(1632 S. K. m. 87)
Daire ile Başsavcılık arasında ortaya çıkan uyuşmazlık. "Binanın çatısına çıkılmaması" konusundaki emrin hizmete ilişkin olup olmadığı noktasındadır.
Daire, personelin can güvenliğini sağlamaya yönelik emrin hizmete ilişkin olduğu sonucuna ulaşmış iken; Başsavcılık, söz konusu emrin tavsiye niteliğinde görülmesi gerektiği düşüncesindedir.
Bu çerçevede yapılan incelemede;
J.Snr.Bl.K.lığı emrinde askerlik hizmetini ifa eden sanığın, bölük komutanının, "Hâlen inşaat hâlindeki yeni hizmet binasının çatısına tehlike arz ettiğinden dolayı çıkılmasının yasak olduğu, emir esaslarına göre hareket edilmesini, herhangi bir aksaklığa meydan verilmemesini..." şeklindeki emrini 10.2.2003 tarihinde tebellüğ etmiş olmasına rağmen, 6.4.2003 günü saat 09.20 civarı yeni hizmet binasının çatı katına çıktığı dosya kapsamından anlaşılmıştır.
ASCK nın 87/1'inci maddesi : "Hizmete ilişkin emri hiç yapmayan asker kişiler..." hükmünü içermekte olup; ASCK'nın 12'nci maddesi "Hizmeti": "'Bu kanunun tatbikatında (hizmet) tabirinden maksat gerek malûm ve muayyen olan ve gerek bir amir tarafından emredilen bir askeri vazifenin madun tarafından yapılması hâlidir." biçiminde tarif etmektedir. Bu tanımlamaya paralel olacak şekilde. TSK İç Hizmet Kanunun 6'ncı maddesinde : "Hizmet; Kanunlarla nizamlarda yapılması veyahut yapılmaması yazılmış olan hususlarla amir tarafından yazı veya sözle emredilen veya yasak edilen işlerdir." hükmü yer almaktadır.
ASCK'nın 12'nci maddesinde değinilen "vazife" ise, TSK İç Hizmet Kanununun 7'nci maddesinde: "Hizmetin icap ettirdiği şeyi yapmak ve menettiği şeyi yapmamaktır." şeklinde tanımlanmıştır.
Hizmetin neyi gerektirdiği konusunda kanunlar iki noktaya işaret etmektedir. Bunların ilki; malûm ve muayyen olan hususlar, yani kanunlarla nizamlarda belirlenmiş konular; ikincisi ise, bu tür üst normlarca düzenlenmemiş, ancak amir tarafından resen öngörülüp emir konusu yapılan hususlardır.
Askerlik hizmetinin kendine has yapısını nazara alan kanun koyucu, hizmetin gereklerini kanunla düzenlemekle yetinmemiş, duruma göre amirin resen emredeceği hususların da "hizmet" teşkil edeceğini öngörmüştür. Askerlik maksat ve menfaatlerini ilgilendiren emirlerin hizmete ilişkin oldukları uygulamada yerleşik olarak kabul edilmiştir. Ancak, askerlik maksat ve menfaatlerinin neleri kapsadığı ve neleri ifade ettiği meselesi, bizzat yargılama makamınca, olayına özgü olarak irdeleme yapılarak çözümlenmesi gereken bir sorundur.
Somut olayımızda; inşaatı devam eden yeni hizmet binasının çatısının, yoğun kar yağışı nedeniyle hasar görüp çökme tehlikesi ırz etmesi nedeniyle, personelin can güvenliğini düşünen bölük komutanının, binanın çatısına çıkılmasını yasaklaması söz konusudur. TSK İç Hizmet Kanununun "Umumi Vazifeler" bölümünde yer alan 40'ıncı maddesi Askerin bakımı, sağlığı, yedirilmesi, giydirilmesi, barındırılması ve moralinin yüksek tutulması dikkat ve itina ile sağlanacak en mühim vazifelerdir." hükmünü amirdir. Yasanın bu hükmü uyarınca, müstakil bir askeri birliğin komutanı olan bölük komutanının personelin sağlığını ve can güvenliğini sağlamakla yükümlü olduğu açıktır. Bu vazifeyi ifa edebilmesi için, mevcut şartlar dâhilinde en makul ve amaca elverişli çözümün, binanın çatısına çıkılmasının yasaklanması olduğunda tereddüt bulunmamaktadır. Alınan bu tedbirin, tutarsız, dengesiz, yersiz ve hukuka aykırı olmadığı da aşikârdır. Kaldı ki, yasaklamaya ilişkin emir, askeri birliğin güncel faaliyetlerinin yürütülmesine ilişkin idari bir düzenleme metninden ibaret olmayıp, somut bir tehlikeye karsı düşünülüp müstakil olarak kaleme alınarak personele tebliğ edilmiş dar kapsamlı bil emirdir.
Personelin sağlığını ve can güvenliğini korumanın, doğrudan asken birliğin disiplini, güvenliği ve üstlendiği vazife ile ilintili olduğu dikkate ılındığında, söz konusu emrin, askerlik maksat ve menfaatlerine hizmet ettiği, dolayısıyla emrin hizmete ilişkin olduğu ortaya çıkmaktadır.
Sonuç itibariyle; "Binanın çatısına çıkılmamasına" dair emri hizmete ilişkin kabul eden askeri mahkemenin kurduğu mahkûmiyet hükmünü onayan Daire kararı yerinde bulunmuş ve Başsavcılığın isabetli görülmeyen itirazının reddine karar vermek gerekmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy