(1632 S. K. m. 82 )
Daire ile Başsavcılık arasında ortaya çıkan uyuşmazlığın konusu sanığın sübutunda tereddüt bulunmayan eyleminin hangi suçu duyurduğu noktasındadır.
Daire, eylemi günlük mesai cetveline göre ihtiyaç ve dinlenmeleri için serbest bırakılan gün işleyen sanığın, ASCK'nın 12 ve Türk Silâhlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanununun 6'ncı maddesinin öngördüğü anlamda hizmet hâlinde bulunmadığını, ihtiyat askeri şahısların askeri hizmetlerde bulundukları sürece ASCK'nın hükümlerine tabii olduklarını düzenleyen aynı Kanunun 4'üncü maddesinin, bizzat askeri hizmet hâli dışındaki durumlarda uygulanamayacağını, bu sebeple olayı işlediği esnada mesai yükümlülüğü bulunmayan sanığın, aralarında astlık-üstlük ilişkisi bulunmayan mağdur Bnb.'ya karşı işlediği eylemin, görevli memuru tehdit etmek suçunu oluşturduğunu kabul ederken;
Başsavcılık, yedek askeri şahısların bu hizmetlerinin devamı süresince diğer asker şahıslarla astlık-üstlük içerisinde olduğunu, istirahat hâlinde de bu statünün ortadan kalkmasının düşünülemeyeceğini ileri sürerek, aksi doğrultudaki Daire kararına karşı çıkmıştır.
inceleme konusu uyuşmazlığın sağlıklı bir biçimde çözümlenebilmesi için, sanık Emekli J.Astsb. IJçvş. O.S.'nin olayın meydana geldiği tarihteki statüsünün ne olduğunun irdelenmesi gerekmektedir.
926 sayılı TSK. Personel Kanununun, "İstifa Eden veya Emekli Olan Astsubayların Durumları" başlıklı 107'nci maddesinde, disiplinsizlik ve ahlâki durum sebebiyle Silâhlı Kuvvetlerde kalmaları uygun görülmeyerek sicil yolu ile çıkarılanlar hariç olmak üzere istifa eden veya emekliye ayrılan veyahut yetersizlik nedeniyle Silâhlı Kuvvetlerden ayırma işlemine tâbi tutulan astsubayların, rütbeleri ile yedek astsubaylığa geçirileceği, barışta manevra ve tatbikat amacıyla olağanüstü hâllerde lüzum ve ihtiyaca göre yeteri kadarının hizmete çağrılması sair yedeklik işlem ve durumları ile meslekten çıkarılmalarının Yedek Subay Kanunu hükümlerine göre yürütüleceği belirtilmek suretiyle; astsubaylara emekliliklerinde "yedek astsubaylık" statüsü tanınmış ve haklarında Yedek Subay Kanunu hükümlerinin uygulanması öngörülmüştür.
ASCK'nin 4'üncü maddesinde, yedek askeri şahısların askeri hizmetlerde bulundukları müddetçe bu kanun hükümlerine tâbi olacakları belirtilmiş, 353 sayılı Kanunun 10'uncu maddesinde de, "yedek askerler" askeri hizmette bulundukları sürece "asker kişi" olarak kabul edilmiştir. 1111 sayılı Askerlik Kanununa göre, muvazzaflık döneminden sonra askerlik çağının sonuna kadar devam eden dönem, yedeklik dönemidir. TSK. Personel Kanunun 107'nci maddesinde, yedek astsubayların yedeklik çağlarının, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununun 40'ıncı maddesi hükümlerine tâbi olduğu belirtilmiş olup, anılan maddede başgediklilerin (astsubay kıdemli başçavuşların) yaş hadleri 55 olarak gösterilmiştir. Sanık 1950 doğumlu olduğuna göre, suç tarihi olan 2003 yılında 53 yaşındadır ve yedeklik çağını henüz doldurmamıştır. Sanık, yedeklik çağını henüz doldurmadığı için, seferberlik eğitimi için silâhaltına alındığı andan itibaren asker kişi sıfatını kazanacaktır.
TSK. Personel Seferberliği Yönetmeliğinin 3l/2'nci maddesinde belirtildiği üzere, seferberlik tatbikatlarında, seferberlik ve savaş haliyle ilgili hazırlıkların uygulanması, sivil ve askeri makamların çağrı bildirimleri eğitimlerinin geliştirilmesi, personelin muvazzaflık döneminde edindiği eğitim düzeyinin sürdürülmesi için eğitimlerinin tazelenmesi ve yedeklerin yenilikler hakkında bilgi sahibi olmalarının sağlanacağı amaçlanmaktadır.
Amaç ve uygulama esasları yukarıda açıklanan seferberlik eğitiminin, askeri disiplinin öngördüğü esas ve kurallar çerçevesinde sürdürülmesini hedefleyen kanun koyucu; askeri hizmetlerde bulundukları müddetçe bu kişiler hakkında Askeri Ceza Kanunu hükümlerinin uygulanacağını, açık bir biçimde düzenlemiştir.
Ferdi seferberlik eğitimine katılan yedek personelin, Pazar günleri serbest bırakılacaklarını öngören ve niteliği itibariyle günlük mesai programını ayrıntılara bağlayan düzenlemenin, seferberlik eğitiminin düzgün ve verimli bir biçimde sürdürülmesini amaçladığı görülmektedir. Ancak; altı günlük eğitimin ardından verilen bir günlük (Pazar günü) istirahat süresi içerisinde, aralarında sanığın da bulunduğu yedek askeri şahısların askeri disiplinin Öngördüğü statüsel yükümlülüklerden muaf kaldığını kabulüne imkân bulunmamaktadır.
Esasen, ASCK'nın 4'üncü maddesinin, günlük bir mesaiyi veya tatbik edilen somut bir eğitim faaliyetini yahut icra edilen görev hâlini kast etmeden ya da herhangi bir koşul veya istisnaya da yer vermeden; ihtiyat askeri şahısların askeri hizmette bulundukları sure içerisinde ASCK hükümlerine tâbi olacaklarını kesin bir biçimde düzenlemesi, aksi doğrultuda bir yorum ve değerlendirmeye imkân vermemektedir.
Diğer yandan, kanunun ön gördüğü yükümlülüğü yerine getirmek üzere yeniden silâh altına alınan yedek askeri şahsın, mesai saatleri dışında askeri disiplinin gerektirdiği yükümlülüklere tabi olmadığı şeklindeki bir kabul ve değerlendirmenin, askerlik hizmetinin kesintisizlik ve devamlılık prensipleriyle bağdaşmayacağı da ortadadır.
Açıklanan nedenlerden dolayı; ferdi seferberlik hizmetine başlamak üzere çağrıldığı birliğine katılan yedek askeri şahıs statüsündeki sanığın, bu hizmetinin devamı süresince ve günlük mesai cetvelinde belirtilen eğitim, dinlenme, izin programına bağlı olmaksızın, askeri disiplinin gerektirdiği yükümlülüklere tabi olduğu ve bunun sonucu olarak da diğer asker şahıslarla orasında ast-üst münasebetinin bulunduğunun kabulü gerekmektedir.
Bu yönüyle; ferdi seferberlik eğilimine başlaması sebebiyle ASCK'nın 4'üncü maddesinin öngördüğü anlamdı ihtiyat asken sahil Statüsünü kazanan sanığın; ne eylemin meydana geldiği gün ve saatle istirahat halinde olmasının ne de askeri bir birlikte hizmet görmemesinin, hu kişinin diğer asker şahısları karşı, ast üst ilişkisinden kaynaklanan bak ve yükümlülüklerini (geçici bir süreyle de olsa) ortadan kaldırmayacağı; buna bağlı olarak da üstü durumunda bulutum mağdur binbaşıya karşı tehditkâr sözler sarf eden sanığın, ayrıntıları yukarıda açıklanan eyleminin üstü tehdit suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy