(1632 S. K. m. 131)
1- Usul yönünden yapılan incelemede:
Askeri Mahkemece verilen 25.9.2001 tarihli ilk hükümde: sanık E.A.'nın nezaret ve tutuklulukta geçen günlerinin 647 sayılı Kanunun 5 inci maddesi uyarınca günlüğü 7.118.280 TL. üzerinden hesaplanarak 353 sayılı Kanunun 251/1 inci maddesi uyarınca hükmolunan ağır para cezasından indirilmesine yer verilmiş iken, direnmeye konu olan kararda, "Sanığın nezarette ve tutuklulukta geçen sürelerinin 647 sayılı Kanunun 5 inci maddesi uyarınca hesaplanacak meblağlar üzerinden 353 sayılı Kanunun 251/1 inci maddesi uyarınca cezasından indirilmesine hükmolunmuştur.
Nezaret ve tutuklulukta geçen sürelerin 647 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin öngördüğü yeniden değerlendirme oranı esas alınmak sureliyle belirlenmesi ve TCK'nın 2/2 nci maddesi gereğince de hüküm tarihinde yürürlükte olan tarife uyarınca hükmolunan sonuç cezadan mahsubuna karar verilmesi gerekirken, mahkemenin direnme hükmünde bunu belirtmeksizin mahsup işlemini yürürlükteki kanuni tarife üzerinden yapılacağını hükme bağladığı görülmekte ise de; infaza taallûk eden bu farklılığın hükümler arasındaki ayniyeti ortadan kaldırmadığına, her iki karar arasında nitelik ve içerik farklılığına sebebiyet vermediğine ve buna bağlı olarak da hükmün direnme kararı olarak değerlendirilmesine engel olmadığına bu nedenle direnme hükmünün temyizen incelenmesine geçilmesine oyçokluğu ile karar verilmiştir.
2- Esas yönünden yapılan incelemede;
Daireler Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlığın konusu; atılı suçun vasfına ilişkindir. Daire, sanığa ait eylemin fer'i iştirak suretiyle askeri eşyayı gizlemeğe tam teşebbüs suçunu oluşturduğu sonucuna varmış iken,
Askeri Mahkeme; eylemi feri iştirak suretiyle askeri eşyayı çalmaya tam teşebbüs olarak vasıflandırmıştır.
İncelenen dosya içeriğine göre; Nato Türk Müfreze K.lığında askerlik hizmetini yapan Hv.P.Er A.C.'nin, 14.03.1999 tarihinde Nato Türk Müfreze K.Iığının kilerinde dağıtım fazlası olarak biriken ve depoda muhafaza edilmekte olan 3 çuval şeker, 4 teneke ayçiçek yağı, 3 teneke zeytinyağı, 2 teneke beyaz peynir, 1 teneke sofralık zeytini gizlice ekmek almaya gidecek olan aracın arka kısmına (ekmek kasalarının içine) gizleyerek, İzmir Ulş.Ok.K.lığı Kışlası içerisinde bulunan Gaziemir Ekmek fırınına götürdüğü, malzemeleri fırında görevli Ulş.Er M.K.'ya teslim ederek o esnada fırında bulunmayan sanık E.Ü.'ye bu teslimatı bildirmesini söylediği, fırında bulunan bir depoda bir hafta kadar muhafaza edilen bu malzemelerin sanık E.D. tarafından fırında görevli sanık Sivil İşçi E.A.'ya birlik dışına çıkarması için verildiği, sanık E.A.'nın kamyonetine yüklettiği askeri erzakı kışla hudutları dışına çıkarmaya çalıştığı bir esnada yapılan ihbar üzerine nizamiyede yakalandığı sabit olup, esasen olayın cereyan tarzı hakkında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Sanık E.A.'nın askeri eşyayı çalmak suçundan kesinleşmiş mahkûmiyeti bulunan Hv.P.Er A.C.ile malzemelerin kilerden alınıp fırına getirilmesi hususunda açık veya örtülü bir anlaşmaya vardıklarını ortaya koyacak herhangi bir delil dosya muhteviyatında yer almamaktadır. Yargılama aşamasında dinlenen tüm tanıkların beyanlarından ve sanıkların bu konudaki samimi anlatımlarından da anlaşılacağı üzere; A.C. tarafından getirilen askeri
erzakın Ulş.Onb. E.D. tarafından bir hafta süre ile fırın deposunda saklanarak muhafaza edildiği, daha sonra ise temizlik yapılacak depoda fazla yer işgal etmesini engellemek maksadıyla başka bir yere nakledilmek üzere sanık E.A ya verildiği, E.A.'nın ise askeri erzak niteliğinde olduğunu bilmesine en bahse konu gıda malzemelerini aracına yükletmekten kaçınmadığı, bu şekilde zilyetliğini teslim aldığı malzemeleri kışla hudutları dışına çıkarmak üzereyken yakalandığı sübuta ermiş bulunmaktadır.
Sanık E.A. kendisine verilen askeri eşyaları fırın deposunun kolayca temizlenebilmesi için daha emin bir yere taşımak maksadıyla kabul etmiştir. Bu nedenlerle sanığın eylem bütünü içerisindeki niyet ve kastının daha önceden birliğe getirilen askeri eşyayı gizlemekle sınırlı olduğu belirlendiğinden, atılı eylemin fer'i iştirak suretiyle askeri eşyayı gizlemeye tam teşebbüs suçunu oluşturduğu sonucuna varan Dairenin tesis ettiği bozma kararının yasal ve isabetli olduğu sonucuna varılarak, direnilmek suretiyle tesis edilen mahkûmiyet hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.
Diğer yandan, özel bir düzenleme niteliğindeki askeri eşyayı gizlemek suçunun çalınmak suretiyle zilyetliği el değiştiren askeri erzak üzerinde de işlenebilmesi nedeniyle, atılı eylemin TCK'nın 512 nci maddesinde yer alan "cürmün irtikabına iştirak etmeksizin cürümden hasıl olan eşyayı kabul etmek" suçunu oluşturduğuna, bunun sonucu olarak da hâlen TSK'dan ilişiği kesilen sanık hakkındaki hükmün görev yönünden bozulmasına dair Başsavcılık görüşüne iştirak edilmemiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy