(1632 S. K. m. 82)
İncelenen dosya içeriğine göre; Daire ile Başsavcılık arasında ortaya çıkan uyuşmazlığın konusu; atılı eylemlerin hukuki vasfının belirlenmesine ilişkindir.
Daire, sanık S.O.'nun mağdur Atğm.L.E.'ye karşı sarf ettiği sözlerin hakaret kastıyla söylenmediğini, atılı eylemlerin ASCK'nın 4551 sayılı Kanunla değiştirilmeden önceki 82/2 nci maddesinde yer alan "üste kavli tehdit suretiyle saygısızlık" suçunu oluşturduğu sonucuna vararak, hizmet esnasında ve hizmete müteallik konuda üste hakaret ile kavli tehdit suretiyle üste hürmetsizlik suçlarından dolayı verilen mahkûmiyet hükümlerinin bozulmalarına karar vermiş iken,
Başsavcılık, söylendiği konusunda herhangi bir tereddüt bulunmayan sözlerin Mahkemenin kabul ettiği şekliyle hakaret ve kavli tehdit suretiyle üste saygısızlık suçlarını oluşturduğunu ileri sürerek, bozmaya ilişkin Daire kararına itirazda bulunmuştur.
Dumlu-51 inci İç Güv.K.Yrd.Hv.Svn.Bl.K.lığı emrinde görev yapan Çvş.S.O.'nun; 16.3.2000 tarihinde gönderildiği çarşı izni dönüşünde kayıt için sıra beklemeden nizamiye kapısından içeriye atlamak istemesi üzerine, Nizamiye Nöb.Subayı Top.Atğm.L.E.'nin olaya müdahale edip, sanıktan nizamiyede kayıt yaptırarak içeri girmesini istediği, Asteğmenin birkaç kez tekrar etmesine rağmen nizamiyeye gitmeyen sanığı bu kez göğsünden iterek dışarı çıkarmak istediği, bu harekete kızan sanığın "Sen kim oluyorsun da bana karışıyorsun. Sen bana dokunamazsın. Sana gününü göstereceğim." şeklinde sözler sarf ettiği, Atğm.L.E.'nin içeri girdiği takdirde hakkında tutanak tutacağını söyleyerek sanığı yeniden uyardığı, Hv.Svn. Çvş.S.O.'nun ise bu ikazı dikkate almayarak "İstediğini yap, istersen mahkemeye ver." dediği mevcut deliller çerçevesinde sübuta ermiş bulunmaktadır.
Asker kişilerin, üstlerine karşı işledikleri hakaret suçları, Askeri Ceza Kanununun "askeri itaat ve inkıyadı bozan suçlar" başlıklı beşinci faslında yer alan 85 inci maddesi ile yaptırım altına alınmış olup, bu düzenleme ile amir ve üstlerin şeref, namus ve haysiyetlerinin korunması yanında askeri menfaat ve disiplinin himayesi de hedeflenmiştir.
Söylenen sözlerin hakaret teşkil edip etmediğinin saptanması için, bu sözlerin hangi ortam ve koşullar altında söylendiğinin belirlenmesi, fail ve mağdurun olay anındaki karşılıklı durumlarının dikkate alınarak, failin hakaret kastıyla hareket edip etmediğinin açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
Askeri Yargıtay içtihatlarına hâkim olan esaslara göre; sarf edilen sözlerin, "üstün vakar ve haysiyetini kırıcı nitelikte olması", "üstün kişiliğini ve askeri şöhretini küçük düşürme amacı gütmesi" gibi hâllerde, saygısızlık hudutlarının aşıldığı ve üste hakaret suçunun oluştuğu kabul edilmektedir (Örneğin As. Yrg.Drl.Krl.nun 28.3.2002/28-28 tarih ve sayılı kararı).
Üstün sözlü veya kavli olarak tehdide maruz kaldığı pek çok durumda, aynı zamanda üst veya amirin mesleki onurunu zedeleyen bir saldırıda söz konusudur. Üstü sözlü tehdit cürmünün biri mesleki onuru korumak, diğeri iç huzur ve güvenliği sağlamaktan ibaret, birbiriyle yakın ilişki içerisinde bulunan iki ayrı hukuki yararı himaye ettiği kanun metninden anlaşılmaktadır.
Üstü tehdit suçunun birden fazla hukuki yararı korumayı hedeflemesi nedeniyle; üste saygısızlık sınırları içerisinde kalan hareketlerin tehdit teşkil eden eylem dışına çıkarılarak ayrıca müeyyideye tâbi tutulması TCKnın 78 inci maddesinin ihlâline sebebiyet verebilecektir.
Bu anlamda, üslü tehdit eyleminin işlenebilmesi için üste saygısızlık teşkil eden bir takım davranış biçimlerinin icrasına ihtiyaç vardır.
Gerek eylemin işleniş biçimine özgü ayrıntılar gerek failin dış aleme yansıyan hâl ve davranış tarzından ayrıca tahkir kastıyla hareket edildiğinin açıkça anlaşılamaması durumunda, bu nitelikteki eylemlerin üstü tehdit suretiyle hürmetsizlik suçunu oluşturacağı yerleşik Askeri Yargıtay içtihatlarıyla kabul edilmiştir.
Yargılama konusu olayda; Çavuş rütbesi taşıyan sanığın nizamiyede sıraya girmesini isteyen ve hemen ardından kendisini diğer askerlerin yanında göğsünden ittiren mağdur Asteğmene karşı söylediği Sen kim oluyorsun da bana karışıyorsun. Sen bana dokunamazsın."şeklindeki sözlerinin sarf ediliş maksadının içeriye girmesinin engellenmesine yönelik tepkiyi ihtiva ettiği açıktır. Sanığın bu müdahaleden memnun kalmadığını ifade etmekten başka bir maksat taşımayan ve üste saygısızlık kapsamında değerlendirilmesi gereken bu eylemin amirin vakar ve haysiyetine yönelik bir tecavüz niteliğinde olmadığı aşikârdır.
Konuya eylemin işlenmesine neden olan psikolojik süreç açısından bakıldığında ise, sanığın "Sen kim oluyorsun da bana karışıyorsun. Sen bana dokunamazsın." şeklindeki sözlerini ilerleyen süreçte yönelteceği tehdit eyleminin etkinlik ve inandırıcılığını pekiştirmek maksadıyla sarf etmiş olabileceği de dikkat çekmektedir.
Sanık; üste saygısızlık teşkil eden sözlerini söylemesinin hemen ardından, hafiften ağıra doğru giden bir eylem süreci içerisinde "Sana gününü göstereceğim." şeklinde sözler sarf ederek üstü kavli tehdit suretiyle hürmetsizlik suçunu işlemiştir. Bu itibarla atılı eylemlerin ASCK'nın suç tarihinde yürürlükte olan 82/2 nci maddesindeki kavli tehdit suretiyle üste hürmetsizlik sucunu oluşturduğu yönündeki Daire kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden, mahkûmiyet hükümlerinin onanması talebini içeren Başsavcılık itirazının reddine karar verilmiştir.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy