(1632 S. K. m. 88)
Daire ile Başsavcılık arasında ortaya çıkan uyuşmazlık konusu; anlı emre itaatsizlikte ısrar suçunun toplu erat karşısında işlenip işlenmediği noktasındadır.
Daire; bölükte görevli erbaş ve erlerin yemekhaneye topluca götürülmesinin evvelce yayınlanan emrin bir gereği olduğunu, istirahat süresi içerisinde de olsa yürüyüş kolunda yemekhaneye doğru ilerleyen askerlerin durumunun hizmet hâli kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini; sayıları 40 ile 45 arasında değişen bu topluluk önünde cereyan eden itaatsizliğin ise ASCK'nın 14 ve 88'inci maddeleri gereğince toplu erat karşısında emre itaatsizlikte ısrar suçunu oluşturduğu sonucuna varmış iken,
Başsavcılık, istirahat saatleri içerisinde yemekhaneye doğru ilerlemekte olan er ve erbaşların askeri bir hizmetin icrası için bir araya getirilmediklerini, bu konuda yayımlanan direktifin amacının ise yemeğin belirlenen süre zarfında ve düzenli biçimde yenilmesini sağlamak olduğunu, yemekhaneye doğru yürümekte olan askerlerin bu yönüyle ASCK'nın 14'üncü maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceğini ileri sürerek, bozma ilâmına karşı itirazda bulunmuştur.
Edirne 9'uncu Mknz.P.Bl. K.lığı emrinde görev yapan sanık P.Er E.S.'nin; 14.10.2003 günü saat 12.20 sularında P.Çvş.O.K.'nin emir ve komuta ettiği 40-45 kişilik grupla birlikte yemekhaneye doğru ilerlerken ellerini cebine sokup uygun adımda yürümediği, durumu gören Çvş.O.K.'nin sanığa "ellerini cebinden çıkartıp, toplulukla birlikte uygun adımda yürümesi" hususunda 3-4 kez sözlü emir verdiği, bu emirlere itaat etmeyen P.Er E.S.'nin üstü durumunda bulunan mağdura "elim sana giriyor mu" şeklinde karşılık verdiği, sabit olup, esasen bu konuda Daire ile Başsavcılık arasında herhangi bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Sanığın mağdur P.Çvş.O.K.'ye karşı yukarıda belirtilen sözleri sarf etmek suretiyle üste hakaret suçunu işlediği kabul edilerek, ASCK'nın 85/1 ve TCK'nın 59/2'nci maddeleri gereğince neticeten 2 ay 15 gün hapis cezasıyla mahkûmiyetine karar verilmiş, temyiz edilen hüküm Dairece onanmak suretiyle kesinleşmiştir.
Dosyada yer alan bilgilere göre; olayın meydana geldiği 14.10.2003 tarihinde bölük nöbetçi çavuşu olan P.Uzm.Çvş.A.A.; öğleden önceki eğitim süresinin sona ermesinin ardından bölük içerisinde en kıdemli çavuş durumundaki P.Çvş.O.K.'ye emir ve komutayı teslim ederek, bölüğün toplu biçimde yemekhaneye götürülmesi hususunda emir vermiştir.
3'üncü Mknz.P.Tb.K.lığının onaylı bir sureti dosyada bulunan ve suç tarihinden önce bölük personeline tebliğ edilen emri "Bölük personelinin yemeğe toplu olarak gidip, yine toplu olarak çıkacağını öngörmektedir. Sanığın görev yaptığı birliğin komutanı P. Yzb. C.S. huzurda tespit edilen yeminli ifadesinde; birlik ilerisindeki olağan ve yerleşik uygulama doğrultusunda bölükte görevli erbaş ve erlerin yemeğe toplu olarak gidip, yemekten toplu olarak döndüklerini, tabur komutanlığının bu konuda emir yayınlaması üzerine kendisinin de yemekhaneye bir çavuşun emir ve komutasında gidilmesi hususunda emir verdiğini beyan etmiştir.
Tabur ve Bölük K. lığının "yemekhaneye toplu olarak gidilmesi ve toplu olarak çıkılması" hususundaki emirlerinin askerlerin beslenme ihtiyaçlarının düzenli bir biçimde karşılanmasının temini ile her askerin bir diğerinin hakkını çiğnemesine engel olmak şeklindeki doğrudan askeri hizmete ilişkin menfaatlerin korunmasını hedeflediği açıktır.
Emre itaatsizlikte ısrar suçunun oluşabilmesi için; her şeyden önce verilen emrin hizmete ilişkin olması zorunlu bulunmaktadır. Bu nedenle "hizmet ve hizmete ilişkin" kavramlarının tartışılmasında yarar vardır. Hizmet; TSK İç Hizmet Kanunun 6'ncı maddesinde "Kanunlarla nizamlarda yapılması yapılmaması yazılmış olan hususlarla, amir tarafından yazı ile veya sözle emredilen veya yasak edilen işlerdir" şeklinde tanımlanmış iken, ASCK'nın 12'nci maddesi hizmeti; "Malûm ve muayyen olan hususlar ile amir tarafından emredilen askeri vazifenin madun tarafından yapılması..." olarak tarif etmiştir.
İç Hizmet Kanunun 7'nci maddesine göre ise vazife; "Hizmetin icap ettirdiği şeyi yapmak veya men ettiği şeyi yapmamaktır. Bu açıklamalar ışığında, ASCKnın 12nci maddesindeki "Malûm ve muayyen olan askeri vazifeyi; kanunlarda yapılması veya yapılmaması açıkça gösterilmiş olan hususlar olarak; "Bir amir tarafından emredilen vazife" yi ise; kanunlarda ve nizamlarda açıkça gösterilmeyip yetkililerin takdirlerine bırakılan hususlar şeklinde anlamak gerekmektedir. Bu tanımlamalardan çıkan ilk sonuç; emir vermeye yetkili amirlerin hizmetin düzgün, verimli ve kesintisiz bir biçimde yürütülmesini temin etmek maksadıyla ve kanuna aykırı düşmemek koşuluyla somut kural ve prensipler ihdas edebilme yetkisine sahip olduklarıdır.
ASCK' nın 12, 87 ile İç Hizmet kanunun 6 ve 7'nci maddelerinin içeriğinden çıkan diğer sonuç ise, malûm ve muayyen hâle getirilerek ilgilisine duyurulan hizmete ilişkin kurallara bilerek ve isteyerek riayet edilmemesinin emre itaatsizlikte ısrar suçuna vücut verebileceğidir.
ASCK' nın 88'inci maddesi itaatsizliğin toplu erat karşısında işlenmesini askeri hizmet ve disiplinin korunması açısından daha vahim bir hâl olarak değerlendirerek, bu yöndeki ihlâlleri emre itaatsizlikte ısrar suçunun nitelikli bir hâli olarak müeyyideye bağlamıştır.
Belirtilen madde; bir topluluğun eğitim, spor veya yemeğe gitme maksadıyla toplanması gibi herhangi bir alt ayrıma yer vermemiş, itaatsizliğin amir ve fail dışında hizmet maksadıyla bir araya gelen 7'den fazla asker şahsın önünde gerçekleştirilmesini yeterli saymıştır.
Bölük Komutanının İç Hizmet Kanununun 6 ve ASCK' nın 12'nci maddeleri gereğince vermiş olduğu emirler doğrultusunda teşkil ettirilen ve P.Çvş.O.K.'nin sevk ve idaresi altında düzenli, disiplinli ve uygun adım yürüyüşünde yemekhaneye doğru ilerlemekte olan topluluk aynı zamanda yanaşık düzen eğitiminin ayrılmaz bir parçası durumundaki sıra hâlinde yürüyüş faaliyetini de icra etmektedir.
Her faaliyetin belirli bir düzen ve disiplin içerisinde gerçekleştirilmesin öngören askerlik yaşamında, askerlerin önceden belirlenmiş saatlerde doyurulması da zorunludur. Bu anlamda yemeğe belirli bir düzen ve sıra içerisinde gitme yükümlülüğü askerlik hizmetinin doğal bir gereğidir. Ancak yemeğin toplu olarak yenilip, yemekhanenin terk edilmesinden sonradır ki, askeri hizmetin bitip, istirahatın başladığının kabulü gerekir.
Bu itibarla;
Askeri usul ve nizamın öngördüğü program ve intizam içerisinde, belirli bir amirin emir ve komutasında uygun adım yürüyüşünde ilerleyen 40-45 kişilik topluluğun ASCK'nın 14'üncü maddesinin aradığı anlamda hizmet maksadıyla bir araya geldiğinin kabulü gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerden dolayı;
Atılı emre itaatsizlikte ısrar eyleminin toplu asker karşısında işlendiği sonucuna varan Dairenin bu değerlendirmesinde kanuna aykırı bir yön ve isabetsizlik bulunmadığından, Başsavcılığın aksi doğrultudaki itirazının reddine karar verilmiştir.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy