(765 S. K. m. 230)
Daire ile Başsavcılık arasında ortaya çıkan ve Daireler Kurulu önüne getirilen uyuşmazlığın konusu, sanıklara isnat olunan eylemlerin memuriyet görevini ihmal suçunu oluşturup oluşturmadığı noktasındadır.
Daire; Kara Harp Okulu Komutanlığına 2002-2003 öğrenim yılı içerisinde sivil kaynaktan öğrenci alınmasıyla ilgili olarak oluşturulan kayıt kabul komisyonunda başkan ve başkan yardımcısı olarak görev yapan sanıkların, memuriyet görevlerinin gerektirdiği işlem ve yükümlülükleri mevzuatın öngördüğü şekilde yerine getirmemek suretiyle, kayıl yaptırmaya hak kazanan müşteki H.G.'nin kesin kayıt işlemlerini yapmaktan imtina düklerini kabul ederek, sanıkların sübutunda tereddüt bulunmayan eylemlerinin memuriyet görevini ihmal suçunu oluşturduğu sonucuna varmış,
Başsavcılık ise, sanıkların eylem bütünü içerisindeki tavır ve davranışları itibarıyla memuriyet görevini ihmal kastıyla hareket eniklerinden bahsedilemeyeceğini, mevzuata uygun işlem yaptıkları yönünde irade taşıyan sanıklar hakkında tesis edilen beraat hükümlerinin isabetli olduğunu ileri sürerek, aksi doğrultudaki Daire kararlarına karşı itirazda bulunmuştur.
Kara Harp Okuluna 2002-2003 eğiti m-öğret im yılı için sivil kaynaktan yapılacak öğrenci alım işlemlerinin Kara Kuvvetleri Askeri Okullarına Öğrenci Alım Yönergesi (KKY 51-10) esas alınarak, KHO Komutanlığınca hazırlanan 10 Nisan 2002 ve 15 Temmuz 2002 tarihli emirleri doğrultusunda gerçekleştirildiği, 15 Temmuz 2002 tarihli emrin Ek-B'sinde yer alan Görevli Personel" listesinde, sanık Top. Alb. M.E.Ş.'nin kayıt kabul kurulu başkanlığında "üye" ve kayıl kabul komisyonu başkanlığında Komisyon Başkanı olarak, sanık Per.Yzb. A.B.'nin ise, aynı komisyonda "Başkan Yardımcısı" olarak görevlendirildikleri;
2002-2003 eğilim yılı nedeniyle alınacak 144 erkek öğrenci için 6 Mayıs-30 Haziran 2002 tarihlerinde yetenek ve mülakat seçmelerinin, 22 Temmuz-2 Ağustos 2002 tarihlerinde sağlık muayenelerinin ve 12 Ağustos-1 Eylül 2002 tarihlerinde ise kesin kayıtlarının yapılmasının planlandığı;
Müşteki H.G.'nin, ilk iki aşama sonunda yapılan değerlendirme sonucu 141 'inci yedek aday olarak kaydının yapılarak, 6 Ağustos 2002 tarihli çağrı belgesi ile sağlık muayenesini yaptırabilmesi için Kara Harp Okuluna davet edildiği, 20 Ağustos 2002 tarihinde yapılan sağlık muayenesi sonucunda "askeri öğrenci olur" kararını içeren ön raporunu kayıt kabul komisyonuna teslim ederek, ön kaydım yaptıran müştekiye diğer adaylarla birlikte yüklenme senedi ve gerekli diğer belgeler verilerek kayıt kabul komisyonu ile sürekli telefonla irtibat kurarak, kayıt yaptıracakları tarihi öğrenmeleri konusunda (öğrenci adaylarını sağlık muayenesine götüren Astsb. M.P. tarafından) tembihte bulunulduğu,
Hastanelerdeki muayenelerden sonra, "askeri öğrenci olur" raporu alan adaylar arasında, kesin kayıt tarihinde gelmeyenlerin olabileceği öngörülmek suretiyle, alınacak 144 öğrencinin %10 fazlasıyla yapılan sıralamada müştekinin 159'uncu sırada yer aldığı, kesin kayıt tarihi olan 1 Eylül 2002 tarihinde gece saat 23.00'â kadar süren çalışmalar ile 132 öğrencinin kesin kayıtlarının yapıldığı, bu tarihi takip eden günlerde 160'ncı yedek üyeden başlanarak her gün muhtelif sayıda olmak üzere, 17 Eylül 2002 tarihine kadar telefonla çağrılmak suretiyle 159 kişinin kayıt işlemlerinin tamamlandığı, müşteki H.G.'nin ise, kesin kayıt tarihi olan 1 Eylül 2002 tarihinde KHO'da hazır bulunmadığı gerekçesiyle okula kaydının yapılmadığı, sağlık muayenesi sonucu ön kayıtları yapılan diğer yedek adayların kayıt kabul komisyonunu arayarak kesin kayıtlarını yaptırdıkları, müştekinin de içinde bulunduğu yedek adaylara askeri hastaneden rapor aldıktan sonra, kesin kayıtların yapılacağı 1 Eylül 2002 tarihine kadar geçen sürede resmi kanaldan veya posta aracılığıyla tebligat yapılabilmesi için yeterli süre bulunmadığı gerekçesiyle herhangi bir tebligatın yapılmadığı, 2 Eylül 2002 tarihinde kayıt kabul komisyonunu arayan müştekiye kayıt süresinin geçtiğinin söylendiği sabit olup, esasen bu konuda Daire ile Başsavcılık arasında herhangi bir uyuşmazlık da bulunmamaktadır.
Somut olaya baktığımızda, Kara Harp Okulu Komutanlığının 15 Temmuz 2002 tarihli emrinin Ek-B'sinde yer alan "Görevli Personel listesinde" Kara Harp Okulu Birinci sınıfına 2002-2003 Eğitim ve Öğrenim yılı için sivil kaynaktan yapılacak öğrenci alım işlemleri nedeniyle görevlendirilen personelin kimliklerinin belirtildiği, bu listeye göre sanıklardan Km.Top.Alb. M.K. Ş.'nin kayıt kabul kurul başkanlığında "üye" ve kayıt kabul komisyonu başkanlığında "Komisyon Başkanı" olarak, sanık Per.Yzb. A.B.'nin ise, aynı komisyonda "Başkan Yardımcısı" olarak görevlendirilerek, bu görevin hangi usul ve esaslar dâhilinde verine getirileceğinin ayrıntılı bir şekilde düzenlendiği, sanıklarla birlikte kayıt kabul işlemlerini yürütmek üzere başka personel de görevlendirilmesine rağmen, önceki yıllarda da aynı görevi yapmış olmaları nedeniyle kayıt kabul işlemlerinin planlanması, yürütülmesi ve bu konudaki emirlerin hazırlanıp icra edilmesi faaliyetlerinin, bu konuda deneyim sahibi olan sanıklar tarafından fiilen gerçekleştirildiği konusunda da tereddüt bulunmamaktadır.
Sanıkların, bu görevlerini ifa ettikleri sırada 1 Eylül 2002 tarihinde KHO'da hazır bulunmaması nedeniyle kaydı yapılmayan müşteki H.G.'nin, kaydının yapılmamasına bilerek ve isteyerek neden olduklarına ve bu şekilde görevi kötüye kullanma olarak nitelendirilebilecek surette eylem ve işlemlerde bulunduklarına ve keza bu kişiye zarar vermek veya kendilerine ya da başka birine menfaat sağlamak özel kastı ile hareket ettiklerine dair herhangi bir delilin dosya kapsamında yer almaması sebebiyle, askeri mahkemenin sanıklara atılı memuriyet görevini kötüye kullanmak sucunun manevi unsuru yönünden oluşmadığına ilişkin kabulünde isabetsizlik bulunmamaktadır. Bir üye sanıkların sübuta eren eylemlerinin memuriyet görevini kötüye kullanmak suçunu oluşturduğunu ileri sürerek, çoğunluğun bu değerlendirmesine katılmamıştır).
Ancak, sanık E.Top.Alb. M.E.Ş, imzalı, 6 Ağustos 2002 tarihli "çağrı belgesi" ile, sağlık muayenesi için 20 Ağustos 2002 tarihinde KHO'ya davet edilen ve bu tarihte sağlık muayenesi yapılarak, hakkında verilen "askeri öğrenci olur" kararını içeren ön raporu kayıt kabul komisyonuna teslim eden müşteki H.G.'ye tebliğ edilen söz konusu çağrı belgesinde, aynen, "sağlık raporu aldırınız takdirde, şahsınıza sıra geldiğinde kesin kayıt için çağrı yapılacaktır." kaydı yer almasına; "Askeri Okullara Öğrenci Alım Yönergesi Kesin Kayıt İşlemleri Bölümünde" "Kesin kayıt yapan okullarca, adayın önceliğini ihlâl edecek her türlü tavır, tutum ve işlemden sakınılır. Hak kaybı sonucunu doğuracak hâl ve süreler, işleme başlanılmadan adaylara ve velilere imzası karşılığı tebliğ edilir." Hüküm bulunmasına; Kara Harp Okulu Komutanlığının 15.7.2002 tarihli emrinde ise, "asil listede kazananlardan kesin kayıt son gününe kadar (1 Eylül 2002) müracaat etmeyenlerin olması hâlinde, kesin kayıt ve kabul komisyonu vakit geçirmeden sırasıyla yedek adayları davet edecek, telefonla yapılacak, komisyon, aynı esaslarla kesin kayıt ve kabul işlemlerini yapacak ve gerekli belgeleri tanzim edecektir." denilmesine ve Kara Harp Okulu Sınav Başvuru Kılavuzunda " Asil ve yedek adaylara mektupla ve basın yoluyla duyuru yapılarak, sağlık muayenesi ve kesin kayıt için gerekli belgelerin bildirileceği..." belirtilmesine rağmen, müştekiye kesin kayıt için herhangi bir tebligatın yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Kara Harp Okulu Başvuru Kılavuzunda ve 15.7.2002 tarihli KİK) Komutanlığı emrinde "1 Eylül 2002" tarihinin kesin kayıt tarihi olarak belirtilmesinden ötürü, aşamaları geçen ilk asil adayın bu tarihte kesin kayıt için başvurmaları gerektiğinde kuşku bulunmamaktadır. Ancak, sağlık muayeneleri sürecinde sağlam raporu alan adayların, ön raporlarını sunmaları ile güncelleştirilen 159 kişilik listede yer alan yedek adaylara bu listenin tebliğ edilmemesinden ötürü, yedek öğrenci adaylarının hangi tarih ve sıra itibarıyla kesin kayıtlarının yapılacağı hususu açıklığa kavuşturulamamıştır.
Sanık M.E.Ş. ve A.B, aşamalardaki beyanlarında, sağlık muayenelerinin bitim tarihi ile kesin kayıt tarihi arasında yeterli zaman bulunmadığından öğrenci adaylarına sözlü ve yazılı bildirimin yapılamadığını, ancak sağlık muayeneleri sırasında kayıt işlemlerinde görevli Astsb. M.P. tarafından sözlü olarak adayların uyarıldığını ve kesin kayıt konusunda adayların kayıt kabul komisyonunu arayarak durumu takip etmelerinin gerekli olduğu yolunda kendilerine bilgi verildiğini ileri sürmüşler ve Astsb. M.P.'dc 25.2.2003 tarihli ifadesinde sağlam raporu alan adayların tamamına ve yedeklerden 40 kişiye 1 Eylül 2002 günü kayıt için KHO'da bulunmalarını tembih ettiğini, yedeklerden sağlam raporunu alanlara ise, Aytaç Yzb.yı telefonla aramalarını, Aytaç Yzb.nın kendilerini aramayacağım, mutlaka kendilerinin irtibat kurması gerektiğini izah ettiğini ve irtibat telefonu olarak dahili 2111 no.lu telefonu verdiğini ifade ederek sanıkların beyanlarını teyit etmiştir.
Bu açıklamalara ve dosya içeriğine göre sağlık muayeneleri için çağrılan 144 asil, 216 yedek olmak üzere 360 adayın sağlık muayenelerinin 12 Ağustos-31 Ağustos 2002 tarihleri arasında yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu muayenelerin bitiminde "askeri öğrenci olur" kararını içeren sağlık raporları verilen asil ve yedek adayların tekrar sıralanması sonucunda oluşturulan 159 kişilik liste içerisinde yer alan yedek adayların, (sağlık muayenelerinin 31 Ağustos 2002 tarihi itibarıyla tamamlandığı gözetildiğinde) söz konusu liste içinde bulunup bulunmadığını öğrenmelerinin ve bulundukları yerlerden KHOK'lığına gelerek ertesi gün kesin kayıt işlemlerini yaptırmalarının uygulamada zorluklara neden olacağı açıktır.
Nitekim Müşteki H.G.'nin yazılı beyanından ve bu kişiye ait 6712492 numaralı telefonun ayrıntılı görüşme tutanağından da anlaşılacağı üzere. Kara Harp Okuluna ait 0 312 417 5190 numaralı telefona müşteki tarafından 28.8.2002, 29.8.2002, 30.8.2002, 1.9.2002, 2.9.2002, 3.9.2002, 7.9.2002, 9.9.2002, 11.9.2002 ve 17.9.2002 tarihlerinde birçok kez telefon edilmesine rağmen, müşteki kesin kayıt tarihi ve işlemleri konusunda gerekli şekilde bilgilendirilmemiştir. Tanık Astsb. M.P.'nin yeminli beyanı incelendiğinde; sağlık raporunu alan yedek adaylara mutlaka 1 Eylül 2002 tarihinde kesin kayıtlarının yapılacağına dair bir tebligatın sözlü olarak da yapılmadığı, 159 kişilik listede yer alarak kesin kayıt yaptırmaya hak kazanan yedek adayların kayıt ve kabul ile ilgili bilgilere ulaşmalarındaki zorluğun yanı sıra, dosyada tanık olarak beyanları bulunan ve kayıt kabul komisyonunda görev yapan er ve erbaşların da telefonla arayan kişilerle muhatap oldukları ve yeterli formasyona sahip olmadıkları anlaşılan bu personelin, başvuru sahiplerine kesin kayıt konusunda yeterli ve gerekli bilgi veremedikleri görülmektedir.
Sanıkların da açık bir biçimde ikrar ellikleri üzere; aralarında müştekinin de bulunduğu 159 kişilik adaya resmi kayıt yaptırmaları konusunda herhangi bir çağrı yapılmamasına rağmen, 160'neı sıradan başlayan diğer adaylara telefon edilmek suretiyle, bu kişilere kesin kayıt yaptırmaları konusunda çağrıda bulunulmuştur. 6.9.2002 tarihinde annesi ile birlikte Ankara'ya gelerek kesin kaydının yapılması için başvuruda bulunan müştekiye süresinde müracaat etmemesinden ötürü kesin kayıt hakkının bulunmadığı söylenmesine karşın, sırası müştekiden sonra gelen toplam 18 yedek adayın kesin kayıt işlemi sanıkların birlikte verdikleri kararlar sonucu yapılmıştır.
Statü, konum ve görevlendirildikleri işle ilgili mesleki deneyimleri yukarıda açıklanan sanıkların "Askeri Okullara Öğrenci Alım Yönergesi" ve KHOK' lığının 15.7.2002 tarihli emrinde açıkça belirtildiği üzere, kesin kayıt yaptıracak adayın önceliğini ihlâl edecek tavır, tutum ve işlemlerden sakınarak, hak kaybı doğuracak hâl ve sürelerin adaylara ve velilere imzası karşılığı tebliğ edilmesini sağlamaları, keza asil listeden kazananlardan kesin kayıt son gününe kadar (1 Eylül 2002) müracaat etmeyenlerin olması hâlinde, vakit geçirmeden yedek adayların telefonla davet edilerek çağrılmalarını gerçekleştirecek tüm tedbirleri almaları ve bu konuda gerekli işlem ve çalışmaları yapmaları gerekirken, göz konusu yönerge ve emirlerde öngörülen işlemlerin gereklerini yerine getirmedikleri ve kayıt yaptırma hakkı doğan yedek öğrenci adaylarına önceden haber vermeyerek, kayıt yaptırma hakkının doğup doğmadığını öğrenme koşulunu yedek öğrenci adaylarının şahsi çaba ve gayretlerine terk ettikleri ve bu itibarla da, mevzuatın kendilerine yüklediği mükellefiyetlerin gereklerini (Komutanlık emrine aykırı olarak) yedek öğrenci adaylarından bekledikleri, tüm bu ihmali hareketlerin sonucunda da kendisinden sonra kayıt yaptırma hakkı bulunan yedek adayların kesin kayıt işlemlerinin yapılmasına rağmen, "askeri öğrenci olur" raporu alarak, kesin kayda hak kazanan yedek aday H.G.'nin kesin kayıt işlemlerinin yapılmamasına sebebiyet verdikleri dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; sanıkların sübutunda tereddüt bulunmayan ve oluş şekli ile ayrıntıları yukarıda açıklanan eylemlerinin memuriyet görevini ihmal suçunu oluşturduğunu kabul ederek, her iki sanık hakkında tesis edilen beraat hükümlerini sübut (esas) yönünden bozan Daire kararlarına yönelik isabetli bulunmayan Başsavcılık itirazının reddine karar verilmiştir.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy