(1632 S. K. m. 130)
Daire ile Başsavcılık arasında ortaya çıkan uyuşmazlığın konusu; atılı askeri eşyayı özürsüz kaybetmek suçunun oluşup oluşmadığı noktasındadır.
Daire; kendisine teslim edilen telsizi elinde olmayan nedenlerden ötürü ve bir hizmetin icrası esnasında kaybeden sanığın bu malzemeyi makul bir sebepten dolayı kaybettiği sonucuna varmış iken. Başsavcılık; sanığın zilyedi bulunduğu askeri malzemenin muhafazasında gerekli dikkat ve özeni göstermediğini, telsizin de bu yüzden kaybolduğunu ileri sürmüştür.
Büyükçekmece İlçe Jandarma Komutanlığına bağlı 8'inci Jandarma Trafik Tim Komutanlığında görevli olan sanığın, 26.5.2003 tarihinde Büyükçekmece Beylikdüzü beldesinde trafik uygulaması için görevlendirildiği, 13.00-15.00 saatleri arasında sabit olarak Beylikdüzü Büyükşehir üst geçidinde görev ifa eden sanığın, kendisine zimmetli Aselsan marka el telsizini farkında olmadan belindeki palaskadan düşürdüğü, saat 15.00 sıralarında araçla hareket ettiğinde telsizin belinde olmadığını fark edince hemen geri dönüp tim komutanı J. Astsb. Kd. Ücvş. O.Ö. ile birlikte yaptıkları araştırmada telsizi bulamadıkları ve gecikmeksizin durumu tim komutanlığına bildirdikleri sabit olup, esasen bu konuda Daire ile Başsavcılık arasından herhangi bir uyuşmazlık da bulunmamaktadır.
İtirazın görüşülmesine başlanılmasının ardından, kurulumuzca dosya içeriğinde araştırmayı gerektirir herhangi bir husus olup olmadığı öncelikli mesele olarak ele alınmış olup, konuyla ilgili olarak yapılan tartışma ve değerlendirmeler sonucunda, dosya içeriğinde noksan soruşturma teşkil edecek herhangi bir eksiklik bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Uyuşmazlık konusu mesele hakkında sağlıklı bir sonuca ulaşılabilmesi için, sanığın eylem bütünü içerisindeki hâl ve hareket tarzı ile çalışma koşullarının ne durumda olduğunun incelenerek, askeri malzemenin kaybedilmesinin kabul edilebilir bir özre dayanıp dayanmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.
Büyükçekmece 8'inci J. Trf. Tim. K.'lığına ait 734457 plâkalı askeri aracın aynı zamanda şoförü olan sanık Uzm. J. Çvş. M.G.; tim komutanı J. Astsb. Kd. Üçvş. O.Ö.'nün emir ve komutası allında 26.5.2003 günü saat 08.00'de göreve başlayarak, telsizin kaybedildiği saat 15.00'c kadar 4 saati sabit, 4 saati seyir hâlinde olmak üzere, toplam 8 saat süreyle trafik kontrol görevini yerine getirmiştir.
Sanık, 8 saatlik görev süresi boyunca, sürücüsü bulunduğu aracın yol emniyetine uygun biçimde kullanımı ile karayolunda güvenli bir şekilde park edilmesi işlemlerini bizzat yerine getirmiştir. Sanık bu görevinin yanı sıra; gerek denetleme yaptığı karayolu üzerinde aşırı sürat, yol güvenliği ihlâli, trafik kurallarına uymama şeklinde davranışların var olup olmadığının tespiti, gerekse durumundan şüphelenilen şoförlerin sürücü belgelerinin kontrolü şeklindeki koruyucu ve önleyici mahiyetteki tedbirlerle de ilgilenmek durumunda kalmıştır.
Yerleşik Askeri Yargıtay kararlarında, hizmete mahsus askeri eşyayı özürsüz olarak kaybetmek suçunun oluşabilmesi için, malzeme kaybının makbul (kabul edilebilir) bir sebebe dayanmaması gerektiği kabul edilmiştir.
İnceleme konusu olayımızda; 4 saat süresince ayakta, 4 saat boyunca da araç kullanarak trafik devriye görevini ifa eden sanığın; dikkat, refleks ve algılama fonksiyonlarının yorucu nitelikteki çalışma koşullarından olumsuz bir şekilde etkilenebileceğinin kabulü gerekmektedir.
Sanık Uzm. J. Çvş. M.G., zilyedi bulunduğu telsizi ilgisizliği, düzensizliği veya dağınıklığı nedeniyle güvensiz bir yere bırakarak kaybetmiş değildir. Sanık; savunmalarında, telsizinin muhafaza fonksiyonlarına güvenerek üzerine astığı palaskadan düşerek kaybolduğunu ileri sürmüş olup, bu beyanların gerçeği yansıtabileceği 14.4.2004 tarihli duruşmada yapılan tatbiki keşif işlemiyle de ortaya konmuş durumdadır. Sanığın hamili bulunduğu el telsizinin taşınması ve bulundurulmasına ilişkin alışılagelmiş usul ve kurallara aykırı bir davranışı da söz konusu değildir. Telsizin palaskasının üzerinde olmadığını çok kısa bir süre sonra fark eden sanık, tim komutanı İle birlikte derhâl olay mahalline dönerek telsizin bulunması ile ilgili olarak arama ve takip faaliyetlerine başlamışsa da, elde olmayan nedenlerden ötürü kaybedilen askeri malzeme bulunamamıştır.
Tüm bu sebeplerle; dosyada yer alan delil ve belgeleri sanığın içerisinde bulunduğu çalışma koşullan ve eylemin cereyan ettiği mahallin özellikleri ile birlikle irdeleyen askeri mahkemenin; el telsizinin herhangi bir kusura dayanmayan bir anlık beşeri hata sonucunda kaybolduğu gerekçesiyle tesis etliği beraat kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden, Başsavcılığın beraat hükmünü onayan daire kararına yönelik yerinde bulunmayan itirazının reddine karar verilmiştir.
Bir kısım üyeler ise; eylem bütünü içerisindeki davranış biçimlerine bakıldığında, sanığın tedbirsizlik ve dikkatsizlik seviyesine varan hareketleri ile el telsizinin kaybedilmesi arasında mahkûmiyete yetecek nitelikte illiyet bağı bulunduğunu kabul ederek, çoğunluk görüşüne katılmadıklarım beyan etmişlerdir.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy