(1632 S. K. m. 66)
Daire ile Başsavcılık arasında ortaya çıkan uyuşmazlık, 1,5 aylık hava değişimi süresinin nasıl hesaplanması gerektiği noktasındadır.
Daire; usul yasalarındaki düzenleme ile maddi ceza hukukuna ait hükümlerin istirahat ve hava değişimi sürelerinin hesabında uygulanamayacağı ve hava değişimi süresinin raporun düzenlendiği tarihte başlaması nedeniyle bir aylık sürenin sonraki ayın aynı sayıya denk gelen gününün başlangıcında sona erdiği sonucuna ulaşmış iken; Başsavcılık, bir aylık sürenin, sonraki ayın aynı sayıya denk gelen gününün sonunda biteceği düşüncesindedir.
Bu çerçevede yapılan incelemede;
Dikimevi Müdürlüğü emrinde askerlik nimetini ifa eden sanığa, GATA Haydarpaşa Hastanesinin 21.12.2001 tarih ve 8418 sayılı raporuyla, "durumsal anksiyete" teşhisi konularak "1,5 ay hava değişimi" verildiği, hava değişimi süresi ve bir günlük yol müddeti sonunda birliğine katılmayan sanığın 15.8.2002 tarihinde Ankara'da polis tarafından yakalanıp 19.8.2002 günü birliğine teslim edildiği dosya kapsamından anlaşılmıştır.
1111 sayılı Askerlik Kanununun 5'inci maddesinde, erbaş ve erler için muvazzaflık hizmet süresinin on sekiz ay olduğu belirtilmiştir. Kanunun 78'inci maddesinde de, hava değişimi süresinin muvazzaf hizmetten sayılacak kısmının üç ay ve bir buçuk ay olarak gösterildiği, yani sürelerin "ay" olarak değerlendirildiği görülmektedir. Ayrıca, gerek MSB. lığının uygulamasında ve gerekse Askeri Yargıtay kararlarında, askerlik hizmet süresinin "ay" hesabı üzerinden yapılacağı kabul edilmiştir.
TSK Personelinin Sağlık Muayene Yönergesinin (160-1) 3'üncü bölümünün 3'üncü maddesinde, "istirahat veya hava değişiminin, raporun düzenlendiği tarihten başlayacağı" öngörülmüştür.
353 sayılı Kanunun 53'üncü maddesinin 1 ve 3ncü fıkraları ise; "Günle tayin edilen mehillerde, mehilin, işlemesini gerektiren tebliğin yerine getirildiği veya olayın olduğu gün hesaba katılmaz...
...Mehil hafta veya ay olarak tayin edilmiş ise, işlemeye başladığı gün son haftada isim ve son ayda sayı itibariyle karşıtı olan günün tatil saatinde ve şayet ay sonunda başlayıp da son bulduğu ayda sayı itibariyle karşıt gün yoksa ayın son gününde biter..." şeklindedir.
Hava değişimi sürelerine ilişkin özel düzenleme olan TSK Personelinin Sağlık Muayene Yönergesindeki, hava değişimi süresinin raporun düzenlendiği tarihle başlayacağına dair hükmün, usul yasasındaki düzenlemeye nazaran öncelik kazandığı ve askerlik hizmetinde "ay" hesabının hava değişimi müddetinin belirlenmesinde esas alınması gerektiği açıktır. 353 sayılı Kanunun 53'üncü maddesi; mehilin başladığı ilk günü hesaba katmadığından, sonraki ayda sayı itibariyle karşıtı olan günün tatil saatinde sürenin son bulacağını benimsemesi makul ve kendi içerisinde tutarlıdır. Ancak, söz konusu Yönerge, raporun düzenlendiği tarihte hava değişimi süresinin başlayacağını öngördüğünden, bir ayın 32 gün olarak belirlenmesine yol açacak şekilde, 353 sayılı Kanunun 53'üncü maddesindeki düzenlemeyi aynen uygulamak suretiyle, sonraki ayın sayı itibariyle karşıtı olan günün bilimine kadar hava değişimi süresini uzatmak, mevcut yasal düzenlemeye ve yerleşik uygulamaya aykırıdır.
Bu itibarla, somut olayda, 21.12.2001 tarihinde başlayan 1,5 aylık hava değişimi süresinin ilk ayının, 20.1.2002 günü bitiminde, geri kalan on beş günlük sürenin ise 4.2.2002 günü sonunda sona erdiğinin kabulü gereklidir. Bir günlük yol müddeti tanındığında sanığın en geç 5.2.2002 günü sonunda birliğine katılması gerektiği ve müsnet suçun 6.2.2002 günü 00.00 saatinden itibaren başladığı aşikardır. Nitekim askeri mahkeme isabetli olarak suç başlangıç tarihini 6.2.2002 olarak belirlemiştir.
Sonuç olarak, askeri mahkemenin hükmünü yasaya uygun bulan Daire kararında isabetsizlik görülmemiş ve Başsavcılığın yerinde bulunmayan itirazın reddine karar verildi.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy