(1632 S. K. m. 63)
Daire ile Başsavcılık arasında ortaya çıkan uyuşmazlık; atılı yoklama kaçağı ve buna bağlı olarak geç iltihak suretiyle bakaya suçlarının sübuta erip ermediği noktasındadır.
Daire; 31.3.2000 tarihinde ceza evinden tahliye edilmesinin ardından aynı gün son yoklaması yapılan ve emsallerinin en son sevk tarihi olan 21.11.2000 tarihinde askere sevk edileceğine ilişkin sevk çağrı pusulası kendisine tebliğ edilen sanığın, çağrıldığı tarihte şubeye başvurmayıp müteakip tarihte de sevk edildiği birliğine, süresinde katılmamak suretiyle atılı yoklama kaçağı iltihak suretiyle bakaya suçlarını işlediği sonucuna vararak bu doğrultudaki mahkûmiyet hükümlerinin onanmasına karar vermiş iken,
Başsavcılık, 31.3.2000 tarihinde ceza evinden tahliye edilmesini müteakiben bir an önce askere gitmek için herhangi bir istem veya talepte bulunmayan 1980 doğumlu sanığın 1981 doğumlularla birlikte işleme tabi tutularak, 2001 yılında askere sevk edilmesi gerekliğini, bu nedenle de yoklama kaçağı ve buna bağlı olarak geç iltihak suretiyle bakaya suçlarının sübut bulmadığını ileri sürerek, aksi doğrultudaki Daire kararlarına karşı itirazda bulunmuştur.
2.10.1980 doğumlu olup da, işlemiş olduğu gasp suçundan dolayı kesinleşmiş cezası 1998-2000 yıllan arasında infaz edilen sanık F.B.'nin 31.3.2000 tarihinde ceza evinden tahliye edilmesinin ardından Sarız Askerlik Şubesine getirildiği, aynı gün yoklaması yapılan sanığa yine bu tarihte sevk evraklarını almak üzere 21.11.2000 günü askerlik şubesine müracaat etmesine ilişkin askerliğe sevk çağrı pusulasının tebliğ edildiği, belirtilen tarihler arasında sevkini sağlatmayan sanığın 13.9.2001 tarihinde yakalanarak ele geçtiği, şubeye getirilmesinin ardından 1 gün yol süresi tanınarak eğitim birliğine sevk edilen sanığın, 15.9.2001 gününe kadar birliğine katılması gerektiği hâlde, bu süreyi getirerek, 19.4.2002 tarihinde Mersin Askerlik Şubesine katıldığı sabit olup, esasen bu konuda Daire ile Başsavcılık arasında herhangi bir uyuşmazlık da bulunmamaktadır.
Nüfus kaydına göre, 2.10.1980 doğumlu olan ve askerlik çağına girmeden Önce 1998 yılında işlediği gasp suçundan dolayı ceza evine kapatıldığı anlaşılan sanığın, askere sevk işleminin 1111 sayılı Askerlik Kanunun 35/B maddesi gereğince ertesi yıla (31.10.2000) tarihine kadar ertelendiği ve Kasım 2000 er celbinde sevke tabi olduğu belirtilerek, sanık adına sevk çağrı pusulası düzenlendiği görülmektedir.
1111 sayılı Askerlik Kanunun 39'uncu maddesi; "Hazarda muvazzaf ve yedek erbaş ve erden askere çağrıldıkları sırada mevkuf ve mahpus bulunanlar tahliyelerine kadar sevk edilmezler." hükmünü amir bulunmaktadır.
MSY: 70-1C Asker Alma Yönergesinin Dördüncü Bölüm ikinci Kısmı;
"Ceza evinde bulunan yükümlülerin askerlik işlemleri ceza evi idarelerince haklarında yazılan ceza evinde bulunduklarına İlişkin yazıya istinaden ertelenir. Bunların tahliyelerinde serbest bırakılmayarak askerlik şubelerine teslim edilmeleri Cumhuriyet savcılıklarından talep edilir. Askerlik Kanunun 28 veya 84'üncü maddelerine tabi iken ceza evine kapatılanlar;
a. Bir sonraki doğumlularla birlikte işlem görmek üzere ertesi yıla bırakılırlar. Müteakip yıllarda bunların şahsı dosyaları son yoklama döneminde yeniden incelenerek o yılın 31 Ekim tarihine kadar tahliye olmayacağı anlaşılanlar ceza evi müdürlüklerinin İlk yazısına İstinaden yeniden ertesi yıla bırakılırlar. Ertesi yıla bırakılma işlemi son yoklamanın son günü bilgisayardan alınacak listeler askerlik meclisince imzalanarak yapılır. İlk defa ertesi yıla bırakılanların kararları kütük defterine işlenir.
b. Bunlardan ceza evinden tahliyelerini müteakip askerlik şubelerine teslim edilenlerden;
(1) Bir an önce silâhaltına alınmak isteyenlerin son yoklamaları yapılarak haklarında Askerlik Kanunun 28 veya 84. maddesi gereğince karar alınır ve celp için çağrı tebligatı İmzalatılarak erken sevk için gerekli belgeleri son yoklamayı yapan askerlik şubesi başkanlığınca faks ile Asker Alma Dairesi Başkanlığına gönderilir,
(2) İşleme tâbi oldukları doğumlularla birlikte askere gitmek isteyenler ise son yoklama dönemi (1 Temmuz - 11 Ekim) için çağrı tebligatı tebliğ ettirilerek serbest bırakılırlar.
(3) Askere sevklerini talep etmelerine rağmen son yoklama işlemini tamamlamayanların ertesi yıla bırakılma süreleri tahliye edildikleri tarihteki ertesi yıla bırakma süresinin bitimine kadar devam ettirilir ve işlemleri buna göre yürütülür.
(4) Ceza evi müdürlüklerinin ilk yazısına istinaden tahliye tarihinden sonra yeniden ertesi yıla bırakıldığı tespit edilenlerin kararları Askerlik Kanunun 103'üncü maddesi gereğince EK-C5 örneğe benzer bir karar ile askerlik şubelerince iptal edilir ve statülerine göre işlemleri yürütülür." düzenlenmesini içermektedir.
Bu açıklamalardan sonra inceleme konusu olayımıza dönüldüğünde;
Askeri mahkeme; ceza evinde bulunmasından dolayı askere sevk işlemi ertesi yıla (31.10.2000 tarihine) kadar tecil edilmiş olan sanığın 31.3.2000 tarihinde tahliye edilmesinin ardından bir an önce askere sevk edilmeyi isteyip istemediğine ilişkin bir istem ya da başvurusu olup olmadığını araştırmadan, (kendisine tebliğ edilen askere sevk için sevk çağrı pusulasında yazılı) 21.11.2000 tarihinde şevkini sağlatmayan sanığın bakaya suçunu işlediği sonucuna varmıştır.
Oysa emsalleri kendisi ceza evindeyken askere sevk edilen ve askere sevki bir sonraki yılda doğan yükümlülerle birlikte işlem görmek üzere ertesi yıla bırakılan sanığın, tahliyesinin ardından birlikte işleme tabi olduğu 1981 doğumlularla birlikte askere gitmeyi isteme hakkı olduğu ve bu yönde bir tercihte bulunması hâlinde ise askere sevk işleminin 1981 doğumlularla birlikte 2001 yılı içerisinde yapılacağı ortadadır.
Bu itibarla; bakaya ve buna bağlı olarak da geç iltihak suretiyle bakaya suçlarının sübuta erip ermediğinin tespiti açısından önem taşıyan bu hususun açıklığa kavuşturulabilmesi bakımından;
1) Sanığın ceza evinden tahliye edilerek Sarız Askerlik Şubesine getirildiği 31.3.2000 günü veya sonraki tarihlerde bir an önce askere gitmek için sözlü veya yazılı olarak herhangi bir işlem ya da müracaatının olup olmadığının yerli ve yabancı askerlik şubesinde yer alan konuyla ilgili kayıt ve belgelerden faydalanılmak suretiyle araştırılması,
2) Bu yönde bir istem ya da başvurunun olmadığının anlaşılması hâlinde ise, askere sevk işlemi bir sonraki yıla kadar ertelenmiş olan sanığın hangi neden ve gerekçelerle 21.11.2000 tarihinde sevke tâbi tutulduğunun soruşturulması ve tüm bu işlemlerin ardından elde edilecek sonuç çerçevesinde değerlendirme yapılması gerektiğinden, Başsavcılığın İsabetli görülen itirazının kabulü ile bakaya suçundan dolayı verilen mahkûmiyet hükmünün açıklanan noksan soruşturma sebebiyle bozulmasına karar verilmiştir.
Geç İltihak suretiyle bakaya suçunun oluşabilmesi için öncelikle bakaya suçunun sübuta ermesi (oluşması) gerektiğinden, atılı suçlar arasındaki bu bağlantı sebebiyle geç iltihak suretiyle bakaya suçuyla ilgili mahkûmiyet hükmünün de bozulmasına karar verilmiştir.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy