(353 S. K. m. 165)
Daire ile Başsavcılık arasında ortaya çıkan ve Daireler Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlığın konusu; atılı emre itaatsizlikte ısrar suçunun sübuta erip ermediğinin tespiti bakımından noksan soruşturma bulunup bulunmadığı noktasındadır.
Bu konuda ortaya çıkan uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için, dava dosyasında yer alan delillerin yargılamaya esas öz vakıa ile uyum ve bütünlük içerisinde olup olmadığının irdelenmesi gerekmektedir.
Sanığın birlik komutanlığı tarafından düzenlenen 28.7.2004 tarihli suç vak'a kanaat raporunun, "olayın izahı" başlığını taşıyan bölümünde "belirtildiği üzere yapılan aramada şahsın dolabında fotoğraf makinesi bulunmuştur." açıklamasına yer verildiği, aynı raporun, "başka deliller" başlığını taşıyan bölümünde de "cep telefonu (Nokia 1100), sim kartı" ibaresinin yazılı olduğu görülmektedir.
Dosyada bulunan 28.7.2004 tarihli olay tespit tutanağında ise, aralarında sanığında bulunduğu 3 askerin dolaplarında yapılan habersiz aramalarda, bu kişilere ait 3'er adet cep telefonu ve 3er adet sim kartının bulunduğu belirtilmiştir.
Sanık Ter.P.Er M.Ş.K.; hazırlık, son soruşturma ve temyiz dilekçesinde, olay günü kendisini ziyarete gelen A.Ö. isimli kişinin cep telefonunu alarak babası ile konuştuğu esnada Uzm.Çvş. M.A.'nın kendisini görüp telefonu aldığını ileri sürmüştür.
Askeri mahkeme; sanığın kendisine tebliğ edilen emirlere aykırı hareket etmek suretiyle dolabında 1 adet cep telefonu bulundurduğunu ve bunu kullandığını sabit görmüş ve bu doğrultudaki değerlendirme sonucunda sanığın mahkûmiyetine karar vermiştir.
Oysa, sanık hakkında açılan kamu davası; emirlere aykırı hareket etmek suretiyle birlik içerisinde cep telefonu bulundurmaktan ibarettir.
353 sayılı ASMKYUK'nın 165'nci maddesi, hükmün konusunun, duruşmanın sonucuna göre, iddianamede gösterilen eylemden ibaret olduğunu, eylemin değerlendirmesinde, askeri mahkemenin, iddianame, iddia ve savunmalarla bağlı olmadığını öngörmüştür.
Askeri mahkemenin (eylemin işleniş biçimi ile ilgili olarak) sanık tarafından ileri sürülen savunmaların gerçeği yansıtıp yansıtmadığını araştırma cihetine gitmeden, sanığın dolabında cep telefonu bulundurduğunu ve bunu kullandığını kabul etmesi, 353 sayılı ASMKYUK'nın 165'nci maddesine aykırı düştüğü gibi yargılamaya esas öz vakıanın; emre aykırı olarak cep telefonu bulundurulması mı, yoksa kullanılması mı olduğu konusunda tereddütlere yol açmaktadır.
Bu itibarla;
1) Sanıkta ele geçtiği belirtilen Nokia 1100 marka cep telefonu ile buna ait sim kartının kime ait olduğunun resmi kayıtlardan yararlanılmak suretiyle araştırılması ve bu kişinin sanığın beyanlarının doğru olup olmadığı konusunda tanık sıfatıyla dinlenilmesi,
2) Sanığın konuya yönelik istikrarlı savunmalarının doğru olup olmadığının soruşturularak, dosyada isim ve imzaları bulunan P.Astsb.Kd.Bçvş. MS., P.Uzm.Çvş. M.A. ve P.Çvş. S.K.'nın de bu kapsamda tanık olarak dinlenilmesi,
3) Suç ve vak'a kanaat raporunda açıklandığı şekliyle, sanığın dolabında yapılan plânsız aramada ele geçen elektronik malzemenin niteliğinin (cep telefonumu ve/veya fotoğraf makinesi mi) olduğunun araştırılması, gerektiği sonucuna varılmış ve isabetli görülmeyen Başsavcılık itirazının reddine karar verilmiştir.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy