(1632 S. K. m. 87)
Dosyadaki delillere göre; 59 uncu Top.Er Eğt.Tug.Eğt.Tb.unda askerlik hizmetini yapmakta olan sanığın 20.10.2002 tarihinde sivil kıyafetli olarak çıktığı çarşı izninde iken Erzincan Garnizonundaki erbaş ve erlerin faydalanmalarının uygun olmadığı tespit edilen işyerlerinden olan Paşa Restorana gittiği ve burada alkol aldığının Mrk.K. lığında görevli Astsb.Çvş.Ö.G. tarafından tespit edildiği, yapılan alkol muayenesinde 200 promil alkollü ve asarı gizlenemeyecek derecede sarhoş olduğunun belirlendiği, bu eylem nedeniyle sanık hakkında, Disiplin Mahkemesinde; 20.10.2002 günü çarşı izninde alkol almak suretiyle emre itaatsizlik etmek suçundan 477 sayılı Kanunun 48 inci maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açıldığı, Disiplin Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; sanığın, günlük emir defteriyle yasaklanmış olmasına rağmen çarşı izninde alkol almak suretiyle ASCK'nın 87 inci maddesinde yazılı emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediğinden ve bu suça bakmakla askeri mahkemelerin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilerek dosyanın 3 üncü Ordu K.lığı Askeri Mahkemesine gönderildiği, Askeri Mahkemece de sanığın eyleminde emre itaatsizlikte ısrar suçunun unsurları yönünden oluşmadığı, ancak sanığın çarşı izninde gizlenemeyecek derecede sarhoşluk suçunu işlediği, bu suça bakmakla disiplin mahkemelerinin görevli olduğu belirtilerek askeri mahkemenin görevsizliğine karar verildiği. Daire ile Askeri Yargıtay Başsavcılığı arasında oluşta ve sübutta bir anlaşmazlık bulunmadığı gibi, erbaş ve erlerin çarşı iznine çıktıklarında, içki içmelerini yasaklayan emrin hizmete ilişkin olmadığı, böyle bir emrin, içkinin olumsuz etkilerinden personeli korumak, birlik dışındaki davranışlarını düzenlemek amacına yönelik olduğu, dolayısıyla bu emre aykırı hareket edilmesinin emre itaatsizlikte ısrar suçunu oluşturmadığı hususunda da bir anlaşmazlık bulunmamaktadır.
Daire ile Askeri Yargıtay Başsavcılığı arasındaki uyuşmazlık eylemin niteliğine ve belirlenecek niteliğe bağlı olarak göreve ilişkindir.
Daire, sanığın eyleminin 477 sayılı Kanunun 58 inci maddesinde yazılı "gizlenemeyecek derecede sarhoşluk" suçunu oluşturabileceği ve bu suça bakmakla Disiplin Mahkemesinin görevli olduğunu kabul ederken, Askeri Yargıtay Başsavcılığı, Disiplin Mahkemesince sanığın eyleminin emre itaatsizlikte ısrar suçunu oluşturduğundan bahisle görevsizlik kararı verildiği, bu karar nedeniyle davanın Askeri Mahkemeye intikal ettiği, sanığın eyleminin emre itaatsizlikte ısrar suçunu oluşturmadığı gibi gizlenemeyecek derecede sarhoşluk suçunun da resmi üniforma ile işlenmediği için oluşmadığı, bu durumda Askeri Mahkemece gizlenemeyecek derecede sarhoşluk suçundan görevsizlik kararı verilmesinin yasal olmadığı, dava konusu emre itaatsizlikte ısrar suçu unsurları itibariyle oluşmadığından bu suçtan dolayı beraat kararı verilmesi gerektiği görüşündedir.
Şu hâlde, görevli mahkeme eylemin niteliğine göre belirlenecektir. Bir başka ifadeyle, eylem; 477 sayılı Kanunda düzenlenen disiplin suçlarından birini oluşturuyorsa davaya disiplin mahkemesinde, buna karşılık ASCK'da yazılı suçlardan birini oluşturabilecek ise, bu takdirde davaya askeri mahkemede bakılması gerekecektir. Dolayısıyla, iddianamede sınırları çizilen eylemin, sübutu hâlinde hangi suçu oluşturabileceğinin belirlenmesi gerekmektedir.
Askeri mahkemelerin genel olarak görevleri 353 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinde belirtilmiş olup, duruşma sırasında suçun askeri mahkemenin görevine girmediği anlaşılırsa askeri mahkeme görevsizlik kararı verecek, aksi takdirde yargılamaya devam ederek 353 sayılı Kanunun 162 nci maddesinde yazılı kararlardan birini vererek duruşmayı bitirecektir.
Diğer taraftan, 353 sayılı Kanunun 165 inci maddesine göre, hükmün konusu iddianamede gösterilen eylemden ibaret olup, eylemin değerlendirilmesinde, askeri mahkeme, iddianame, iddia ve savunmalar ile bağlı değildir. Bir başka ifadeyle askeri mahkeme, delillerin ikamesinden önce iddianamede sınırları çizilen eylemi nitelendirerek görevsizlik kararı verebileceği gibi, delil ikamesi sırasında değişen suç vasfına göre de görevsizlik kararı verebilecektir.
Somut olayda; sanığa isnat edilen, yani iddianamede ve Disiplin Mahkemesinin görevsizlik kararında dava konusu yapılan eylem, asker kişi olan sanığın "çarşı izninde iken alkol almasıdır."
Asker kişilerin, izinli bulundukları süre içerisinde kışla dışındaki davranışlarını, askeri kıyafet taşımadıkları sürece, takip etmek mümkün olmadığı gibi, birlik komutanlarına böyle bir görev de yüklenemez. Bu itibarla, asker kişilere, izinli bulundukları süre içerisinde ve kışla dışında "alkol almamaları" konusunda verilen emir, hiçbir zaman hizmet emri niteliği taşımayacaktır. Ancak, izinli bulunduğu sırada alkol alan bir asker kişinin gizlenemeyecek derecede olan sarhoşluğu, bu sırada sivil elbiseli de olsa, 477 sayılı DMK'nın 58 inci maddesinde yazılı sarhoşluk suçunu oluşturabilecektir.
Bu nedenle dava konusu yapılan eylem tipiklik açısından 477 sayılı Kanunun 58 inci maddesinde düzenlenen "sarhoşluğu gizlenemeyecek derecede olanlar" suçuna uymakta, dolayısıyla bu suça ilişkin davaya Disiplin Mahkemesinde bakmak gerekmektedir. (Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun 17.1.2002 gün ve 2002/6-6 sayılı kararı da bu doğrultudadır). Bu itibarla Askeri Mahkemece verilen görevsizlik kararı ve bu kararı onayan Daire kararında isabet bulunduğundan Askeri Yargıtay Başsavcılığının itirazının reddine karar verilmiştir.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy