(353 S. K. m. 12)
Daire ile Başsavcılık arasında ortaya çıkan uyuşmazlık; eşi ile birlikle iştirak hâlinde "haksız mal edinme" suçunu işlediği iddia olunan asker kişi sanık hakkında, ayrıca "şartnameye aykırı mal kabul etmek", memuriyet görevini kötüye kullanmak ve cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak suçlarından da açılmış kamu davaları bulunduğundan, "haksız mal edinme" suçundan sanığı yargılama görevinin hangi mahkemeye ait olduğu noktasındadır.
Daire; haksız mal edinme suçunun şartnameye aykırı mal kabul etmek suçuyla irtibatlı olduğunu nazara alıp, haksız mal edinme suçu bakımından da askeri mahkemenin görevli olduğu sonucuna ulaşmış iken; Başsavcılık, askeri suç niteliğinde olmayan haksız mal edinme suçunu sivil şahıs ile birlikte işlediği iddia olunan sanığın 353 S.K' nın 12'nci maddesine göre adliye mahkemesinde yargılanması gerektiği düşüncesindedir.
Bu çerçevede yapılan incelemede;
2 No.lu Muayene Komisyon Başkanı olarak görev yapan sanığın, 1999-2002 yılları arasında, on altı kez şartnameye aykırı mal kabul etmek, memuriyet görevini kötüye kullanmak, cürüm için teşekkül oluşturmak ve haksız mal edinme suçlarını işlediği, keza eşi N.A.'nın da sanığın haksız mal edinme eylemine iştirak etmek suretiyle haksız mal edinme suçunu işlediği iddiaları ile kamu davası açıldığı, yargılamanın ileriki aşamalarında haksız mal edinme suçundan her iki sanık hakkında yürütülen yargılamaların diğer suçlarla ilgili yargılanmalardan tefrik kararıyla ayrıldıkları, haksız mal edinme suçunun askeri suç niteliği taşımadığını ve müsnet suçun sivil kişi ile birlikte işlendiğinin iddia olunduğunu dikkate alan askeri mahkemenin her iki sanık hakkında görevsizlik kararı verdiği, askeri savcının temyiz başvurusu üzerine sivil şahıs hakkındaki kararın onandığı ve asker kişi hakkındaki kararın ise itiraz konusu yapıldığı görülmüştür.
Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun 6.6.2002 tarih ve 2002/44-46 sayılı kararıyla; haksız mal edinme suçunun askeri mahalde işlenen bir suç olduğu, soruşturmaların askeri savcılar tarafından yapılacağının yasada öngörüldüğü ve haksız mal edinmenin askeri görev sırasındaki suiistimaller ile irtibatlı bulunduğu dikkate alınarak, 353 S.K' nın 9'uncu maddesi uyarınca haksız mal edinme suçundan askeri kişiyi yargılama görevinin askeri mahkemeye ait olduğuna karar verilmiştir.
Sanığın "eşi ile birlikte" haksız mal edinme suçunu işlediği iddiasının vaki olmadığı, yani asker kişinin ASCK' nın 143, TCK' nın 313, 240 ve 3628 sayılı Kanunun 13'üncü maddelerinde düzenlenmiş suçları tek başına işlediğinin iddia edildiği durumda, asker kişi sanığın iddia konusu suçlar bakımından askeri yargıya tâbi olduğunda tereddüt bulunmamaktadır. Ancak, inceleme konusu dosyada, asker kişinin sivil şahıs ile birlikte haksız mal edinme suçunu işlediği iddia olunduğundan, 3628 S.K' nın 13 ve 353 S.K' nın 12 ve 18'inci maddeleri gözden geçirilmelidir.
İddianamede sanığın işlediği iddia olunan haksız mal edinme suçuyla ilgili uygulanması istenen 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunun 13'üncü maddesinin ilk fıkrası: "Kanunen daha ağır bir cezayı gerektirmediği takdirde haksız mal edinene...ceza verilir." şeklindedir. Madde metninden anlaşılacağı üzere, "sanığın iddia konusu eylemi daha ağır bir cezayı gerektiren bir başka suça vücut verdiği takdirde" bu maddenin uygulanma kabiliyeti kalmamaktadır. Bu nedenle, 3628 S.K'nın 13'üncü maddesi uyarınca cezalandırılmanın istenildiği kamu davalarında, öncelikle bu irdelemenin yapılması gereklidir. Dolayısıyla, bu suçla ilgili yargılamanın, iddia konusu yapılmış diğer suçlar ile doğrudan bağlantılı olduğu açıktır. Esasen bu bağlılık, 353 S.K'nın 18'inci maddesinin öngördüğü anlamda şahsi veya fiili bağlılıktan öte, 3628 S.K'nın 13'üncü maddesinin yukarıda değinilen özelliğine nazaran, gerek maddi ceza hukuku ve gerekse ceza usul hukukunun zorunlu kıldığı bir bağlılıktır.
353 S.K'nın 12'nci maddesi; "Askeri mahkemelere ve adliye mahkemelerine tâbi kişiler tarafından bir suçun müştereken işlenmesi hâlinde eğer suç Askeri Ceza Kanununda yazılı bir suç ise sanıkların yargılanmaları askeri mahkemelere; eğer suç Askeri Ceza Kanununda yazılı olmayan bir suç ise adliye mahkemelerine aittir." amir hükmünü içermektedir. Kanun koyucu bu madde ile bir tercih yapmış ve ceza yargılamasının kesintisiz, sağlıklı ve bir bütün hâlinde yürütülebilmesi için, suçun niteliğine göre görevli mahkemenin tayini yoluna gitmiştir. Esasen sivil kişinin adliye mahkemelerinde yargılanması ilkesine azami dikkat gösteren kanun koyucu, askeri suçun askeri ve sivil kişiler tarafından müştereken işlenmesi hâlinde sivil kişinin de askeri mahkemede yargılanmasına cevaz vermek suretiyle, ceza yargılamasının işlerliğine verdiği önemi göstermiştir.
Bu değerlendirmeler ışığında inceleme konusu uyuşmazlık ele alındığında;
Müteaddit kez şartnameye aykırı mal kabul etmek, memuriyet görevini kötüye kullanmak ve cürüm için teşekkül oluşturmak suçlarından askeri mahkemede yargılaması devam eden asker kişi sanığın, 3628 S.K'nın 13'üncü maddesinde düzenlenmiş olan haksız mal edinme suçundan mahkûm edilmesinin, diğer suçlarla ilgili verilecek kararlara doğrudan bağlı olduğu, bu bağlılığın, haksız mal edinme suçuna ilişkin yargılamanın da askeri mahkemede yapılmasını gerektirdiği ve 353 S.K' nın 12'nci maddesinde yer alan düzenlemenin esasen ceza yargılamasının işlerliğini hedeflediği dikkate alındığında, bu hedefi gerçekleştirebilecek yegâne çözümün, 353 S.K'nın 18'inci maddesine nazaran, haksız mal edinme suçuna ilişkin yargılamanın da diğer suçlarla ilgili yargılamayla birlikte yürütülmesi olduğu kanısına varılmıştır.
Kaldı ki; sanığın haksız mal edinme suçunu islediği iddiasına iddianamede yer verilirken, bu suça vücut veren eylemin, isnat olunan sucun oluştuğunu düşündürecek vakıaların, haksız mal edinmenin kaynağının, eylemin icra şeklinin ve eylemin neticesinde elde edilen haksız mal varlığının iddianamede gösterilmemiş ve görevsizlik kararında da belirtilmemiş olması karşısında; diğer suçlarla ilgili yargılama sonucunun, haksız mal edinme suçuna dair yargılamanın da konusunu belirleyecek olması nedeniyle, haksız, mal edinme suçuna ait yargılamanın diğer suçlarla ilgili yargılamayla birlikte yapılması gereği ortaya çıkmaktadır.
Bu itibarla; askeri mahkemenin asker kişi hakkındaki görevsizlik kararını bozan Daire kararı yerinde bulunmuş ve Başsavcılığın isabetli görülmeyen itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy