(1632 S. K. m. 132)
Daire ile Başsavcılık arasında ortaya çıkan uyuşmazlığın konusu, arkadaşının eşyasını çalmak suçunun sübuta erip ermediğine ilişkindir.
Daire; arkadaşı E.C.'ye ait cep telefonunu aralarındaki samimiyet ilişkisine dayalı olarak kullanmasından dolayı sanığın mağdurun rızası dâhilinde hareket ettiğinin kabulü gerektiğini belirterek, beraata ilişkin hükmün onanmasına karar vermiş iken,
Başsavcılık, mağdurun sanığın eylemine rıza göstermediğini, her iki öğrenci arasındaki arkadaşlık ilişkisinin cep telefonunun izinsiz olarak kullanmasına imkân verecek kadar ileri derecede de bulunmadığını, bu nedenlerle beraat hükmünün sübut yönünden bozulması gerektiğini ileri sürmüştür.
Olay tarihinde Hava Harp Okulu 3'üncü sınıf öğrencisi iken yargılama sırasında Yüksek Disiplin Kurulunun 29.1.2002 tarihli karan ile geçici olarak okuldan uzaklaştırılmasına karar verilen ve bu karar doğrultusunda 20.5.2002 tarihinde okuldan ilişiği kesilen O.G.'nin; ayrı koğuşta kalan arkadaşı öğrenci E.C.'ye ait cep telefonunu 21.10.2001 tarihinde bulunduğu çekmeceden aldığı ve bu cep telefonunu kullanmak suretiyle sırasıyla saat 21.57, 22.06 ve 23.13 de görüşme yaptığı, l.l1.2001 günü saat 19.54 de ise yine bu telefonu kullanarak başka bir cep telefonuna mesaj çektiği sabit olup, esasen hu konuda Daire ile Başsavcılık arasında herhangi bir uyuşmazlık da bulunmamaktadır.
Aralarında mağdur ile sanığın da bulunduğu bir kısım öğrencilerin arkadaşı durumundaki S.U.; huzurda tespit edilen yeminli ifadesinde, sanık ile mağdur E.C.'nin birbirlerine ait eşya ve giysileri müştereken kullandıklarını gördüğünü, bu kişilerin kardeş gibi birbirlerine yakın olduklarını, sanığın arkadaşına ait cep telefonunu kendi telefonunun konuşmaya kapalı olduğu bir dönemde kullanmış olabileceğini beyan etmiştir.
Sanığın mağdura dışarıdan arandığını beyan ederek telefon konuşmasının mahiyeti hakkında yalan söylediğini ileri süren T.E.K.'nın bu doğrultudaki açıklamaları mağdur E.C. tarafından teyit edilmiş değildir.
Sanık O.G.'nin kendisinden izin almadan cep telefonu ile konuştuğunu belirten mağdur E.C, koğuşta cep telefonu ile konuştuğunu görmesine karşın sanığa 5 dakika süreyle herhangi bir müdahalede bulunmayarak sadece telefon görüşmesini bitirmesini işaret etmiştir.
Sanığın yaptığı cep telefonu görüşmeleri 24.11.2001 tarihini taşıyan ayrıntılı fatura ile mağdur E.C.'ye tebliğ edilmesine karşın mağdur 2001 Kasım sonundan 4.3.2002 tarihine kadar geçen süreç içerisinde kendisine ait cep telefonunun izinsiz bir biçimde kullanıldığı yönünde herhangi bir şikâyet yada müracaatta bulunmamış, sanık hakkında (başka eylemler nedeniyle) soruşturmaya başlanılması üzerine atılı eylemin rızası dışında cereyan ettiğini ileri sürmüştür.
Sanık O.G.'nin öncelikle E.C.'nin nerede olduğunu sorduğu, koğuşta olmadığını öğrenmesi üzerine çekmecesinde duran cep telefonunu eline alarak, tanık E.K.'nın yanında aleni bir biçimde üç kez görüşme yaptığı ortadadır. Mağdurun koğuşa girmesine rağmen 5 dakika kadar cep telefonuyla konuşmayı sürdüren sanığın ortaya koyduğu hâl ve hareket tarzından eylemini gizleme yönünde bir niyet ve çaba içerisinde olmadığı anlaşılmaktadır.
Mal sahibinin rızasının bulunduğuna yönelik samimi bir inanç ve kanaate dayanılarak başkasına ait bir malın alınması durumunda hırsızlık suçunun teşekkül etmeyeceği doktrinde kabul edilmiştir. (Ord.Prof.Dr.S. DÖNMEZER-Kişilere ve Mala Karşı Cürümler 12'nci Baskı Sayfa 303.)
Tüm bu nedenlerle;
Yatılı askeri okulda üç yıldır birlikte eğitim görmelerinden dolayı yaşantılarının önemli bir bölümünü birlikte geçiren sanık ile mağdurun; bir arada eğitim görmenin neden olduğu karşılıklı itimat ve dayanışma duygusu çerçevesinde hareket edip birbirlerine ait bazı eşyaları önceden izin almadan karşılıklı olarak kullandıkları değerlendirilerek; mağdurun örtülü rızasına sahip olduğu kanaatiyle ona ait cep telefonunu kullanan sanıkta arkadaşının eşyasını çalmak suçunu işleme konusunda şuur ve irade bulunmadığı sonucuna varılmış ve askeri mahkemece tesis edilen beraat kararını onayan Daire kararına yönelik isabetli bulunmayan Başsavcılık itirazının ile reddine karar verilmiştir.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy