(765 S. K. m. 230)
Daire ile askeri mahkeme arasında ortaya çıkan ve Daireler Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlığın konusu, sanığın eyleminin memuriyet görevini İhmal suçunu oluşturup oluşturmadığı noktasındadır.
Daire; araç komutanlığı görevinin kendisine yüklediği can güvenliği ile ilgili temel nitelikte önlemlere riayet etmemek suretiyle, askerlere içerisinde yük bulunan aracın kasasına binmeleri yönünde emir veren sanık açısından memuriyet görevini ihmal suçunun oluştuğu sonucuna varmış,
Askeri mahkeme ise, araç komutanlığı görevinin gerektirdiği tüm önlemleri alan sanığın, memuriyet görevini ihmal kastıyla hareket etmediğini ileri sürerek (eski hükümde direnmek suretiyle), sanık hakkında beraat kararı vermiştir.
Olay tarihlerinde Aşkale 4'üncü Zh.Tug.Mu.Bl.K.lığı emrinde görev yapmakla olan sanık Mu.Tck.Üçvş. H.M.'ye, 31.10.2002 günü öğle içtimaında, Bölük Komutanı Mu.Yzb. H.Ç. tarafından, saymanlık binasının arkasında bulunan, üzerinde kablo sarılı beş adet, çok iletkenli FİT tipi yer allı kablo makarasının bölük garajına taşınması emrinin verildiği,
İçtima sona erdikten sonra; yüksekliği 152 cm ve eni 105 cm olan 1860 kg (yaklaşık iki ton) ağırlığındaki ilk makaranın, doldur-boşalt istasyonu yanındaki duvardan rampa olarak yararlanılmak suretiyle, 377359 plâkalı Reo aracına yüklenildiği, makaranın araç içerisinden yuvarlanmasını önlemek amacıyla, aracın gidiş istikametine göre makaranın ön tarafına tek parça hâlinde bir takozun, arka tarafına da üç ayrı takozun konulduğu, yükleme işi bu şekilde sona erdikten sonra, sanık Mu.Tek.Bçvş. H.M.'nin, aracın kasasında bulunan Mu. Er N.B., Mu.Er S.U., Mu.Er S.G., Mu.Er Y.G. ve müteveffa Mu. Er A.E.'ye, "Yan taraflarında durarak makaradan tutmalarını" söylediği, sanığın daha sonra aracın ön tarafına araç komutanı olarak oturarak aracı hareket ettirdiği,
Bu şekilde yüz metre kadar gidildikten sonra, araç levazım ikinci kademe binasının önündeki hafif rampayı çıkarken, şoför Mu.Kr H.I.'nin aracı ikinci vitesten birinci vitese alması sırasında meydana gelen sarsıntının etkisiyle, yaklaşık iki ton ağırlığındaki makaranın takozlardan kurtularak geriye doğru hareketlenmesi üzerine, aracın kasasında bulunan erlerden dördünün kendilerini aşağıya altıkları, ancak müteveffa Mu.Er A.F.'nin kendini makaradan kurtaramadığı, makarayla birlikte aracın arkasından aşağıya yuvarlandığı, bu şekilde aşağıya düşen müteveffa erin üzerinden göğüs kafesini ezerek geçen makaranın yuvarlanmaya devam edip, 50 metre kadar gittikten sonra durduğu, olay yerinden geçmekte olan merkez komutanlığına ait bir araçla derhâl revire götürülen müteveffa erin kurtarılamadığı sabit olup, esasen bu konuda Daire ile askeri mahkeme arasında herhangi bir uyuşmazlık da bulunmamaktadır.
Müteveffanın kasasında bulunduğu 377359 plâkalı Reo aracının şoförü olan Mu.Er H.İ., askeri savcı tarafından tespit edilen ve son soruşturma safhasında da aynen tekrar ettiği yeminli beyanlarında, sürücüsü bulunduğu aracın hareket etmesinden önce, araç komutanı olan sanığı aracın kasasına personel binmesinin yasak olduğu konusunda uyardığını, sanığın ise kendisine "beş dakikalık yer bir şey olmaz" şeklinde karşılık verdiğini, bu sözü söylediği esnada, yanında isimlerini hatırlayamadığı birkaç arkadaşının bulunduğunu ifade etmiştir.
Uyuşmazlık konusu olayın çözümü açısından önem taşıyan araç şoförü Mu.Er H.İ.'nin bu beyanının doğru olup olmadığı, ne sanıktan ne de olay anında araçta ve olay mahallinde bulunan diğer tanıklardan sorulmak suretiyle açıklığa kavuşturulmamışım.
Komutanın temyiz lâyihasında isabetli şekilde belirtildiği üzere, aracın kasasında taşınan makara ve bu makaranın kasaya sabitlenmesinde kullanılan takozların uzunluk ve ebatlarını gösteren evvelce çekilmiş fotoğrafların dava dosyasına dâhil edilmemesinin yanında, teknik mütalâaları hükme dayanarak yapılan bilirkişilerinde bu fotoğrafları incelemesine imkân sağlanmamıştır. Sanığın emriyle makaranın ön ve arkasına yerleştirilen takozların, nakledilecek makaranın emniyetli bir biçimde taşınmasına imkân verecek özellik ve yeterliliğe sahip olup olmadığı hususundaki ayrıntıları ortaya koyabilecek nitelikteki bu bilgiler dava dosyasına dâhil edilmemiştir.
Keza, komutanın temyiz lâyihasında, askeri savcı tarafından sürdürülen hazırlık soruşturmasında, ifadeleri tespit edilen K.K., M.T., V.Ç., H.K. ve Ü.T.'nin bu beyanlarının (sanık ve Mu.Yzb. H.Ç. hakkında önceden verilen) K.Y.O.K.'nın bulunduğu dosyadan alınarak, sanık hakkındaki suç dosyasına dâhil edilmediği, dolayısıyla beraat hükmünün bu deliller incelenmeden verildiği ileri sürülmüştür. Adı geçen tanıkların askeri savcı tarafından alındığı ileri sürülen hazırlık ifadeleri dava dosyasında bulunmadığı gibi bu kişilerin son soruşturma (duruşma) safhasında da ifadeleri tespit edilmemiştir.
Bu itibarla; 9'uncu Kor.K'lığı Askeri Savcılığının sanık ve Mu.Yzb. H.Ç. ile ilgili 9.3.2003 gün ve 2003/16-276 E.K sayılı K.Y.O.K verilmiş dosyasının onaylı bir suretinin dava dosyasına dâhil edilerek, gerek isimleri yukarıda belirtilen askerlerin, gerekse hazırlık ifadelerinde bu nitelikte açıklamalarda bulunduğu belirlenecek diğer görgü tanıklarının, inceleme konusu uyuşmazlıkla ilgili olarak tanık sıfatıyla dinlenilmeleri gerekmektedir.
Diğer taraftan, sanığın görmüş olduğu, araç (Konvoy) komutanlığı kursunda anlatılan bilgiler dışında bu nitelikteki taşıma işlemlerinin hangi usul ve esaslar dâhilinde yapılacağını ve özellikle aracın kapasite ve hacmini aşmayan yük taşıması sırasında, aracın kasasına (taşınacak yük veya malzemenin yanına veya üstüne) personel bindirilip bindirilmeyeceğim düzenleyen yönerge, emir ve/veya talimatlarında dava dosyasına dâhil edilerek, sanığın olay anındaki hâl ve hareket tarzının bu düzenlemelere uygun olup olmadığının açıklığa kavuşturulması zorunlu hâle gelmiştir.
Yukarıda açıklanan bu eksikliklerin giderilmesinin ardından ise, tamamı ulaştırma sınıfından oluşturulacak yeni bir bilirkişi heyetinin dava dosyasını İncelemesine imkân sağlanarak, sanığın eylem bütünü içerisinde memuriyet görevini ihmal kastıyla hareket edip etmediğini ortaya koyacak ayrıntılı bir mütalâanın temini gerektiğinden, beraata ilişkin direnme hükmünün yukarıda açıklanan nedenlere dayalı olarak noksan soruşturma sebebiyle bozulmasına karar verilmiştir.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy