(353 S. K. m. 17)
Daire ile Başsavcılık arasında ortaya çıkan ve Daireler Kurulunca çözümlenmesi gereken sorun, hâlen emekli sanığa yüklenen suçlarda askeri mahkemenin görevli olup olmadığına ilişkindir.
Daire; sanık hakkında askeri savcılıkça tefrik edilen soruşturma ilan sonuçlandığında rüşvet, memuriyet görevini kötüye kullanma suçlarından kamu davası açılması hâlinde, sanığa yüklenen 3628 sayılı Kanunun ihlâli fiillerinin bu suçlarla bağlantılı olacağını, dolayısıyla bu suçlarda da askeri mahkemenin görevli olacağını kabul ederken,
Başsavcılık; sanığın emekli olması nedeniyle dava konusu suçların, askeri bir suç olmaması, askeri bir suça da bağlı olmaması karşısında askeri mahkemenin görevli olmadığı görüşündedir.
T.C Anayasasının "Askeri Yargı" başlıklı 145 inci maddesinde, askeri mahkemelerin, asker kişilerin; askeri olan suçları ile bunların asker kişiler aleyhine veya askeri mahallerde yahut askerlik hizmet ve görevleri ile ilgili olarak işledikleri suçlara ait davalara bakmakla görevli oldukları hükmüne yer verilmiş;
353 sayılı Kanunun askeri mahkemelerin görevini düzenleyen İkinci Bölümünde, "Genel Görev" başlıklı 9 uncu maddesinde de askeri mahkemelerin Kanunlarda aksi yazılı olmadıkça, asker kişilerin askeri olan suçları ile bunların asker kişiler aleyhine veya askeri mahallerde yahut askerlik hizmet ve görevleri ile ilgili işledikleri suçlara ait davalara bakmakla görevli olduğu belirtilmiştir.
Uyuşmazlık Mahkemesi kararlarında da belirtildiği üzere;
Askeri suç, öğretide ve uygulamada;
a) Unsurları ve cezalarının tamamı Askeri Ceza Kanununda yazılı olan, başka bir anlatımla Askeri Ceza Kanunu dışında hiçbir ceza yasası ile cezalandırılmayan suçlar,
b) Unsurları kısmen Askeri Ceza Kanununda, kısmen diğer ceza yasalarında gösterilen suçlar,
c) Türk Ceza Kanununa atıf suretiyle askeri suç haline dönüştürülen suçlar olmak üzere üç grupta mütalâa edilmektedir.
353 sayılı Kanunun 4191 sayılı Kanunla değişik 17 nci maddesinde, "Askeri mahkemelerde yargılanmayı gerektiren ilginin kesilmesi, daha önce işlenen suçlara ait davalara bu mahkemelerin bakma görevini değiştirmez. Ancak suçun; askeri bir suç olmaması, askeri bir suça bağlı bulunmaması (ve sanık hakkında kamu davası açılmamış olması) hâlinde askeri mahkemenin görevi sona erer." denilmekle beraber; Anayasa Mahkemesinin 11.3.2000 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 1.7.1998 gün ve 1996/74-1998/45 sayılı kararı ile maddenin ikinci tümcesinde yer alan "...ve sanık hakkında kamu davası açılmamış olması..." sözcükleri iptal edilmiştir.
Şu hâlde, askeri mahkemelerde yargılanmayı gerektiren ilginin kesilmesiyle, sanığa yüklenen suçun askeri bir suç olmaması, askeri bir suça bağlı bulunmaması hâlinde, askeri mahkemenin görevi sona erecektir.
353 sayılı Kanunun 18 inci maddesinde, "Bir kimse birkaç suçtan sanık olur veya bir suçta ne sıfatla olursa olsun birkaç sanık bulunursa bağlılık var sayılır" denilmekte, 137 nci maddede, "Askeri mahkeme, bakmakta olduğu birden çok dava arasında bağlılık görürse, bu bağlılık 18 inci maddede gösterilen şekilde olmasa da birlikte bakmak ve hükmolunmak üzere bu davaların birleştirilmesine karar verebilir." hükmünü ihtiva etmektedir.
Davaların birleştirilmesinden söz edilebilmesi için, öncelikle aynı sanıkla ilgili askeri mahkemede açılmış dava/davaların olması veya bir suçta birkaç sanık bulunması; yani şahsi veya fiili irtibatın mevcudiyeti gereklidir. Böyle bir bağlılık olmasa bile, mahkeme bakmakta olduğu davalar arasında irtibat görürse davaların birleştirilmesine karar verebilecektir.
Somut olayda, sanığa yüklenen, unsurları ve cezaları tamamıyla 3628 sayılı Kanunda gösterilen "gerçeğe aykırı mal bildiriminde bulunmak" ve "haksız mal edinmek" suçlarının "askeri suç" niteliği olmadığı gibi; sanık hakkında bu suçlarla doğrudan irtibatlı olabilecek açılmış bir dava da bulunmamaktadır. Öte yandan, sanıkla ilgili askeri savcılıkça tefrik edilen muhtelif soruşturmaların ne şekilde sonuçlanacağı belli olmadığından, sanık hakkında ilerde açılabilecek davalarla inceleme konumuz olan bu davanın irtibatlı olacağını söylemek varsayıma dayanacaktır.
Sanık, emekli olmakla asker kişi sıfatı sona ermiştir. Diğer taraftan, sanık hakkında açılan söz konusu davalar sanık emekli olduktan sonra açılmıştır. Görev kamu düzeni ile ilgilidir. Askeri mahkemelerin görev alanının yorumla genişletilmesi uygun değildir. Sanığın mevcut konumunun ve işlediği iddia edilen suçların niteliklerini dikkate alan Mahkemenin verdiği görevsizlik kararında isabet bulunduğundan, Başsavcılığın itirazının kabulü ile Daire kararının kaldırılması ve Mahkemenin görevsizlik kararının onanması gerekmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy