(353 S. K. m. 17)
Daire ile Başsavcılık arasında onaya çıkan uyuşmazlığın konusu. müteaddit kez şartnameye aykırı mal kabul etmek ve haksız mal edinmek suçlarından dolayı hakkında kumu davası açılan ve yargılamanın devam ettiği tarihte kendi isteğiyle emekliye ayrılarak TSK' dan ilişiği kesilen sanık Kim. Alb. F.C.S. nin isnat konusu haksız mal edinme eylemiyle ilgili yargılama görevinin hangi yargı merciine ait olduğu noktasındadır.
Daire; haksız mal edinme fiili ile şartnameye aykırı mal kabul etmek eylemi arasında ASCK' nın 18 inci maddesinin öngördüğü biçimde birlikle yargılanmayı gerektirir bir bağlılık bulunduğunu kabul ederek, bu isnatla ilgili yargılama görevinin askeri mahkemeye ait olduğu sunucuna varmış iken,
Başsavcılık ise, atılı haksız mal edinme eyleminin askeri bir suç olmadığını, askeri bir suçla da irtibatının bulunmadığını belirterek, yargılama esnasında emekliye ayrılan sanık hakkındaki yargılama görevinin 353 sayılı Kanunun 17'nci maddesi gereğince adliye mahkemelerine ait olduğunu ileri sürmüştür.
Bölge Başkanı sanık Kim. Alb. F.C.S. hakkında Askeri Savcılığın 8.7.2002 tarih ve 2002-16 evrak. 2002/16-254 esas ve karar sayılı iddianamesi ile TCK nın 209/1, 80, 3628 sayılı Kanunun 13. 14 ve 15'inci maddeleri, TCK' nın 240, 80, 313, 240 ve ASCK nın 143 (10 kez), TCK' nın 71, ASCK nın 30'uncu maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı ve mahkemenin 2003/72 sayılı esasında kayıtlı olarak yürütülmekte olan davanın 26.9.2003 tarihli celsesinde, sanık hakkındaki haksız mal edinmek suçuna yönelik bölümünün 2003/72 esas sayılı dava dosyasından ayrılmasına ve mahkemenin 2003/410 esas numarasına kaydedilerek yürütülmesine karar verildiği ve bu esas ürerinden görülmekle olan davanın 20.11.2003 tarihli cebesinde ise, bu suptan yargılama görevinin adliye mahkemelerine ait olduğundan, askeri mahkemenin görevsizliğine karar verildiği, sanık hakkında diğer suçlardan dolayı açılan davanın ise, askeri mahkemenin 2003.72 sayılı esasında kayıtlı olarak yürütülmekte olduğu dosyanın incelenmesinden anlaşılmıştır.
ASMKYUK'nın, askeri mahkemelerin genci olarak görevlerim düzenleyen 9'uncu maddesi, "Askeri mahkemeler, kanunlarında aksi yazılı olmadıkça asker kişilerin askeri olan suçları ile bunların asker kişiler aleyhine veya askeri mahallerde yahut askerlik hizmet ve türevleri ile ilgili olarak işledikleri suçlara ait davalara bakmakla görevlidirler" hükmünü içermektedir.
"Askeri suç", öğretide ve uygulamada:
(a) Unsurları ve cezalarının tamamı Askeri Ceza Kanununda yazılı olan, bir başka ifadeyle, Askeri Ceza Kanunu dışında hiçbir Ceza Kanunu ile cezalandırılmayan suçlar;
(b) Unsurları kısmen Askeri Ceza Kanununda, kısmen diğer Ceza Kanunlarında gösterilen suçlar;
(c) Türk Ceza Kanununa atıf suretiyle askeri suça dönüştürülen suçlar; olmak üzere üç grupta belirlenmiştir.
Sanığa isnat olunan "Haksız Mal Edinmek" suçu 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanununda düzenlenmiş olup aynı Kanunun 4'üncü maddesinde; "Kanuna veya genel ahlâka uygun olarak sağlandığı ispat edilemeyen mallar veya ilgilinin sosyal yaşantısı bakımından geliriyle uygun olduğu kabul edilemeyecek harcamalar seklinde ortaya çıkan artışlardır" şeklinde tanımlanmıştır.
Bu durumda, "Haksız Mal Edinmek" suçunun unsur ve müeyyidesi 3628 sayılı Kanunda düzenlenmiş olup. Askeri Ceza Kanununda yer alan suçlardan olmadığı gibi, Askeri Ceza Kanununun atılla bulunduğu suçlar arasında da yer almamaktadır. Dolayısıyla, belirtilen suçun askeri suç olmadığı hususunda şüphe bulunmamaktadır.
ASMKYUK'nın 17'nci maddesi, "Askeri mahkemelerde yargılanmayı gerektiren ilginin kesilmesi, daha ünce işlenen suçlara ait davalara, bu mahkemelerin bakma görevini değiştirmez. Ancak, suçun; askeri bir suç olmaması, askeri bir suça bağlı bulunmaması ve sanık hakkında kamu davası yılmamış olması hâlinde askeri mahkemenin görevi sona erer.'' şeklindeyken, "....ve sanık hakkında kamu davası açılmamış olması..." cümlesi. Anayasa Mahkemesinin 1.7.1908 tarih ve 1996/74 T., 1998/45 K. sayılı karan ile iptal edilmiştir.
Hâlen yürürlükte olan düzenlemeye göre askeri mahkemelerde yargılanmayı gerektiren ilginin kesilmesi hâlinde sanıklara yüklenen suçun askeri bir suç olmaması, askeri bir suça bağlı bulunmaması hâlinde, asker" mahkemenin görevi sona erecektir.
Ancak; iddianamede sanığın işlediği iddia olunan haksız mal edinme suçuyla ilgili uygulanması islenen 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunun 13'üncü maddesinin ilk fıkrası "Kanunen daha ağır bir cezayı gerektirmediği takdirde haksız mal edinene...ceza verilir." şeklindedir. Madde metninden de anlaşılacağı üzere, "sanığın iddia konusu eylemi daha ağır bir cezayı gerektiren bir başka suça vücut verdiği takdirde" bu maddenin uygulanma kabiliyeti kalmamaktadır. Bu nedenle, 3628 S.K' nın 13'üncü maddesinin tatbiki istemiyle açılan kamu davalarında, öncelikle bu irdelemenin yapılması gereklidir dolayısıyla, bu suçla ilgili yargılamanın, iddia konusu yapılmış diğer suçlar ile doğrudan bağlantılı olduğu açıktır. Esasen bu bağlılık, 353 S.K'nın 18'inci maddesinin öngördüğü anlamda şahsi veya fiili irtibattan da öte, 3628 S.K'nın 13'üncü maddesinin yukarıda değinilen özelliğinden kaynaklanan, (Bu suçun askeri mahkemede görülen diğer suçların unsuru olması ihtimali) gerek maddi ceza hukuku ve gerekse ceza usul hukukunun zorunlu kıldığı bir bağlılıktır.
Bu bilgiler ışığında yargılama konusu olayımıza dönüldüğünde;
Müteaddit kez muayenede şartname ve sözleşmeye aykırı mal kabul etmek suçunun sanık Em. Kim. Alb. F.C.S. açısından oluştuğunu ileri süren iddianamede: bu fiilin kim veya kimlerden ne miktarda menfaat temin etme karşılığında gerçekleştirildiği yönünde herhangi bir bilgi ya da açıklama yer almamaktadır. Sanık F.C.S.nin mal varlığındaki artısın kaynağının tamamının ya da bir kısmının bu yönde oluşabilecek bir haksız kazanca dayandığının belirlenmesi durumunda; haksız mal edinme suçu ile ilgili davanın sonuç ve akıbetinin de bundan etkileneceği ortadadır.
Bu itibarla;
Gerek müteaddit (10) kez muayenede sözleşme ve şartnameye aykırı mal kabul etmek ve haksız, mal edinmek eylemleriyle ilgili vakıaların gerekse dosya kapsamında yer alan müşterek kanıtların; vicdani delil sisteminin gerekleri doğrultusunda irdelenip, haksız olduğu iddia edilen mal varlığındaki artış ve kazanımların kökeninin askeri suç niteliğindeki şartnameye aykırı mal kabul etmek eylemlerinden kaynaklanıp kaynaklanmadığının açıklığa kavuşturularak, elde edilecek sonuca göre, sanığın hukuki durumunun tayin ve tespiti ile buna bağlı olarak da görevli yargı merciinin belirlenmesi gerekmektedir.
Diğer yandan, ayrı bir suç dosyası hâlinde yargılamayla devam edilen mahiyeti itibarı ile haksız kazanç teminine yönelik eylemler niteliğinde olan ve cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak şeklindeki isnatların ilerleyen yargılama sürecinde vasıf değişikliklerine uğrayıp askeri suç niteliğinde eylemlere dönüşebilme ihtimali de bulunduğundan, haksız olduğu ileri sürülen mal varlığının bu fiillerle de irtibatlı olabileceğinin dikkate alınması gerekmektedir.
Bu itibarla; askeri mahkemece verilen görevsizlik kararını bozan Daire ilamında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden, aksi yöndeki Başsavcılık itirazının reddine karar verilmiştir.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy