(5237 S. K. m. 49, 50)
Daire ile Başsavcılık arasında ortaya çıkan ve Daireler Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlığın konusu; hükümlünün ağır hapis cezasının hapis ve adli para cezasına çevrilmesine ilişkin kararın duruşmasız olarak verilmesi hâlinde, bu durumun söz konusu kararın kaldırılmasını gerektiren bu usule aykırılık olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceği noktasındadır.
Hükümlü hakkında, ASCK'nın 63/1-A maddesinde yazılı yakalanmakla son bulan geç iltihak suretiyle bakaya suçundan dolayı verilen 5 ay ağır hapis cezasına ilişkin kesinleşmiş hükmün, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı kanunun 5 ve 6'ncı maddesi uyarınca önce hapis cezasına çevrilmesine, bu cezanın 5237 sayılı TCK'nın 50/1, 4421 sayılı kanunun 3, 5252 sayılı kanunun 5349 sayılı kanunla değişik 5 ve 5335 sayılı kanunla değişik 5083 sayılı kanunun 2/son maddesi uyarınca günlüğü 9 YTL üzerinden adli para cezasına dönüştürülmesine ve hükümlü hakkında tertip olunan 1.350 YTL adli para cezasının 5237 sayılı TCK'nın 52/4'üncü maddesi uyarınca birbirini takip eden 20 aylık eşit taksitler hâlinde hükümlüden tahsiline karar verilmiştir.
5252 sayılı kanunun "lehe olan hükümlerin uygulanmasında usul" başlığını taşıyan 9/1'inci maddesi; "1.6.2005 tarihinden önce kesinleşmiş hükümlerle ilgili olarak; Türk Ceza Kanununun lehe olan hükümlerinin derhâl uygulanabileceği hâllerde duruşma yapılmaksızın da karar verilebilir" hükmünü içerdiğinden, inceleme konusu meselenin hiçbir araştırma ve yargılama faaliyeti gerektirmeyen bir yönünün bulunup bulunmadığının incelenmesi gerekmektedir.
5237 sayılı TCK'nın 49/2'nci maddesinde, 1 yıl veya daha az süreli hapis cezalarının kısa süreli hapis cezası olduğu belirtildikten sonra, 50/1'inci maddede de kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımların neler olduğu açıklanmıştır.
Bahse konu madde; kısa süreli hapis cezasının, suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun istenmesindeki özelliklere göre;
Adli para cezasına veya en az iki yıl süreyle bir meslek ve sanat edinmeyi sağlamak amacıyla, gerektiğinde barınma imkânı da bulunan bir eğitim kurumuna devam etmeye ya da mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle belirli bir yere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanmaya veya mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle ve gönüllü olmak koşuluyla kamuya yararlı bir işte çalıştırılmaya çevrilebileceğini öngörmüştür.
Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere; hükümlü H.B.'nin mahkûm olduğu kısa süreli (5 ay) hapis cezasının adli para cezasına çevrilmek suretiyle infazı, 5237 sayılı TCK'nın 50'nci maddesinin öngördüğü tek seçenek değildir.
Maddede belirtilen alternatif yaptırımların uygulanabilmesi için ise, öncelikli olarak; hükümlünün sosyal ve ekonomik durumuna ilişkin ayrıntıların bilinmesi, hükümlünün bu yaptırımlardan hangisini talep ettiğinin dikkate alınması ve nihayetinde de alternatif nitelikteki bu yaptırımlardan hangisinin diğerlerine oranla tercih edildiğinin yargısal denetimine imkân verecek gerekçelerle açıklanması gerekmektedir.
Keza; hükmolunan kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevirme işleminin, hangi nedenden dolayı asgari had esas alınarak yapıldığı ve sonuç adli para cezasının ne sebepten dolayı taksitlendirildiği konularında kanuni gerekçe gösterilmesi zorunludur. Her biri birbirinden ayrı biçimde takdir ye değerlendirme yapılmasını gerektiren bu konular hakkında karar verilebilmesi için, tarafların konuyla ilgili talep ve istemlerinin ne merkezde olduğunu bildirebilmelerine yasal imkân sağlanması gerekmektedir.
Bu değerlendirmelerden de anlaşılacağı üzere; askeri savcı ve hükümlünün katılımı ile başlayıp, 353 sayılı ASMKYUK'nın öngördüğü usul ve esaslar dâhilinde duruşma açılmak suretiyle icrası gereken yargılama faaliyeti yerine, evrak üzerinden yapılan incelemeyle (duruşma açılmadan) karar verilmesinin kanuna aykırı olduğu, hükümlünün bu karara karşı müracaat ettiği kanun yolunun ise, temyiz kapsamında değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varılmış ve itiraza atfen hükmün usule aykırılık sebebiyle bozulmasına karar verilmiştir.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy