(1632 S. K. m. 87)
Daire ile Yerel Mahkeme arasında ortaya çıkan ve Daireler Kurulunca çözümlenmesi gereken sorun, sanığa yüklenen emre itaatsizlikte ısrar suçunun unsurları itibariyle oluşup oluşmadığına ilişkindir.
Daire, sanığa yüklenen suçun tüm unsurları itibariyle oluştuğunu kabul ederken; Yerel Mahkemece, suçun manevi unsur itibariyle oluşmadığı kanısına varılmıştır.
Sanığın, GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi Destek Kıt'aları itfaiye Ekip Komutanlığı emrinde askerlik hizmetini yaparken, 4.7.2000 günü saat 02.00-04.00 saatleri arasında nöbetçi amirliği nöbetçisi olan Er H.T.'nin rahatsızlanıp nöbetine gidemeyecek durumda olması nedeniyle, kendisine doktor tarafından istirahat verilmesi ve bu durumun Nöbetçi Onbaşı M.T. tarafından Nöbetçi Subayı J.Bçvş.G.G.'ye bildirilmesi üzerine, nöbetçi subayının en uygun durumda sanığı görerek bu nöbetin onun tarafından tutulması için nöbet çizelgesinde gerekli değişikliği yapıp parafladıktan sonra sanığa haber verilmesini Nöb.Onb.dan istediği, Nöb.Onb.M.T.'nin de 01.30'da sanığın yanına gittiği ve onu uyandırarak durumu bildirdiği, sanığın müteaddit kez uyandırılıp nöbete gitmesi istendiği hâlde, kalkıp nöbetine gitmediği tanıklar Onb. M.T., Onb.Ö.M.K. ve Astsb.G.G.'nin birbirini tamamlayan ve doğrulayan beyanları, dosyadaki yazılı delillerden anlaşılmaktadır.
Nöbet değişikliği yapmak yetkisine sahip olması nedeniyle, nöbetçi subayı tarafından nöbette değişiklik yapılması daha önce verilen nöbete ilişkin emrin hizmet emri olması niteliğini değiştirmeyecektir. Nöbet değişikliğine ilişkin emir, sanığa nöbetçi onbaşı tarafından uyandırılarak bildirilmiş ve nöbet değişikliğinin bizzat nöbetçi subayı tarafından yapıldığı ifade edilmiş, ancak sanık birden çok uyarıya rağmen nöbet hizmetine gitmemek suretiyle emri yerine getirmemiştir.
Sanık sorgu ve savunmalarında, Nöb.Onb.nın nöbet değişikliğini nöbetçi subayının parafladığını söylemediğini, bu tür nöbetleri ayakta olan hazır kıt'anın tutması gerektiğini ileri sürmüş ise de, tanıklar Nöb.Onb.M.T. ve Onb.Ö.M.K.'nin, nöbet değişikliğinin nöbetçi subayı tarafından yapıldığının ve paraflandığının sanığa söylendiğini belirtmeleri, nöbeti hazır kıtanın tutacağına dair bir uygulamanın bulunmadığının belirtilmesi, ayrıca rahatsız olan, nöbet tutamayacak durumda olan personelin yerine nöbetteki değişikliğin ekip komutanı veya nöbetçi subayı tarafından yapılacağının bildirilmesi karşısında, sanığın savunması gerçeği yansıtmamaktadır.
Öte yandan, sanığın yerine başka bir nöbetçi gönderildikten sonra nöbetçi subayının yanına giderek bir takım mazeretler ileri sürmesi suçun oluşmasını etkilememektedir. Zira, sanık tarafından yapılması gereken, verilen emir suç teşkil etmediğine göre, emri yerine getirip, şikâyeti varsa bunu sonradan ilgili yerlere bildirmektir. Sanık, nöbetçi subayının yanına gittiğinde, gecikmeli de olsa nöbete gitmeye hazır olduğunu söylememiş, aksine bu nöbetin kendisine yazılmaması gerektiğine dair mazeretler ileri sürmüştür.
Sanık, nöbet başlamadan önce uyandırıldığına ve müteaddit ikazlara rağmen nöbete gitmediğine göre, suç işleme kastıyla hareket etmiş, dolayısıyla emre itaatsizlikte ısrar suçu tüm unsurları itibariyle oluşmuştur.
Bu nedenle, Askeri Yargıtay 3 üncü Dairesinin bozma ilâmına uyularak bozma doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken, suçun manevi unsurunun oluşmadığı gerekçesiyle eski hükümde direnilerek beraat kararı verilmesi kanuna aykırı görülmüş ve direnme hükmünün bozulması gerekmiştir.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy