(1632 S. K. m. 66)
Daire ile Askeri Yargıtay Başsavcılığı arasında ortaya çıkan ve Daireler Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık, birliğinden izinli olarak ayrılan bir askeri şahsın zamanında birliğine dönmeyip izin tecavüzünde iken bulunduğu yer il Valiliği Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfına dönüş yol parası temini için yaptığı başvurunun izin tecavüzü temadisini sona erdiren "dehalet" olarak kabul edilip edilemeyeceğine ve dehalet olarak kabul edilmesi halinde, başvuru tarihinin tespitinde noksan soruşturma bulunup bulunmadığına ilişkindir.
Daire; sanığın izin tecavüzünde bulunduğu sırada Antalya Valiliği Sosyal Yardım ve Dayanışma Vakfı Başkanlığına dönüş yol parası temini için başvurmasının izin tecavüzü temadisini sona erdiren bir durum olduğunu, hu nedenle başvuru tarihinin kesin olarak belirlenmesi gerekliğini, bu konuda noksan soruşturma bulunduğunu kabul ederken. Askeri Yargıtay Başsavcılığı bu başvurunun izin tecavüzünde temadiyi sona erdiren bir "dehalet" olarak kabul edilemeyeceği görüşündedir.
Dosyadaki belgelere göre; sanığın 19.6.2002 tarihinde birlisinin bulunduğu Erciş'ten memleketi Antalya'ya yol dahil 10 günlüğüne izne ayrıldığı, 20.6.2002-21.6.2002 tarihleri arasında Tatvan KTM' de bekletilen sanığın, aynı yıl içinde kullandığı önceki izninde yol hakkı tanındığından 1.7.2002 günü saat 24.00'e kadar birliğine katılması gerekirken birliğine dönmediği, Antalya Valiliği Sosyal Yardım ve Dayanışma Vakfının temin ettiği biletle 8.7.2002 tarihinde Antalya'dan otobüsle ayrıldığı, 9.7.2002 tarihinde Erciş KTM' ye başvurduğu, 10.7.2002 tarihinde birliğine katıldığı anlaşılmakta olup belirlenen hu konularda taraflar arasında bir anlaşmazlık bulunmamaktadır.
İzin tecavüzü suçu mütemadi bir suç olup failin birliğine dönmeye mecbur olduğu günden başlayıp yakalanmakla, kendiliğinden birliğine dönmekle veya suç temadisini sona erdirmek maksadıyla asıl birliği dışındaki askerlik şubesine, merkez komutanlığına, kabul ve toplanma merkezlerine askeri hastanelere, emniyet teşkilâtı ve jandarma birliklerine katılmakla ve benzeri resmi makamlara başvurmakla sona erer. Mütemadi suçlarda suçun başlama ve bitim tarihleri önem arz eder. Bu suç tipinde temadinin bittiği tarih suçun tamamlandığı tarih olduğundan ASCK' nın 66/1-b maddesinde yazılı olan "altı gün içerisinde özürsüz olarak gelmeme" nin saptanabilmesi için temadiyi sona erdiren kendiliğinden kıt'asına katılma, yakalanma veya resmi kuruma başvurma tarihlerinin kesin olarak belirlenmesi gerekir. Temadi bitmeden suç tamamlanmayacağına göre daha önceden kastın sona erdiği kabul edilemez (Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun 16.6.1994/61-63, 18.5.1995/50-50, 14.6.2001/61-62 sayılı kararları bu doğrultudadır).
Somut olayda; maddi imkânlarının yetersizliği nedeniyle birliğine dönemediğini beyan eden sanığın bulunduğu yerdeki merkez komutanlığına, askerlik şubesine, kabul ve toplanma merkezine, emniyet veya jandarmaya başvurması ve iznini geçirdiğini beyan etmesi durumunda herhangi bir ücret ödemeden mevcutlu olarak birliğine şevkini sağlaması mümkün iken, bu yolu tercih etmeyerek anılan kurumlara başvurmadan Antalya Valiliği Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfına başvuran sanığın bu başvurusunun yol ücretini temin ederek serbestçe birliğine gitmeyi temin amacına yönelik olduğu, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfına yapılan başvurunun izin tecavüzü suçunun temadisini sona erdirmeyeceği, yol ücretini bu kurum vermiş olsa dahi yol ücretini alan bir failin birliğine dönüp dönmeyeceği belli olmadığından izin tecavüzü suçunun özelliği gereği suçun temadisinin, sanığın Erciş Kabul ve Toplanma Merkezine katıldığı 9.7.2002 tarihinde sona erdiği, Dairece verilen bozma kararının haklı ve yerinde olmadığı sonucuna varılmış, Askeri Yargıtay Başsavcılığının itirazının kabulüne karar vermek gerekmiştir.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy