(1632 S. K. m. 61)
Daire ile Başsavcılık arasında ortaya çıkan uyuşmazlığın konusu, atılı yoklama kaçağı suçunun başlangıç tarihinin tespitine ilişkindir.
Daire; Mayıs 2003 celp döneminde askerlik şubesi tarafından 2 ayrı grup olarak sevk edilen yükümlülerin bir bütün hâlinde ilk kafileyi teşkil edeceklerini, bunun sonucu olarak da yoklama kaçağı suçunun 2nci grubun en son sevk tarihini takip eden günden itibaren temadi etmeye başladığı sonucuna varmış iken,
Başsavcılık, yoklama kaçağı suçunun işlenmeye başladığı tarihin, sanığın tâbi olduğu 1 'inci grubun en son sevk gününü takip eden günden itibaren hesaplanması gerektiğini ileri sürmüştür.
Adına çıkartılan son yoklama çağrı pusulası 8.8.2002 tarihinde babasına tebliğ edilen sanık A.A.'nın, haberdar olduğu tebligat uyarınca 6.9.2002 tarihinde son yoklamasını yaptırmak üzere yerli veya yabancı askerlik şubesine müracaat etmesi gerekirken, 1 yıla yakın bir süreyi hareketsiz olarak geçirmesinin ardından 10.9.2003 tarihinde son yoklamasını yaptırdığı, 11.9.2003 tarihinde 2 gün yol süresi verilerek birliğine sevk edilen sanığın 1 günlük gecikmenin ardından 15.9.2003 tarihinde birliğine katıldığı sabit olup, esasen bu konuda Daire ile Başsavcılık arasında da uyuşmazlık da bulunmamaktadır.
Milli Savunma Bakanlığının 2003 yılı genel celp ve sevk emirleri gereğince sanığın bağlı olduğu Batman/Kozluk Askerlik Şubesi yükümlülerinin Mayıs 2003 celp döneminde 2 ayrı grup hâlinde askere sevk edilmeleri gerekmektedir. Aralarında sanığında bulunduğu 1 'inci gruba dâhil yükümlüleri 21-27 Mayıs 2003 tarihleri arasında askere sevk eden askerlik şubesi, 2'nci gruba tâbi yükümlüleri ise 7-9 Temmuz 2003 tarihleri arasında sevke tâbi tutmuştur.
Türk Silâhlı Kuvvetlerinin Genelkurmay Başkanlığı tarafından bildirilen personel ihtiyaçlarını dikkate alarak, yıl içerisindeki sevk dönemlerinin tarih ve sayısını belirleme yetkisinin Milli Savunma Bakanlığına ait olduğu açıktır. Milli Savunma Bakanlığı ise, hangi döneme tekabül eden süreler içerisinde ne miktarda asker ihtiyacının doğabileceğini, askerlik şubelerine kayıtlı yükümlülerin miktar ve niteliğinin ne olduğunu önceden belirleyerek, asker alma işlemlerini bu ihtiyaçlar doğrultusunda hazırladığı genel celp ve sevk emirleri aracılığı ile yürütmektedir.
ASCK'nın 63/1-A maddesi, yaşıtlarının veya birlikte işleme bağlı olduğu arkadaşlarının ilk kafilesi askere sevk edildiği hâlde, mazeretsiz olarak yoklamasını yaptırmayan yükümlülerin eylemlerinin yoklama kaçağı suçunu oluşturacağını öngörmüştür.
Kanun metninde belirtilen; birlikte işleme bağlı arkadaşlarının ilk kafilesi yollanmış bulunanlar ifadesinin kim veya kimleri kapsadığının belirlenebilmesi için ise, Milli Savunma Bakanlığının genel celp ve sevk emirleri aracılığı ile ortaya koyduğu tercih ve iradesinin ne olduğuna bakılmalıdır.
İnceleme konusu olayımızda, Milli Savunma Bakanlığı Asker Alma Daire Başkanlığı Sanığın askere sevk işlemini Mayıs 2003 celp döneminin 1 'inci grubunda gerçekleştirmeyi planlamıştır.
Kafile birlikte yolculuk eden topluluk olarak, tanımlandığına (Ferit Develioğlu, Osmanlıca-Türkçe ansiklopedi). "Group"ta; topluluk, öbek, heyet olarak Türkçeye çevrildiğine göre (Redhouse, İngilizce Türkçe sözlük) grup ile kafilenin aynı anlama geldiği kabul edilmelidir. Bu nedenle; içerisinde yer alan her yükümlü sanık açısından ASCK'nın 63/1 A maddesinin belirlediği anlamda "birlikte isteme bağlı olduğu kafile mensubudur"
Bu itibarla; Mayıs 2003 celp döneminin ilk grubunda yükümlünün emsallerinin celp ve sevk işlemlerine başlandığına göre, ilk grup ilk kafile olarak kabul edilerek, bunun sonucu olarak da ilk grubun son sevk tarihini takıp eden gün Suçun başlangıç tarihi olarak tespit edilmelidir. Aksi yönde bir değerlendirmenin yoklamasını zamanında yaptıran yükümlüler ile yoklamasını gecikerek yaptıran yükümlüler arasında hakkaniyete uygun olmayan bir ayrımın yapılmasına neden olacağı gözden uzak tutulmamalıdır. Askeri Yargıtay Drl. Krl.'nun inceleme konusu olayla ilgili 10.9.2004/98-121 ve 9.12.2004/164-16 EK. sayılı kararları da bu görüş ve kabulü destekler mahiyettedir.
Açıklanan nedenlerden dolayı;
Çağrıya uymayarak zamanında son yoklamasını yaptırmayan sanığın emsallerinin ilk kafilesinin son sevk tarihinin 27.5.2003 olduğu ve dolayısıyla atılı yoklama kaçağı suçunun başlangıç tarihinin de bu günü takip eden ilk olan 28.5.2003 tarihinden itibaren işlemeye başlayacağı sonucuna varılarak, suçun başlangıç tarihini 10.7.2003 olarak belirleyip her iki Suçtan dolayı tesis edilen mahkûmiyet kararlarını bozan Daire kararına yönelik isabetli görülen Başsavcılık itirazının kabulüne karar verilmiştir.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy