(353 S. K. m. 207)
Daire ile Yerel Askeri Mahkeme arasında ortaya çıkan ve Daireler Kurulunda çözümlenmesi gereken sorun sanığın yoklama kaçağı kalmak suçunun yakalanmakla sona erdiği konusunda yeterli delil bulunup bulunmadığına ilişkindir.
Askeri Mahkeme; sanığın yoklama kaçağı suçunun yakalanmakla sona erdiğine ilişkin dosyada bulunan delilleri yeterli görüp suçun yakalanmakla sona erdiğini kabul ederken,
Daire; bu konudaki delillerin yeterli olmadığı, sanığın temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü iddiaları doğrultusunda araştırma yapılması, belirlenecek duruma göre bir karar verilmesi gerektiği sonucuna varmıştır.
Usul yönünden yapılan incelemede; sanığın yakalanmakla sona eren yoklama kaçağı suçundan ASCK'nın 63/l-A maddesinin (üç aydan sonra yakalananlar cümlesi) ve TCK'nın 59/2 nci maddeleri uygulanmak suretiyle cezalandırılmasına ilişkin hüküm noksan soruşturma yönünden kanuna aykırı bulunarak bozulmuştur. Yerel Askeri Mahkeme ise; önceki kararın usul ve kanuna uygun olduğunu belirtmekle yetinmiş ve önceki gerekçeli hükmü aynen tekrarlayarak direnmiştir.
Anayasanın 141 ve 353 sayılı Kanunun 50 nci maddeleri gereğince mahkeme kararlarının gerekçeli olması zorunludur. Hükmün gerekçeyi içermemesi 353 sayılı Kanunun 207/3-G maddesi uyarınca "kanuna mutlak muhalefet" hâlini teşkil etmektedir. Gerekçe, hükmün dayanaklarının akla, hukuka ve dosya içeriğine uygun açıklamasıdır. Gerekçe dosyadaki bilgi ve belgelerin yerinde değerlendirildiğini gösterir biçimde geçerli, yeterli ve yasal olmalıdır. Yasal, yeterli ve geçerli bir gerekçeye dayanılmadan karar verilmesi yasa koyucunun amacına uygun düşmeyeceği gibi uygulamada da keyfiliğe yol açar. Keyfiliği önlemek, tarafları tatmin etmek, denetimde kolaylık sağlamak için hükmün gerekçeli olması gerekir.
Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun yerleşmiş uygulamalarına göre, bozulmakla bir karar tamamen ortadan kalkacağından, yerel askeri mahkemeler direnme kararı verirken 353 sayılı Kanunun 173, 174, 180 ve 207/3-G maddeleri uyarınca yeniden hüküm kurmak ve gerekçe göstermek zorundadırlar.
İncelenen dosyada: yerel mahkemece önceki hükümde direnilirken bu ilkeler doğrultusunda işlem yapılmamış, bozulmakla tamamen ortadan kalkan eski hükümde direnilmesine karar verildikten sonra direnme nedenleri gösterilmemiş, bozma kararma niçin uyulmadığı açıklanmamıştır. Bozulan kararın tarihi değiştirilmek suretiyle yeniden ve aynen yazılmasıyla yetinilmiştir.
Bozma kararına hangi nedenlerle uyulmadığı belirtilmeden, yasal ve yeterli direnme gerekçesi gösterilmeden önceki kararın aynen tekrarı ile yetinilmesi kanuna aykırı olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün öncelikle bu usule ilişkin sebepten dolayı bozulmasına karar vermek gerekmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy