(353 S. K. m. 227)
Sanığın askerî hastaneye sevk edilmesine dair sevk emrine uymamak suretiyle emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında, Askeri Mahkeme TCK'nın 46/1 inci maddesi uyarınca ceza tertibine yer olmadığına karar vermiş, sanığın temyizi üzerine, Daire, sanığın üzerine atılı suçu işleyip işlemediği ortaya konulduktan sonra değerlendirme yapılması gerektiği sonucuna ulaşıp hükmü bozmuş; Askerî Mahkeme, ilk hükümde suçun oluşup oluşmadığına ilişkin herhangi bir değerlendirme yapmamış olmasına rağmen, direnme gerekçesinde, emre itaatsizlikte ısrar suçunun oluştuğunu açıkça belirtip sanık hakkında aynı kararı tesis etmiştir.
Öncelikle çözümlenmesi gereken sorun, Askerî Mahkemenin kurduğu ikinci hükmün direnme niteliğinde olup olmadığı, dolayısıyla temyiz incelemesinin hangi merci tarafından yapılması gerekliği hususudur.
353 sayılı Kanunun 227 nci maddesinde düzenlenen "direnme kararının" niteliği konusunda yasada herhangi bir açıklık bulunmamakta ise de; yerleşik yüksek yargı kararlarında; ilk karar ile direnilmek suretiyle verilen ikinci kararın aynı olması şartı aranmakla; bozma kararı doğrultusunda işlem yapmak, bozmada belirtilen hususları tartışmak, yeni kanıtlara dayanmak, ilk kararda olmayan yeni ve değişik gerekçelerle hüküm kurmak direnme kararı olmayıp "bozmaya eylemli uyma" sonucu verilen yeni bir karar olarak kabul görmektedir.
Askerî Mahkemenin ilk hükmünde, sanığa atılı suçun oluşup olunmadığı yönünde herhangi bir değerlendirme veya saptama yapmadan, doğrudan doğruya TCK'nın 46/1 inci maddesi uyarınca ceza tertibine yer olmadığına karar vermiş iken, bozmadan sonra tesis ettiği ikinci hükümde, emrin hizmete ilişkin olduğuna ve sanığın emrin gereğini yapmadığına dair değerlendirmelere yer vermiş, sonuçta emre itaatsizlikte ısrar suçunun sübuta erdiğini açıkça belirtmiştir. Askerî Mahkemenin ikinci hükmü tesis etmeden önce ilk hükmünde direndiğine ilişkin bir karar almış ise de; bozma sebebini nazara alıp, gerekçeli hükmünde bozma sebebini karşılayacak ve hukuki noksanlığı giderecek şekilde gerekçeler ilâve ettiğinden, esasen Askeri Mahkemenin tesis ettiği kararın direnme niteliğinde olmayıp eylemli uyma sonucunda verilmiş yeni bir hüküm olduğu anlaşılmaktadır.
Askeri mahkemelerden verilen hükümlerin (direnme ve itiraz hâlleri dışında) temyiz denetimine tâbi olacakları merci Askerî Yargıtay Daireleridir. Dairece incelenmemiş bir hükmün, doğrudan Daireler Kurulunda incelenmesine 353 sayılı Kanun imkân tanımamaktadır.
Bu itibarla; eylemli uyma sonucunda kurulan hükmün temyiz incelemesinin Dairesince yapılması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy