(1632 S. K. m. 66)
Daire ile askeri mahkeme arasında ortaya çıkan uyuşmazlık; sanıkta teşhis edilen TCK'nın 47'nci maddesi kapsamındaki ruhsal rahatsızlığın suç işleme kastını ortadan kaldırıp kaldırmayacağı ve buna bağlı olarak atılı firar suçunun oluşumunu engelleyip engellemeyeceği noktasındadır.
Daire; firar suçunun bünyesinde mazeret hâline yer vermeyen suçlardan olmasından dolayı, TCK'nın 47'nci maddesi kapsamındaki psikolojik bir rahatsızlığın firar suçunun oluşumuna herhangi bir etkisinin bulunmadığını belirterek, aksi doğrultudaki beraat hükmünün bozulmasına karar vermiş iken,
Askeri mahkeme, maruz kaldığı geçici nitelikteki psikolojik rahatsızlığın sanığın suç işleme kastını etkilediğini ileri sürerek, eski hükümde direnmek sureliyle sanığın beraatına karar vermiştir.
Birliğinde askerlik hizmetini sürdüren sanık Top. Er S.K.'nın 22.2.2003 tarihinde çıktığı günlük çarşı izninden birliğine dönmeyerek firar ettiği, bir süre firarda kalmasının ardından 2.3.2003 tarihinde Yenişehir İnzibat Karakoluna gelerek teslim olduğu sabit olup, esasen bu konuda Daire ile askeri mahkeme arasında herhangi bir uyuşmazlık da bulunmamaktadır.
Yerleşik Askeri Yargıtay kararlarında da açıklandığı üzere; firar, izin tecavüzü suçunun aksine bünyesinde mazeret hâline yer vermeyen bir suç tipi olduğundan, asker kişilerin hangi etkenlerin tesiri altında kalarak ya da hangi maksat ya da menfaatleri hedefleyerek birliklerini izinsiz terk ettiklerine ilişkin olgu veya ayrıntılar firar suçunun oluşumunu etkilememektedir.
Gözlem altına alınması sonucunda düzenlenen adli rapor içeriğinde, sanıkta var olduğu saptanan "Geçirilmiş Anksiyete Bozukluğu" şeklindeki psikolojik rahatsızlığın sanığın cezai ehliyetine herhangi bir tesirinin bulunmadığı, sadece sanığın eylem anındaki şuur ve hareket serbestisinin önemli derecede etkilenmesi sonucunu yaratan bu durumun, TCK'nın 47'nci maddesinin belirlediği anlamda cezai indirime neden olacağı belirtilmiştir.
Hareketlerinin neden ve sonuçlarını idrak edebilecek psikolojik yeterliliğe sahip olduğu belirlenen sanık, başka türlü davranmasına engel olabilecek mücbir (zorlayıcı) bir nedene de maruz kalmaksızın, kendi tercih ve istemlerinin yönlendirmesiyle firar eylemini gerçekleştirmiştir.
Suç tarihlerinde ve hâlen askerliğe elverişli olduğu da, usulüne uygun şekilde tıbben belirlenmiş olan sanığın, çarşı izninden aynı gün dönmemesinin firar suçunu oluşturduğunu bilecek zeka ve muhakeme yeteneğine sahip olmasına karşın, birliği yerine memleketine gitmek suretiyle bilerek ve isteyerek firar suçunu işlediği sonuç ve kanaatine varılmış ve sanığın suç işleme kastıyla hareket etmediğine yönelik isabetli görülmeyen direnmeye ilişkin beraat hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy