(765 S. K. m. 46, 47)
Daire ile Başsavcılık arasında ortaya çıkan ve Daireler Kurulunda çözümlenmesi gereken sorun, dava konusu olayda noksan sorutturma bulunup bulunmadığına ilişkindir.
Daire, sanığın belinden rahatsız olduğuna dair savunması üzerine ortopedik yönden askerliğe elverişli olup olmadığının tespiti için Mahkemece karar alınmasına rağmen, bu husus tespit ettirilmeden ve bu konudaki karardan vazgeçmeden hüküm kurulması usule aykırı olmakla beraber, bu durumun hükmün özüne etkili olmadığını kabul ederken. Başsavcılık aksi görüştedir.
Askerî Mahkemece; mahkemedeki sorgusunda psikiyatrik rahatsızlığı yanında belinden de rahatsız olmasını ileri sürmesi nedeniyle, sanığın ortopedik ve psikiyatrik yönden suç tarihlerinde ve hâlen askerliğe elverişli olup olmadığı ile cezai ehliyetinin bulunup bulunmadığının sağlık kurulu raporu ve adli rapor ile tespiti için askerî hastane psikiyatri ve ortopedi kliniğinde gözlem altına alınmasına karar verilmiş; Malatya Askerî Hastanesi Psikiyatri Kliniğinde gözlem altına alınması sonucu sanık hakkında düzenlenen 22.8.2002 gün ve 1524 sayılı TSK Sağlık Raporu ile adlî raporda, "kronik nitelik kazanmış anti sosyal kişilik" teşhisiyle, 27.12.2001 tarihinden itibaren askerliğe elverişli olmadığı, TCK' nın 46 ve 47 nci maddelerinden yararlanamayacağı belirtilmiş; ancak, sanığın ortopedik yönden de askerliğe elverişli olup olmadığının tespiti istenmesine rağmen, Askerî Hastanece bu konudaki istem yerine getirilmemiştir. Askerî Mahkemece de belindeki rahatsızlık nedeniyle askerliğe elverişli olup olmadığının tespiti için ortopedik yönden gözlem altına alınmasına dair ara kararından vazgeçilmeden, sanığın belindeki rahatsızlığın niteliği ve derecesi kendisinden sorulmadan ve bu konuda araştırma yapılmadan noksan soruşturma sonucu hüküm kurulmuştur.
Sanığın belindeki rahatsızlığı ile ilgili dosyada herhangi bir belge olmamakla beraber, belinden rahatsız olduğunu beyan etmesi karşısında, savunmanın aksi kanıtlanamamıştı. Sanığın belindeki rahatsızlığın onu suç tarihinden önce de askerliğe elverişsiz kılabileceği ihtimal dahilindedir. Bu durumda ise işlenemez suç söz konusu olabilecektir. Ceza yargısında her türlü şüphenin ortadan kaldırılması esas olduğundan, bu şüphenin de ortadan kaldırılması gerekir. Sanık hakkında düzenlenen sağlık raporu incelendiğinde, sanığın ortopedik yönden muayene edildiğine dair bir kayda rastlanılmadığı gibi sağlık kurulunda ortopedi uzmanının da bulunmadığı görülmektedir.
Bu itibarla, sanığın belinden rahatsız olduğuna dair savunması nedeniyle bu yönden askerliğe elverişli olup olmadığının tespit ettirilmesine karar verilmiş olmasına rağmen, bu karardan vazgeçilmeden, keza bu konuda sağlık raporu alınmadan hüküm kurulması, gerekçeli kararda da bu konuya değinilmemesi usul ve noksan soruşturma yönünden kanuna aykırı olduğundan Başsavcılığın itirazının kabulü ile Daire kararının kaldırılmasına, mahkûmiyet hükmünün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy