(353 S. K. m. 227)
Daire ile askeri mahkeme arasında ortaya çıkan uyuşmazlık, hükmolunan hürriyeti bağlayıcı cezanın para cezasına çevrilmesine ilişkin gerekçenin isabetli ve doyurucu olup olmadığı ile cezanın ertelenmesi talebinin reddine dair gerekçenin yasal ve yeterli olup olmadığı noktasındadır.
Kurulumuzca, uyuşmazlık konusunun incelenmesine geçilmeden önce bozma sonrası tesis olunan hükmün direnme niteliği taşıyıp taşımadığı hususu tartışılmıştır.
Askeri mahkemenin, bozulan ilk hükmündeki 647 sayılı Kanunun 6 ıncı maddesinin uygulanmamasına ilişkin, "...sanığın geçmişte de göreve gerekli özeni göstermeme gibi eylemlerinin mevcudiyeti göz önüne alınarak gerek görevi, gerekse görevi dışındaki hususlarda ileride bir cürüm işlemekle çekineceği hususunda mahkeme heyetine tam bir vicdani kanaat gelmediğinden..." şeklindeki gerekçeye, direnmek suretiyle kurduğu son hükmünde de aynen yer verdiği, ancak direnme gerekçesini gösterirken, "...bu haliyle sanığın geçmişteki hâlinin göz önüne alınarak ve sanığın suç isleme eğilimine göre bir değerlendirme yapılacağı, bu yönden yapılan değerlendirmede her ne kadar sanığın geçmişte adli sicilde sabıkası yok ise de, Dz. K.K. lığının 28.11.2001 tarihli yazısı ekinde bulunan sabıka kaydında aralarında üç adet suç tarihinden önceki döneme ait ve iki adedi suç tarihinden sonraki döneme ait olmak üzere göreve gerekli özeni göstermemek suçundan dolayı disiplin cezası bulunan sanığın görevi ile ilgili hususlarda dikkat ve özeni göstermeyen bir yapıda olduğu, asker kişiler tarafından sivillerden farklı olarak disiplin cezası, disiplin suçu gibi mevcut uygulamaların kişinin suç isleme eğilimim değerlendirmede mahkemeye yol gösterici değerler taşıdığı, nitekim Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin 16.9.1997 gün ve 96/807-97/565 karar sayılı ilâmının da bu yönde olup, sanığın geçmişteki yazılı uyarılarının görev gereklerine ve hukuka uygun davranma eğilimini gösterdiği, bu haliyle sanığın geçmişteki disiplin cezalarının mahiyeti ve miktarı itibarı ile memuriyet görevi gereği hukuka uygun davranmama eğiliminde olduğu yönünde mahkeme heyetinde uyanan kanaatin yasaya uygun olup..." demek sureliyle, cezanın ertelenmemesine ilişkin gerekçeyi açıklamakla yetinmeyip, önceki hükmünde öne sürmediği kimi hususları cezanın ertelenmemesini haklı göstermek için kullandığı ve dolayısıyla gerekçesini genişlettiği görülmüştür.
Yargıtay ve Askeri Yargıtayın yerleşik uygulamasında kabul gördüğü üzere; bozma karan doğrultusunda işlem yapmak, bozmada belirtilen hususları tartışmak, dosyaya yeni kanıtlar ekleyip hunlara dayanmak, kararda yer almayan yeni ve değişik gerekçelerle hüküm kurmak, bozmaya eylemli uyma sonucu yem bir kararın tesis edildiğinin göstergesi olup, hükmün direnme niteliğini yitirmesi sonucunu doğurmaktadır. Asıl olan Daire tarafından temyiz denetiminin yapılması olduğundan, Dairesince incelenmemiş gerekçelerin Daireler Kurulunca denetlenmesi mümkün değildir.
İnceleme konusu dosyada; askeri mahkeme bozulan hükümdeki cezanın ertelenmemesine ilişkin gerekçeleri, yeni unsurlar eklemek suretiyle genişlettiğinden, hükmün direnme niteliğini yitirdiği ve yeni bir karar vasfına büründüğü açıktır.
Bu itibarla; temyiz incelemesinin Daireler Kurulunca yapılması mümkün olmadığından, dosyanın Dairesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy