(AİHS m. 6)
Uyuşmazlığın incelenmesine geçilmeden önce, Kurulumuzca sanıklar aleyhine sonuç doğurabilecek nitelikte görüş içeren Başsavcılık tebliğnamesinin sanıklara tebliğinin gerekip gerekmediği konusu tartışılmıştır.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin, adil yargılanma hakkının temel ilkelerini belirleyen 6'ncı maddesinin 1inci fıkrasının ilk cümlesi. "Herkes, gerek medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili nizalar, gerek cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamalar konusunda karar verecek olan, yasayla kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından, davasının makul bir süre içinde hakkaniyete uygun ve açık olarak görülmesini istemek hakkına sahiptir." hükmünü içermekle olup, avın maddenin 3üncü fıkrasının (a) bendi: "Şahsına yöneltilen istinadın mahiyet ve sebebinden en kısa bir zamanda, anladığı bir dille ve etraflı surette haberdar edilmek... haklarına sahiptir." biçimindedir.
17.10.2001 tarih ve 24556 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 4709 sayılı Kanunun 14'üncü maddesiyle. Anayasamızın 36'nci maddesinin 1'nci fıkrasına "adil yargılanma" ibaresi eklenmiş ve Avrupa insan Hakları Sözleşmesinin ilgili hükümleri, iç hukukun bir parçası hâline getirilmiştir. Çok geniş bir kavram olan "adil yargılanma hakkının" neleri kapsadığı ve mer'i mevzuatta nasıl bir uygulama alanı bulacağı hususları doktrinde tartışılmakta ve uygulamacılar tarafından yorumlanmaya çalışılmaktadır. Ancak, adil yargılanma hakkının en önemli ve vazgeçilmez unsurunun "savunma hakkı" olduğu açıktır. Savunma hakkının sınırlarım çizmek veya belirli usul yasası maddelerini uygulamak suretiyle bu hakkın tam anlamıyla tanındığını söylemek mümkün değildir. Usul yasaları, sanığın kutsal sayılan bu hakkının zedelenmemesi için uygulanması gereken asgari usul düzenlemelerini yapmakla yetinmekte, ancak uygulamada, yargılamanın özelliğine göre, bu hakkın gerektiği gibi sanığa tanınıp tanınmadığını bizzat yargılama makamı kontrol ve takdir etmektedir. Dolayısıyla, usul yasalarının savunma hakkıyla ilgili olarak öngördüğü düzenlemeler, olabildiğince geniş yorumlanmalı ve bu düzenlemelerin sınırlandırıcı olmayıp, uyulması gereken en az şartları öngördükleri kabul edilmelidir.
Bu noktadan hareket edildiğinde; her ne kadar 353 sayılı ASMKYUK' da, Askeri Yargıtay Başsavcılığınca düzenlenen tebliğnamelerin sanığa tebliğine ilişkin bir düzenleme bulunmamakta ise de, adil yargılanma hakkının gereklerinin temini bakımından, aleyhine sonuç doğurabilecek nitelikte görüş içeren tebliğnamelerin sanıklara tebliğinin hakkaniyete uygun olacağı sonucuna ulaşılmıştır.
Nitekim, Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun inceleme konusu uyuşmazlıkla benzer nitelik gösteren 22.1.2004 gün ve 2004/5 Esas-2004/1 Ara Karar; 12.2.2004 gün ve 2004/1 Esas-2004/3 Ara Karar; 22.4.2004 gün ve 2004/11 Esas-2004/2 Ara Karar; 4.3.2004 gün ve 2004/36 Esas-2004/5 Ara Karar; 21.4.2005 gün ve 2005/41 Esas-2005/1 Ara Karar; 21.4.2005 gün ve 2005/45 Esas 2005/2 Ara Karar; sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Bu açıklamalardan sonra dosya içeriğine dönüldüğünde;
Sanıklar hakkında direnilmek sureti ile verilen beraat kararlarının, askeri savcı tarafından, sanıklar aleyhine temyiz edilmesi nedeni ile dava dosyasının Askeri Yargıtay Başsavcılığınca incelendiği ve Başsavcılıkça düzenlenen 14.3.2005 gün ve 2005/1276 (Direnme; 12) sayılı tebliğnamede de, sanıkların lehine olan beraat hükümlerinin eksik inceleme ve soruşturma sonucu verildiği belirtilerek, beraata ilişkin hükümlerin noksan soruşturma sebebiyle bozulması gerektiği yolunda görüş ve düşünce bildirildiği görülmektedir.
Tebliğnamede belirtilen hu görüşlerin, sanıklar hakkında verilen beraat kararlarına göre, sanıklar aleyhine sonuç doğurabilme ihtimaline sahip olduğu ortadadır.
Tebliğnamenin, sanıklar lehine tesis edilen beraat hükümlerinin yetersiz bir araştırma sonucu verildiğini ileri sürmesinden ve sanıklar aleyhine görüş içermesinden dolayı, aleyhe sonuç doğurabilecek nitelikte hukuki görüş ve değerlendirmelere bulunan Başsavcılık tebliğnamesinin (yerleşik yargısal uygulama doğrultusunda), sanıklara tebliğinin temini için dava dosyasının ara kararı ile Askeri Yargıtay Başsavcılık iadesine karar verilmiştir.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy