(353 S. K. m. 165)
Daire ile Başsavcılık arasında ortaya çıkan uyuşmazlık, "çarşı izninde iken yasak yere girme" eyleminin iddia konusu yapılıp yapılmadığı noktasındadır.
Daire, iddianamede, sanığın yasak yerlere girdiğinden bahsedilmediği ve bu nedenle bu konuda açılmış bir dava bulunmadığı sonucuna ulaşmış iken; Başsavcılık, iddianamede yer verilen ilgili emrin altıncı maddesinde "yasak olan yerlere girilmeyeceği" ibaresi bulunduğundan, "yasak edilen yerlere girme" eylemi nedeniyle dava açılmış olduğu düşüncesindedir.
Bu çerçevede yapılan incelemede;
İddianamede, aynen; "Sanığın 31.12.2001 tarihinde çarşı iznine çıktığı, çarşı izninde iken alkol aldığı, bu hâlde iken inzibat görevlilerince yapılan kontrol sırasında yakalandığı ve birliğine teslim edildiği, birlik revirince yapılan muayenesinde alkollü olduğunun tespit edildiği, sanığın kendisine tebliğ edilen hafta sonu izninde hareket tarzlarını bildirir emrin 6'ncı maddesinde, hafta sonu izinlerinde kesinlikle yasak olan yerlere girilmeyeceği ve alkollü içki içilmeyeceğinin ifade edildiği, bu haliyle sanığın eyleminin emre itaatsizlikle ısrar suçunu oluşturduğu" şeklinde bir anlatıma ve tanımlamaya yer verilmiştir.
Hafta Sonu İzninde Hareket Tarzları konulu emrin 6'ncı maddesi "Hafta sonu izinlerinde kesinlikle yasal olan yerlere girilmeyecek, alkollü içecekler içilmeyecektir." cümlesinden ibaret olup, bölük komutanı tarafından hazırlanan suç vak'a raporunun olayın açıklaması bölümüne, "Her personele hafta sonu izninde hareket tarzları konulu emri tebliğ ederek ve bu konuda defalarca ikazlara rağmen adı geçen erin alkollü içki alarak emre itaatsizlikte ısrarı" ibaresi yazılmış ve bölük komutanı sanığın hazırlık ifadesini alırken, "31.12.2001 tarihinde çıkmış olduğunuz çarşı vardiya izninde alkol alınmayacağına dair emir tebellüğ etmenize rağmen Merkez Komutanlığı tarafından alkol aldığınız tespit edilmiştir." sorusunu yöneltmiştir.
353 sayılı Kanunun 165'inci maddesi ; "Hükmün konusu, duruşmanın sonucuna göre iddianamede gösterilen eylemden ibarettir...." hükmünü; aynı Kanunun 115'inci maddesi: 'İddianame, sanığın kimliğini, suç teşkil eden eylemin neden ibaret bulunduğunu...... gösterir." amir düzenlemesini içermektedir. Doktrin ve yerleşik uygulamada kabul gördüğü üzere; iddianamede, iddia konusu yapılan eylem açıkça belirtilmelidir. Eylemin anlaşılabilir bir şekilde sergilenebilmesi bakımından olayın anlatımı içerisinde yer verilip de, açıkça iddia konusu yapıldığı vurgulanmayan veya iddia konusu yapıldığı hususunda tereddüt duyulan kimi vakıa ve eylemlerin dava konusuna dahil olmadıklarının kabulünde hukuki zorunluluk bulunmaktadır.
İnceleme konusu davaya ilişkin iddianamede, olayın anlatımı aşamasında sadece "çarşı izninde iken alkol alma" eyleminin belirtildiği ve bu eylemin emre itaatsizlikte ısrar suçuna vücut verdiğinin delili olarak ilgili emrin altıncı maddesinin bir bütün hâlinde iddianameye nakledildiği dikkate alındığında, "yasak edilen yerlere girme" eyleminin iddia konusu yapılmadığı ortaya çıkmaktadır. Olayın sergilenmesinde "yasak edilen yerlere girme" eyleminden bahsedilmemesine rağmen, sırf, emrin ilgili maddesinin ayrım yapılmaksızın olduğu haliyle iddianameye alınmış olmasının, maddede geçen tüm eylemler bakımından da dava açıldığını göstermeyeceği açıktır. Her ne kadar, açılmış bir dava olup olmadığının tespitinde doğrudan nazara alınacak hususlar değil iseler de; suç vak'a raporu ile hazırlık ifadesi sorusunun da, sadece "izinde iken alkol alma" eylemine ilişkin olduğu göz ardı edilmemelidir.
Bu itibarla, "yasak edilen yerlere girme" eylemi nedeniyle açılmış bir dava bulunmadığı sonucuna varmış olan Daire kararı yerinde bulunmuş ve Başsavcılığın isabetli görülmeyen itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy