomdan malzeme alınıyor hocam.." şeklinde sözler sarf ettiğini, üstü olduğunu hatırlatarak bu şekilde konuşamayacağı konusunda ikaz etmesi üzerine sanığın bu kez "...hem sen ne biçim nöbetçi subayısın... bu saate kadar yatılır mı?" dediğini, bu sözlerin sarf edildiği esnada odada Tbp.Ütğm. İ.E.Y.'nin ve bir kısım askerlerin bulunduğunu ileri sürmüştür.
H.Y.; gerek 4.9.2001 tarihinde Askeri Savcı tarafından tespit olunan hazırlık ifadesinde gerekse Askeri Mahkemece 20.12.2001 günü huzurda tespit olunan beyanında; aynı doğrultuda açıklamalarda bulunarak, sanığın "Niçin üzerine almıyorsun ben adam olana küfür ederim." dediği esnada odada kendilerinden başka kimsenin olmadığını, ancak "...hem sen ne biçim nöbetçi subayısın...bu saate kadar yatılır mı?..." dediği anda Tbp.Utğm. İ.E.Y.'nin içeriye girdiğini ifade etmiştir.
Yargılama konusu olayın görgü tanıklarından Revir Baştabip Vekili Tbp.Ütğm. İ.E.Y. Askeri Savcılık ve Askeri Mahkeme tarafından tespit olunan yeminli ifadelerinde; 15.3.2001 günü sabah saatlerinde yüksek sesle gürültüler gelmesi üzerine Astsubay O.T.'nin odasına girdiğini, tartışma esnasında O. T.'nin "Sen ne biçin nöbetçi subayısın... bu saate kadar yatılır mı?..." dediğini, sanığın bu esnada el kol hareketi yaparak sandalyeyi eliyle hareket ettirdiğini, sanığı bu şekilde konuşmaması hususunda uyararak, mağdur Tbp.Tğm. H.Y. ile birlikte odadan ayrıldığını, mağdur H.Y.'nin olayın ardından O.T. Astsubayın kendisine "Sen niçin üzerine alınıyorsun... ben adam olana küfür ederim..." şeklinde sözlerle hakaret ettiğini anlattığını beyan etmiştir.
Görgü tanıklarından Shh.Onb.T.Ö.; olaydan 1 gün sonra tespit olunan birlik ifadesinde, sanık O.T nin Tbp.Tğm. H.Y.'ye el kol hareketleri yaparak yüksek sesle bağırdığını, mağdurun neden küfrettiğini sorması üzerine "Ben adam olana küfür ederim...sen kimsin ki..." dediğini, odaya giren Tbp.Ütğm. İ.E.Y.'nin ikaz etmesine rağmen sanığın yüksek sesle konuşmaya devam ettiğini beyan etmiştir.
Aynı tanık; istinabe suretiyle tespit olunan yeminli anlatımlarında, yazıcı tarafından kaleme alınan hazırlık ifadesini okumadan imzaladığını ileri sürerek, hakaret ve tartışma ile ilgili olarak herhangi bir şey duymadığını beyan etmiştir.
Yargılama konusu olayın diğer görgü tanığı durumundaki Shh. Er İ.G. ; Askeri Savcı tarafından tespit olunan 4.9.2001 tarihli yeminli ifadesinde, Astsubay O.T.'nin depodan bilgisi dışında enjektör almalarına kızarak kendisi ve Shh.Onb.T.Ö.'ye bağırması üzerine Tbp.Tğm. H.Y.'nin odaya girerek niye ve kime küfür ettiğini sorduğunu, sanığın ise "...sen kimsin ki sana küfür edeyim, ben adam olana küfür ederim..." diye karşılık verdiğini, tanışmaları duyan Ütğm. İ.E.Y.'nin odaya girmesine rağmen Aststb. O.T.'nin bağırarak konuşmasını sürdürdüğünü ifade etmiştir.
Aynı tanık; istinabe suretiyle tespit olunan yeminli ifadesinde; sanığın mağdura hitaben "...ben hak edene küfür ederim..." dediğini, askerliğe engel olur düşüncesiyle Askeri Savcıya bu şekilde ifade vermek zorunda kaldığını beyan etmiştir.
Dosyada yer alan bilgilere göre; sanık O.T., depodan bilgi ve rızası dışında enjektör alan tanıklar Shh.Er İ.G. ve Shh.Onb. T.Ö. hakkında işlem yapılmak üzere kendi imzasını taşıyan bir tutanak tanzim etmiş, hemen ardından her iki tanık ve mağdurun bulunduğu kişiler hakkında şikâyet dilekçesi vermiştir.
Askeri Savcı tarafından tespit olunan yeminli ifadesinde; sanığın atılı sözleri söylediği yönünde açıkça beyanda bulunan Tanık İ.G. istinabe mahkemesinde vermiş olduğu ifadesinde, sanık O.T.'nin askeri mala zarar vermek, rehin almak ve hırsızlık gibi suçlardan dolayı kendilerinin savunmalarını aldığını ileri sürmüştür.
Tanık erlerin, sert bir kişiliğe sahip olduğunu düşünerek sanık astsubaydan çekindikleri dosyada yer alan hazırlık beyanlarından anlaşılmaktadır. Hizmetle ilgisi bulunsa dahi depodan mal çıkarılması eylemleri nedeniyle sanık tarafından savunmaları alınan ve askeri yargılama prosedürü hakkında yeteri kadar bilgi sahibi olmayan tanıkların bu işlemlerin akıbetinden endişe ve rahatsızlık duyarak hazırlık ifadelerinden vazgeçtiklerini kabul eden Mahkemenin bu yöndeki değerlendirmesinin dosya muhteviyatı ile uyum arz ettiği gibi tecrübe ve mantık kurallarıyla da çelişmediği sonucuna varılmıştır.
Mağdur Tbp.Tğm.
H.Y. ile O.T. arasında haksız, bir suçlamayı gerektirebilecek herhangi bir husumet ilişkisi bulunmadığı sanık tarafından ikrar edilmiştir.
Pek çok askerin görev yaptığı revirde askeri tabip olarak görev yapan mağdurun "otorite ve şahsiyetine zarar verebilecek nitelikteki suç tasnii ile ne yönde bir kazanım ya da menfaat elde edebileceğinin izahı mümkün görülmemektedir.
Anayasamızın 138/1, CMUKun 254/1 ve 353 sayılı Kanunun 163 üncü maddeleri; ceza yargılama hukukunda vicdani delil sistemi gereğince yargılama yapılarak hüküm verilmesi gerektiğini öngörmektedir.
Vicdani kanaat; maddi uyuşmazlığı çözmeğe yetkili makamın, son soruşturma safhasında yürüttüğü muhakeme faaliyeti sonucunda, aklını rehber yaparak ve hukukun çizdiği sınırlar içerisinde kalarak, maddi olayın oluş biçimine dair ulaştığı, kendi açısından şüpheye yer vermeyen bir kanaat olup, maddi olayın ispat edilmesinin yetkili makam açısından da bir ölçüsüdür. (Doç.Dr. Metin FEYZİOĞLU/Ceza Muhakemesinde Vicdani Kanaat, S.213)
Yargılama konusu eylemlerin görgü tanığı durumunda olan İ.G. ve T. Ö.'nün, sanık tarafından savunmalarının alınmasından çekinerek hazırlık ifadelerinden rücu ettiklerini kabul eden ve bunun sonucu olarak da her iki tanığın hazırlık ifadelerine itibar ederek, yargılama konusu eylemin mağdur Tğm. H.Y.'nin samimi ve istikrarlı anlatımları çerçevesinde sübut bulduğunu kabul eden Askeri Mahkemenin; vicdani delil sisteminin gerekleri doğrultusunda yapmış olduğu delil değerlendirmesi ile vermiş olduğu kararda usul, sübut, vasıf takdir ve uygulama yönlerinden herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazının reddi ile direnmeye bağlı olarak verilen mahkûmiyet kararının onanmasına karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy