(1632 S. K. m. 91)
Daire ile Başsavcılık arasında ortaya çıkan uyuşmazlığın konusu atılı eylemin hukuki vasfının belirlenmesinden ibarettir.
Daire, sanığın koğuş nöbetçisi J.Kr K.K.'ye karşı işlediği eylemin adiyen müessir fiil niteliğinde olduğunu, askeri bir suç olmadığı gibi askeri bir suçla da irtibatı bulunmayan eylemin sanığın terhis olması hâlinde adliye mahkemelerince kovuşturabileceğini belirterek, bu hususun araştırılmasının temini için mahkûmiyet hükmünün göreve dayalı noksan soruşturma sebebiyle bozulmasına karar vermiş;
Başsavcılık ise, İç Hizmet Kanununun 9 ve 13/2 ile İç Hizmet Yönetmeliğin 397'nci maddesi gereğince emretme yetkisini haiz üst olarak değerlendirilmesi icap eden koğuş nöbetçisi J.Er F.K.'ye karşı gerçekleştirilen müessir fiil eyleminin amire fiilen taarruz niteliğinde olduğunu ileri sürerek, mahkûmiyet kararının vasıf yönünden bozulması istemiyle Daire kararına karşı itirazda bulunmuştur.
İlçe Jandarma Komutanlığında görev yapan sanık J.Er S.Y.'nin 16.6.2002 günü saat 21.30 sularında alkollü bir biçimde geldiği erbaş ve erlere ait koğuşta "Nasıl benim yatağımı yapmazsınız. 5 dakika içerisinde koğuşu boşaltın..." şeklinde sözler sarf ederek kendisine müdahale etmek isteyen koğuş nöbetçisi Er F.K.'nin yüzüne tokatla vurduğu sabit olup, esasen bu konuda Daire ile Başsavcılık arasında herhangi bir uyuşmazlık da bulunmamaktadır.
Sanığa isnat olunan suçun hukuki vasfının isabetli bir biçimde belirlenebilmesi için öncelikli olarak mağdurun olay anındaki konum ve statüsünün açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
Dosyada yer alan olay tespit tutanağı, vak' a kanaat raporu ve tanık ifadelerinden mağdur J.Er F.K.'nin olay anında koğuş nöbetçisi onbaşılığı görevini mi yoksa koğuş nöbetçiliği görevini mi yürüttüğü anlaşılamamaktadır.
Dosyada bulunan onaysız hizmet cetveli fotokopisinde mağdur J.Er F.K.'nin koğuş nöbetçisi olarak görevlendirildiği yazılı ise de gerek bu görevlendirmenin hukuki dayanağının gerekse muhteviyatının hüküm vermeye elverişli kanıtlar hâline getirilerek dosyaya dâhil edilmesi gerekmektedir.
İç Hizmet Kanununun 76'ncı maddesi "Nöbet" görevini; "Askerlikteki müşterek hizmetlerin yapılmasını ve devamını sağlamak amacıyla bu hizmetlerin belirli bir sıra ve süre ile subay, astsubay, uzman çavuş, askeri memur, asken öğrenci erbaş ve erler ile Silâhlı Kuvvetler teşkilatı içinde görevli olan sivil şahıslar tarafından yapılması" şeklinde tarif etmiştir.
İç Hizmet Kanun ve Yönetmeliğinde yer alan nöbet görevleri dışında askeri hizmetin düzenli, etkin ve verimli biçimde yürütülebilmesini temin etmek maksadıyla, görevin gerektirdiği stratejik önem ve özellikler de dikkate alınarak başkaca nöbet hizmetlerinin oluşturulmasına kanuni bir engel bulunmamaktadır.
Nitekim J.Gn:368-l sayılı Jandarma Genel Komutanlığı Devamlı Emirler Muhtırasının İlçe Jandarma Komutanlıklarında ve Karakollarında tutulmasını öngördüğü nöbet hizmetleri arasında koğuş nöbetçiliği görevi de yer almaktadır.
İç Hizmet Yönetmeliğinde koğuş nöbetçisi şeklinde bir nöbet hizmetinin düzenlenmemiş olmasından ötürü mağdurun koğuş nöbetçi onbaşısı olarak değerlendirilmesi gerektiğine ilişkin tebliğname görüşüne bu nedenlerle iştirak edilmemiştir.
Yargılamaya esas maddi gerçeğin, iddia ve savunmaya yönelik beyanlara bağlı kalınmadan, eldeki tüm hukuki imkânlar kullanılarak, çok yönlü bir biçimde araştırılması Ceza Yargılama Hukukunun temel görevidir.
Bu nedenlerle;
1) Mağdur J.Er F.K.'nin koğuş nöbetçisi olarak mı yoksa koğuş nöbetçi onbaşısı olarak mı görevlendirildiğinin açıklığa kavuşturularak, konuyla ilgili görevlendirme emri ve talimatların dosyaya dâhil edilmesi,
2) Mağdurun yürüttüğü nöbet hizmetinin silâh ve teçhizatla tutulup tutulmadığının araştırılarak, nöbetçinin hâl ve hareket tarzını düzenleyen emir ve talimatların getirtilmesinin ardından elde edilecek sonuca göre mağdurun amir statüsünde olup olmadığının İç Hizmet ve Askeri Ceza Kanunun konuyla ilgili hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla; konuyla ilgili Başsavcılık itirazı yerinde görülmemekle birlikte Daire ilâmının itiraza atfen kaldırılarak, hükmün noksan soruşturma nedeniyle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy