(1632 S. K. m. 51)
Daire ile Başsavcılık arasındaki uyuşmazlığın konusu; şiddetli haksız tahrik hükümlerinin uygulanabilmesi açısından noksan soruşturma teşkil edebilecek herhangi bir eksiklik bulunup bulunmadığına ilişkindir.
Daire, sanığın aksi kanıtlanamayan beyanlarının mahiyet ve ağırlığı itibariyle hafif haksız tahrik olarak değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle bu doğrultudaki mahkûmiyet hükümlerinin onanmasına karar vermiş iken.
Başsavcılık, sanık tarafından beyan edilen hakaret ve müessir fiil eylemlerinin varlığının şiddetli haksız tahrik hükümlerinin uygulanabilme ihtimali çerçevesinde araştırılması gerektiğini ileri sürerek, Daire kararına karşı itirazda bulunmuştur.
Muhafız Bölük Komutanlığı emrinde askerlik hizmetini sürdüren P.Er O.A.' nın 1.3.2003 günü 22.30-00.30 saatleri arasındaki Selimiye Cami Avlu nöbetini tutmak üzere değiştirici Onb.S.E. refakatinde diğer nöbetçilerle birlikte nöbet yerine götürülürken mağdur P.Onb.F.K.'ye gıyabında ana avrat küfretmeye başladığı, edilen bu küfürleri duyan P.Onb.S.E.'nin sanığı küfretmemesi hususunda ikaz ettiği, uyarıyı dinlemeyen P.Er O.A.nın bu kez Onb.S.E.'ye hitaben "Senin de ananı avradını sinkaf ederim" diyerek küfrettiği. akabinde hamili bulunduğu tüfeğinin dipçiği ile mağdur S.E.'ye vurmak için hamle yaptığı, diğer nöbetçilerin aktif müdahalesi sonucunda sanığın tesirsiz hâle getirildiği, bu şekilde gelişen eylemler bütünü içerisinde sanığın P.Onb.F.K.ye karsı üste hakaret; P.Onb.S.E.'ye karşı ise üste hakaret ve üste fiilen taarruz; suçlarını işlediği sabit olup, esasen bu konuda Daire ile Başsavcılık arasında herhangi bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Sanık P.Er O.A., son soruşturma esnasında vermiş olduğu sorgusunda; olaydan 1.5 saat evvel yapılan yat içtiması esnasında mağdurlardan P.Onb.F.K.'nin kendisine içeriğini tam olarak han dayamadığı şekilde küfür ettiğini, diğer mağdur P.Onb.S.E.'nin de tekmesine maruz kaldığını, olayı o günkü nöbetçi amiri olan yüzbaşıya anlattığını beyan etmiştir.
Huzurda dinlenen tanıklardan P.Br H.Ö., yeminli ifadesinde; yal içtiması sırasında sanığın P.Onb.S.E. ve P.Onb.F.K. ile tartıştığını duyduğunu beyan etmiştir.
Askeri mahkeme; ağır haksız tahrik hükümlerinin tatbikini gerektirebilecek nitelikteki bu eylemlerinin içerik ve mahiyetini araştırmaksızın, suçların hafif haksız tahrik altında işlendiğini kabul etmiştir.
Oysaki yargılamaya esas maddi gerçeğin herhangi bir tahmin, yorum veya varsayıma sebebiyet vermeksizin çok yönlü bir biçimde araş tın İması ceza yargılama hukukunun temel görevidir.
Bu itibarla;
1) P.Onb.F.K.'nin hakaret ve P.Onb.S.E.'nin ise müessir fiil eylemine maruz kaldığım beyan eden sanığa hu yündeki delillerinin nelerden ibaret olduğunun da sorularak konunun kapsamlı olarak arattırılması,
2) Olay günü Nöb. amiri olan kişinin O.A.'nın iddiaları doğrultusunda tanık sıfatıyla dinlenilerek, sanığın maruz kaldığı hakaret ve müessir fiil eylemleriyle ilgili olarak kendisiyle görüşüp görüşmediğinin belirlenmesi,
3) Yapılacak araştırma sonucunda iddiaların aksi kanıtlanamaz ise, var olan şüpheli durumdan sanığın yararlandırılması cihetine gidilerek ağır haksız tahrik hükümlerinin tatbikine karar verilmesi, gerektiğinden Başsavcılığın konu ile ilgili itirazının kabulü ile onamaya ilişkin Daire kararının kaldırılmasına, mahkûmiyet hükümlerinin noksan soruşturma yönünden bozulmalarına karar verilmiştir.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy