(353 S. K. m. 32)
Daire ile Başsavcılık arasında ortaya çıkan uyuşmazlığın konusu, Jandarma Genel Komutanlığı Askeri Mahkemesi ile 48'inci İç Güvenlik Tugay Komutanlığı Askeri Mahkemesi arasında çıkan olumsuz yetki uyuşmazlığının çözümüne ilişkindir.
Daire; sanık H.S. hakkındaki iddianamenin (istinabe edilen) 48'inci iç Güvenlik Tugay Komutanlığı Askeri Mahkemesinde yapılan duruşmada okunmuş olmasından dolayı, Jandarma Genel Komutanlığı Askeri Mahkemesinin vermiş olduğu yetkisizlik kararının kanuna aykırı olduğu sonucuna vararak, her iki askeri mahkeme arasında ortaya çıkan olumsuz yetki uyuşmazlığını Jandarma Genel Komutanlığı Askeri Mahkemesinin yetkisizlik kararını kaldırmak suretiyle çözümlemiş iken,
Başsavcılık, Jandarma Genel Komutanlığı Askeri Mahkemesinde sanık Y.Ö. ile ilgili olarak iddianamenin okunmuş olmasının, huzurda bulunmayan diğer sanık H.S. hakkında iddianamenin okunması zorunluluğunu değiştirmeyeceğini ileri sürerek, 48'inci İç Güvenlik Tugay Komutanlığı Askeri Mahkemesinin yetkisizlik kararının kaldırılmasına karar verilmesi istemiyle aksi doğrultudaki Daire kararına karşı itirazda bulunmuştur.
Artvin/Borçka 211'inci Hd.A. 3'üncü Hf.P. Tb. Komutanlığı emrinde görevli iken izin süresini geçiren ve başka bir suçu nedeniyle tutuklu bulunduğu Zonguldak/Beycuma Özel Tip Kapalı Ceza evinden tahliye edilerek birliğine teslim edilmek üzere, Beycuma Ceza evi Jandarma Karakol Komutanlığında nezaret altında tutulan Ter.P.Er H.S.'nin; 18.5.2001 günü saat 06.00 sularında demir parmaklığının çıkmış olmasından faydalanarak nezarethaneden kaçtığı, emniyet birimleriyle irtibata geçilerek aranan sanığın 20.5.2001 günü yakalandığı belirtilerek, sanık H.S. hakkında disiplin odasından kaçmak, diğer sanık J.Astsb.Kd.Çvş. Y.Ö. hakkında ise memuriyet görevini ihmal, suçlarından dolayı Jandarma Genel Komutanlığı Askeri Mahkemesinde dava açılmıştır.
Sanıklar hakkında tek bir iddianameyle kamu davası açılmasının ardından askeri mahkemece her iki sanığın sorgu ve savunmalarının tespiti için istinabe mahkemelerine talimat yazıldığı, yokluklarında sürdürülen yargılamanın 31.1.2002 tarihli oturumunda, sanıklardan J.Astsb.Kd.Çvş. Y.Ö. hakkında yazılan talimata cevap verildiği açıklanarak sanığın duruşmalardan vareste tutulmasına karar verildiği, askeri savcının iddianameyi okumasının ardından Sanık Y.Ö.'nün istinabe suretiyle tespit edilen sorgu ve savunmasının duruşmada okunduğu, diğer sanık H.S.'nin sorgu ve savunmasının tespiti için yeni bir talimat yazılmasına karar verilerek, duruşmanın ileri bir tarihe bırakıldığı, sanık P.Er H.S.'nin 25.10.2002 tarihinde Trabzon 48'inci İç Güvenlik Tugay Komutanlığı Askeri Mahkemesine sevk edilerek askeri savcının iddianameyi okumasının ardından sorgu ve savunmasının tespit edildiği, bu şekilde ikmal edilen istinabe talimat tutanağının mahal mahkemesine gönderildiği, talimat tutanağının dava dosyasına dâhil edilmesi üzerine Jandarma Genel Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 26.12.2002 tarihli oturumunda (sanık H.S. hakkında iddianame okunmadan), sanık J.Astsb.Kd. Çvş.Y.Ö.'nün Memuriyet Görevini İhmal suçundan mahkûmiyetine hükmolunurken, diğer sanık P.Er H.S. hakkında İse 48'inci İç Güvenlik Tugay Komutanlığı Askeri Mahkemesinin yetkili olduğu belirtilerek, yetkisizlik kararı verildiği görülmektedir.
İnceleme konusu olayımızda;
Yargılamayı sanıkların yokluğunda sürdüren Jandarma Genel Komutanlığı Askeri Mahkemesi sanıklardan J.Astsb.Kd.Çvş. Y.Ö.'nün sorgu ve savunmasını içeren talimat tutanağının mahkemeye gelmesi üzerine, 31.1.2002 tarihli oturumda askeri savcıya iddianameyi okuması için söz hakkı tanımış, hemen ardından da sadece bu sanıkla ilgili sorgu ve savunmaları içeren talimat zaptını okumuştur.
Askeri savcının iddianameyi okuduğu 31.1.2002 tarihli bu celsede, duruşmada bulunmayan diğer sanık P.Er H.S. hakkında usule veya esasa ilişkin herhangi bir işlem yapılmamıştır.
Diğer yandan, mahal (hüküm) mahkemesi durumundaki Jandarma Genel Komutanlığı Askeri Mahkemesinde yapılan son duruşmada, sanık H.S. hakkındaki iddianame hiçbir şekilde okunmamıştır.
Esasen, tek bir iddianamede yer alsa bile, her iki sanık hakkındaki isnatlar birbirinden müstakil ve farklı niteliktedir. Askeri savcının her iki sanıkla ilgili isnatları tek bir iddianame düzenleyerek ileri sürmesi, usul ekonomisinin gerekleri adına düşünülmüş bir tercihin ifadesidir. İddianamenin okunduğu duruşmaya katılmayan ve hakkında hiçbir işlem yapılmayan diğer sanık H.S.'nin, iddianamenin düzenleniş biçimdeki bu özelliklerden sorumlu tutulmasına ve sadece diğer sanıkla ilgili olarak yapılan usulü bir işleme dayanılarak bu sanık hakkında da iddianamenin okunduğunun kabulüne imkân yoktur.
Diğer yandan, kanuni istisnalar haricinde, askeri mahkemeye gelmeyen sanıklar hakkında duruşma yapılmayacağını öngören ASMKYUK'nın 133/1 'inci maddesi başka türlü bir yorum ve uygulamaya da imkan vermemektedir.
Aksinin kabulünün, sanığın yetkisizliğe ilişkin iddiasını istem ve iradesi dışında gelişen ve mahiyeti itibarıyla kendisiyle alâkalı hiçbir yönü olmayan bir kısım işlemlere dayanılarak elinden alınmasına neden olabileceği, bu sonucun ise ceza yargılamasının temel kural ve ilkeleriyle bağdaşmayacağı ortadadır.
Ceza Yargılama Hukuku Sistematiği içerisinde yer alan iddia ve itirazların kullanılmadığından bahsedilebilmesi için, öncelikli olarak yargılama süjelerinin bu haklardan faydalanabilmelerine imkân sağlanması gerekmektedir. ASMKYUK'nın 32'nci maddesinin yetkisizlik iddiasının iddianamenin okunmasına kadar askeri mahkemeye bildirilmesi gerektiğine ilişkin hükmü; ancak istinabe mahkemesinin huzurunda bulunan veya mahal mahkemesince yüzlerine karşı açık duruşmaya başlanılan sanıklar açısından geçerlidir.
Jandarma Genel Komutanlığı Askeri Mahkemesinde diğer sanık Y.Ö. ile ilgili olarak iddianamenin okunduğu tarihte sanık H.S., kendi hakkında kamu davası açıldığını dahi bilmemektedir. Hakkında kamu davası açıldığından bile haberdar olmayan sanığın, yargılamaya başlayan askeri mahkemenin kendisiyle ilgili olarak yetkili olmadığını ileri sürebilmesi de mümkün değildir.
Dairenin görüşü benimsendiği takdirde, sayılan yüzlerle ifade edilen ve aynı mahkemede yargılanmaya başlanan sanıklardan (duruşmaya gelen) birinin yüzüne karşı iddianamenin okunmuş olmasının, duruşmaya gelmeyen ve esasen farklı askeri mahkemelerin adli yetkisine giren diğer sanıklar açısından da yetkisizlik iddiasının ileri sürülmesine engel olabileceği sonucuna varılacaktır.
Bu yönüyle; Jandarma Genel Komutanlığı Askeri Mahkemesinde 31.1.2002 tarihinde okunan iddianamenin, sanıklardan J.Astsb.Kd.Çvş. Y.Ö. ile ilgili yargılama faaliyetinin bir parçası olduğu, okunan bu iddianamenin duruşmaya gelmeyen diğer sanık P.Er H.S. açısından, yetkisizlik kararı verilmesini engelleyen usulü bir işlem veya engel olarak değerlendirilemeyeceği, sanık H.S 'nin istinabe mahkemesinde sorgu ve savunmasının tespitinden hemen önce iddianamenin okunmuş olmasından dolayı, artık bu andan itibaren yetkisizlik iddiasının ileri sürülmeyeceği sonucuna varılarak, isabetli görülen Başsavcılık itirazının kabulü ile Askeri Yargıtay 3'üncü Dairesinin Jandarma Genel Komutanlığı Askeri Mahkemesini yetkili kılan kararının kaldırılmasına, her iki askeri mahkeme arasında çıkan olumsuz yetki uyuşmazlığının 48inci İç Güvenlik Tugay Komutanlığı Askeri Mahkemesinin yetkisizlik kararının kaldırılması suretiyle çözümlenmesine karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy