(353 S. K. m. 62)
Daire ile Başsavcılık arasında ortaya çıkan uyuşmazlık; sanığın menenjit hastalığı geçirdiğini öne sürmesi üzerine bu hastalığa ilişkin bilgi ve belgelerin temin edilmeden nöroloji uzmanı yerine psikiyatri uzmanının bilirkişi olarak dinlenilmesinin ve bu uzmanın verdiği mütalâaya itibar edilerek askeri hastaneden sağlık raporu alınmadan mahkûmiyet hükmü kurulmasının noksanlık teşkil edip etmediği noktasındadır.
Daire; uzmanlık alanına girmeyen bir konuda görüş bildiren psikiyatri uzmanının mütalaasıyla yetinilmesinin eksiklik olduğu sonucuna ulaşmış iken; Başsavcılık, sanığın kendisinde araz kalmadığını ve hâlen radyoda müdür yardımcısı olarak görev yaptığını belirtmesi karşısında, sanığın öne sürdüğü menenjit hastalığına ilişkin de görüş bildiren psikiyatri uzmanının mütalâasının yeterli görülmesi gerektiği düşüncesindedir.
Bu çerçevede yapılan incelemede;
Loj.Ds.Kt.Ord.BI.K.lığı emrinde askerlik hizmetini ifa eden sanığın, 20.8.2002 tarihinde, memleketi Karapürçek'e, aynı yıl içerisinde kullandığı önceki izninde yol süresi hakkından yararlandığından bu kez yol müddeti verilmeksizin on günlük izne gönderildiği, saat 08.00'da Ortaköy Nizam Karakolundan çıkış yaptığı, annesinin hastanede yattığına dair yazıyı 2.9.2002 tarihinde birliğine faksladığı, altı günlük son izin hakkı da kendisine tanınan sanığın 5.9.2002 günü saat 08.00'a kadar birliğine dönmesinin gerektiği, ancak gecikerek 29.9.2002 günü saat 17.30'da birliğine katılış yaptığı, askeri mahkemede yapılan sorgusunda :"...benim alkol ve uyuşturucu bağımlılığım yok, geçmişte sadece menenjit hastalığı geçirmiştim..." beyanında bulunduğu, vak'a kanaat raporunda evvelce ceza görmediğinin belirtildiği, adli sicilde kaydının bulunmadığı, 17.3.2003 tarihinde terhisini müteakip Adapazarında bir radyoda müdür yardımcısı olarak çalışmaya başlayan sanığın ortaokul mezunu olduğu dosya kapsamından anlaşılmıştır.
İlk bozma ilâmına uyan askeri mahkemenin, sanıktan menenjit hastalığına ilişkin somut bilgiler almadığı ve ilgili sağlık birimlerinden gerekli belgeleri istemediği; bilirkişi sıfatıyla sanıkla ön görüşme yapan psikiyatri uzmanının "...ben sanığı dinlediğimde de bu hususları bana izah etti. Ancak sekel bırakmadan iyileşmiş bir menenjit geçirdiği kanaatindeyim. Gerçeği algılama ve yorumlama yeteneğinde yani cezai ehliyetinde bir eksilme söz konusu değildir kanaatindeyim..." şeklindeki mütalâasını yeterli bularak mahkûmiyet hükmü kurduğu görülmüştür.
Beyin ve omuriliği kaplayan zarların iltihaplanması olarak tanımlanan menenjit hastalığının, nöroloji uzmanlarının ihtisası dahilinde kalan hastalıklardan biri olduğu kuşkusuzdur. Ancak, uzmanlık eğitiminden önce tıp ilminin her dalına ilişkin eğitim alan tabiplerin, bu hastalığa dair gerekli bilgilere sahip oldukları da aşikârdır. Kaldı ki, psikiyatri ve nöroloji olarak adlandırılan ruh hastalıkları ve sinir hastalıkları tıp dallan birbirleriyle bağlantılı olup iç içe geçmiş durumdadır. Bu iki dal arasındaki sıkı bağlantıya rağmen, münhasıran nöroloji kapsamında kalan spesifik durumlarda bizzat bu dalın uzmanının asıl yetkili tabip olduğu açıktır.
Somut olayımızda; sanığın ortaokul mezunu olup radyoda yöneticilik yaptığı, askerlik hizmetini tamamlayıp terhis olduğu, menenjit rahatsızlığından sonra araz kalmadığını beyan ettiği, somut olarak herhangi bir rahatsızlığını dile getirmediği, sanığın beyanlarını nazara alıp ve konunun önemini bilerek menenjit hastalığına ilişkin de irdeleme yapan psikiyatri uzmanının herhangi bir çekince belirtmeksizin yeminli mütalâasını bildirdiği ve bilirkişiye mütalâa vermesi için tevdi olunan vak'anın (sanık), bizatihi nöroloji uzmanının görüşünü belirtmesini gerektirecek nitelikte kompleks ve spesifik olduğuna dair herhangi bir emarenin dosyada bulunmadığı dikkate alındığında, yapılan işlemin yeterli ve amacına uygun olduğu, tereddüt uyandırmayan bilirkişi görüşünün nazara alınmasında herhangi bir yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.
Bu itibarla; Başsavcılığın yerinde görülen itirazının kabulüyle, isabetli bulunmayan Daire kararının kaldırılıp, temyiz incelemesine devam olunmak üzere dava dosyasının Dairesine iadesine karar vermek gerekmiştir.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy