(1632 S. K. m. 130)
Daire ile Başsavcılık arasında ortaya çıkan ve Daireler Kurulunca çözümlenmesi gereken sorun, suç vasfına ilişkindir.
Daire, sanığın eyleminin askeri eşyayı kasten tahrip etmek suçunu oluşturacağını kabul ederken; Başsavcılık eylemin askeri eşyayı hususi menfaatinde kullanmak suçunu oluşturacağı görüşündedir.
Dosyadaki delillere göre;
Sanığın, olaydan birkaç gün önce mıntıka temizliği sırasında Er Murathan ile tartıştığı, Murathan'ın yaptığı küfürleri, kendi üzerine alan sanığın, onu Takım Komutanına şikâyet ettiği ve Takım Komutanının Murathan'ı uyardığı, 13.6.2003 günü 07.00-09.00 saatleri arasında nöbetçi olan sanığın, nöbetçi Onb.İ.G. tarafından 15 dakika geç değiştirilmesine kızarak, doldur-boşalt istasyonuna giderken silâhın kurma kolunu çekip Onb.İ.G.'ye doğrulttuğu ve daha sonra koşarak koğuşlar bölgesine gittiği ve "Murathan nerede" diye bağırarak havaya doğru bir el ateş ettiği, olay yerine gelenler tarafından sanığın etkisiz hâle getirildiği anlaşılmakta; maddi vakıanın bu şekilde gerçekleştiği konusunda tereddüt bulunmamaktadır.
Tahrip: yıkma, kırıp dökme, harap etme anlamındadır. Askeri eşyayı kasten tahrip suçunun oluşması için eylemin bu kast altında işlenmesi gereklidir. Başka bir deyimle, fail askeri eşyayı bilerek ve isteyerek tahrip etmelidir.
Somut olayda; sanık, nöbetinin 15 dakika geç değiştirilmesi, ayrıca birkaç gün önce tartıştığı Er Murathan'a kızması nedeniyle tepki olarak silahıyla havaya doğru bir el ateş etmek, böylece 1 adet merminin harap olmasına, yok olmasına sebebiyet vermek suretiyle askeri eşyayı kasten tahrip suçunu işlemiştir. Sanık Askeri Mahkemedeki sorgusunda, ateş etmesinin sebebinin zevk almak, rahatlamak için olmadığını, üzerine gelmelerine ve saldırmalarına engel olmaya yönelik olduğunu söyleyerek, mermiyi hususi menfaatinde kullanmak değil, tahrip etme amacını taşıdığını ortaya koymuştur.
Bu itibarla, sanığın eyleminin askeri eşyayı kasten tahrip suçunu oluşturduğu sonucuna varılarak Başsavcılığın itirazı yerinde görülmemiştir. (Askeri Yargıtay 1 inci Dairesinin 15.2.1965 gün ve 1965/107-109 sayılı. 4 üncü Dairesinin 16.2.1993 gün ve 1993/98-92 sayılı. Daireler Kurulunun 7.7.1994 gün ve 1994/84-83 sayılı kararlan da bu doğrultudadır.)
Suç vasfı bu şekilde karara bağlandıktan sonra bir kısım üyeler söz alarak, askeri eşyayı kasten tahrip suçunda haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı konusunun tahrikle ilgili temyiz de nazara alındığında tartışılması gerektiğini ileri sürmüşler ise de; haksız tahrik temyiz aşamasında inceleme sırası bakımından vasıftan sonra gelmekte olup, Başsavcılığın itirazı suç vasfına yönelik olduğu, tahrik konusunun Dairece incelenip karara bağlandığı ve bu konuda Başsavcılığın herhangi bir itirazı olmadığı cihetle, Daireler Kurulunda bu hususun tartışma konusu yapılamayacağı sonucuna varılmıştır.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy