(353 S. K. m. 227)
Daire ile Yerel Mahkeme arasında ortaya çıkan ve Daireler Kurulunca çözümlenmesi gereken sorun, suçun sübutuna yönelik ise de:
Önceki hüküm, Daireler Kurulunca direnme kararı verilirken sanığa son söz verilmemesi sebebiyle usul yönünden bozulduğu cihetle, Yerel Mahkemece bu bozmaya uyularak ve ancak
Daire kararına ise uyulmamak suretiyle verilen yeni bir direnme hükmü oluşu karşısında bu hükmün yasal nitelikli bir direnme kararı olup olmadığı tartışılmıştır.
Yerel mahkemece, Daireler Kurulunun bozma kararına uyularak, sanığa son söz verildikten sonra önceki hüküm aynen kurulmuştur.
Askeri Yargıtay Daireler Kurulu, ancak Askeri Yargıtay Dairelerince verilen bozma kararlarına karşı mahkemelerce direnilmesi üzerine inceleme yapmaya yetkilidir. Daireler Kurulunca verilen karar bir bozma kararıdır. Bozma kararı usule ilişkin olsa bile, bu bozma kararı ile direnme hükmü tamamen ortadan kalkmış ve hukuki sonuç doğurma özelliğini yitirmiştir. Daireler Kurulu kararlarına karşı direnme söz konusu olamayacağı gibi, esasen bozma kararına uyulmakla kurulan yeni hüküm direnme niteliğinde bulunmadığından incelemenin Dairece yapılması gerekir. (Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun 23.10.1970 tarih ve 1970/72-72 sayılı, 18.10.2001 tarih ve 2001/88-86 sayılı, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.10.1990 tarih ve 7-232/247 sayılı. 13.5.1991 tarih ve 120/149 sayılı, 15.3.1993 tarih ve 5-42/61 sayılı, 26.12.1994 tarih ve 1-350/375 sayılı kararları da bu doğrultudadır.) (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy