(765 S. K. m. 119)
Yerel Askerî Mahkeme ile Daire arasında ortaya çıkan ve Daireler Kurulunda çözümlenmesi gereken uyuşmazlık, iddianamede gösterilen suç vasfının duruşmada değişmiş olması sebebiyle eyleme uygun cezanın TCK'nın 119 uncu maddesi kapsamı içinde kaldığının anlaşılması hâlinde Askerî Mahkemece duruşma aşamasında yapılan ön ödeme önerisinin yasaya uygun olup olmadığına ilişkindir.
Askerî Mahkeme; iddianamede gösterilen suç vasfının duruşmada değişmesi ve eyleme uygun cezanın TCK'nın 119 uncu maddesi kapsamı içinde kaldığının anlaşılması hâlinde yeniden delil toplanmasına ve toplanmış delillerin değerlendirilmesi yoluna gidilmeden ön ödeme müessesesinin "dava şartı" olması nedeniyle öncelikle sanığa ön ödeme teklifinde bulunulması, ön ödeme teklifinin gereklerinin yerine getirilmesi durumunda kamu davasının ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği görüşünü kabul ederken, Daire böyle bir durumda öncelikle delillerin değerlendirilmesi yoluna gidilerek şayet suçun oluşmadığı kanaatine varıldığı takdirde "beraat" kararı verilmesi gerektiği sonucuna varmıştır.
Dosya içeriğine göre; sanığın 21.8.2001 tarihinde askere sevk edileceğine ilişkin celp için çağrı pusulasının 5.1.2001 tarihinde kendisine tebliğ edildiği, sanığın belirtilen tarihte Askerlik Şubesine müracaat etmediği, 27.12.2001 tarihinde kendiliğinden Askerlik Şubesine gelen sanığın iki gün yol süresi verilerek eğitim birliğine sevk edildiği, 30.12.2001 tarihinde birliğine katılması gerekirken iki günlük gecikme ile 1.1.2002 tarihinde birliğine katıldığı dosyada ki belgelerden anlaşılmaktadır.
Bu belirlemelere göre; Askerî Savcılıkça sanığın 22.8.2001-27.12.2001 tarihleri arasında bakaya suçundan ASCK'nın 63/1-A (üç aydan sonra gelenler cümlesi), ve 30.12.2001-1.1.2002 tarihleri arasında da "kıt'asına varmadan savuşmak" suçundan ASCK'nın 63/1-B maddesi uyarınca cezalandırılması istemi ile iki ayrı suçtan kamu davası açılmıştır.
Askeri Mahkemece yapılan yargılama sırasında sanığın 21.8.2001 tarihinde askere sevk edileceğine ilişkin çağrı pusulasının sanığa 5.1.2001 tarihinde tebliğ edildiği, ancak bu çağrı pusulasının MSB lığının 2.7.2001 tarihli Ağustos 2001 celp ve sevk emrinden önce çıkartıldığı, geçerli ve usulüne uygun olmadığının belirlenmesi üzerine sanığa isnat edilen bakaya suçu, usulüne uygun olarak yapılmış bir tebligat bulunmaması nedeniyle oluşmadığından bu suçtan sanığın beraatına karar verildiği,
İddianamede sanığa isnat edilen "kıt'asına varmadan savuşmak" suçu öncelikle bakaya suçunun oluşması şartına bağlı bulunmaktadır. Bakaya suçu oluşmadığı için sanığın eğitim birliğine iki gün gecikmeyle katılması eylemi ASCK nın 63/1-B maddesi kapsamından çıkmakta, değişen suç vasfına göre aynı Kanunun 63/1-A maddesinin (yedi gün içinde gelenler cümlesi) kapsamı içinde kalmaktadır. Değişen suç vasfına göre eylemin TCK'nın 119 uncu maddesi kapsamına giren bir cezayı gerektirmesi nedeniyle Askerî Mahkemece yargılamaya devam edilmeyip delil değerlendirmesi de yapılmadan sanığa TCK'nın 119 uncu maddesi uyarınca 25.9.2002 günü ön ödeme önerisi tebliğ edildiği, sanığın ön ödeme önerisinde belirtilen 7 gün hapis cezasından dönüştürülen 50.890.952 TL. sı para cezasını 26.9.2002 günü Donanma Komutanlığı Saymanlığına ödediği ve alındı belgesinin dosyaya konulduğu, Askerî Mahkemece de kamu davasının ortadan kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
TCK'nın 119 uncu maddesinde düzenlenen ön ödeme kurumu, yalnız para cezasını gerektiren veya yasa maddesinde öngörülen hürriyeti bağlayıcı cezanın yukarı haddi üç ayı aşmayan suçlarda, 647 sayılı Kanunun 4/1 inci maddesi uygulanarak maddede öngörülen şekilde hesaplanacak para cezasının bildirimden itibaren on gün içinde ödenmesi hâlinde kamu davası açılmasını engelleyen, dava açılmışsa ortadan kaldırılmasını sağlayan bir kurumdur. Mahkemelerin iş yükünün azaltılması ve bazı basit suçlarda sanıkların mahkemeye getirilmelerinin önlenmesi amacıyla kabul edilmiştir. Kamu davasının açılmasını önlemesi durumunda usul hukuku, açılmış olan davayı ortadan kaldırması hâlinde ise ceza ilişkisini düşürdüğünden suç hukuku kurumudur.
Ön ödemede bulunulmaması bir dava şartıdır ve ancak ön ödemede bulunulmadığı takdirde dava açılacak veya açılan davada yargılama yapılabilecektir.
Ön ödemenin suç hukuku kurumu niteliği nazara alındığında, suç işlenmesiyle ortaya çıkan sanık ile Devlet arasındaki cezaî nitelikteki ilişki} sona erdiren düşme nedenlerinden birini oluşturmaktadır. Düşme nedenlerinin bir özelliği bunların mahkeme tarafından diğer nedenlerden önce nazara alınmasıdır. Bir düşme nedeni bulunduğunda başka hiçbir husus araştırılmaksızın olayın sanığına bu düşme nedeninin uygulanmasına yasal açıdan olanak bulunup bulunmadığı araştırılarak, uygulanabileceği sonucuna ulaşıldığında da davanın ortadan kaldırılmasına karar verilmelidir. Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 11.4.1983/2-2 sayılı kararı ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 7.11.2000-7/211-217 sayılı kararları aynı doğrultudadır.) Dava konusu olayda iddianamede gösterilen suç vasfının değiştiğinin duruşmada anlaşılması ve değişen suç vasfına göre eylemin TCK'nın 119 uncu maddesi kapsamına giren bir cezayı gerektirmesi nedeniyle Askerî Mahkemece öncelikle ön ödeme önerisi yoluna gidilmesi, öneriye uyulması üzerine de kamu davasının ortadan kaldırılmasına karar verilmesinde isabet bulunduğundan Yerel Askerî Mahkemece verilen direnme hükmünün onanmasına karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy