(1632 S. K. m. 66)
Daire ile askeri mahkeme arasında ortaya çıkan uyuşmazlık; psikolojik rahatsızlığı olduğunu ve bu sebeple izin suresi içerisinde hastaneye yatırılıp tedavi edildiğini beyan eden sanılın bu açıklamalarının araştırılması yoluna gidilmeden ve kıt'a anket formu ile diğer raporlar getirtilmeden dinlenen psikiyatrist bilirkişi mütalaasına itibar edilerek gözlem allına alınmamış olmasının noksan soruşturma teşkil edip etmeyeceğidir.
Daire; belirtilen eksikliklerin giderilmesinin ardından sanığın resen gözlem altına alınarak, suç tarihlerindeki cezai ehliyet ve askerliğe elverişlilik durumunun araştırılması gerektiği sonucuna varmış.
Askeri mahkeme ise, sanığın izin süresi içinde tedavi gördüğüne ilişkin beyanlarının davayı uzatmaktan başka bir anlam taşımayacağını, yargılama aşamasında dinlenilen ve sanığın gözlem altına alınmasına gerek olmadıkı yönünde açıklamalarda bulunan psikiyatrist bilirkişi mütalâasının yeterli olduğuna karar vermiştir.
Sanık Hv. Fz. Er R. A, birliğinde vermiş olduğu ilk ifadesinde; İznini geçirdiği süre içerisinde ruhi durumunun kötüye gitmesinden dolayı babasının kendisini hastaneye götürdüğünü, psikolog ve doktorların tedavisiyle kendine geldiğini, kendisini toplamasının ardından birliğine teslim olduğunu beyan etmiş,
İstinabe mahkemesi huzurunda vermiş olduğu sorgu ve savunmalarında ise, izin tecavüzüne başladıktan sonra, ruhsal yönden rahatsızlanarak özel bir hastanede psikiyatrik tedavi gördüğünü, kendisini iyi hissetmesinin ardından birliğine teslim olduğunu ifade etmiştir.
Sanık, vermiş olduğu temyiz dilekçesinde, iznini geçirdiği tarihlerde bunalıma girdiğini ve ailesinin yardım ve desteği ile Mersin Devlet Hastanesinde 2.6.2002-23.12.2002 tarihleri arasında tedavi gördüğünü, bu hususların mahkemece araştırılması gerektiğini ileri sürmüştür.
Sanığın görev yaptığı bataryanın komutam vekili Hv.Svn.Ütğm. T.Y. cevabi yazısında, sanığın birliğe katıldığı tarihlerde had safhada psikolojik rahatsızlıklar yaşadığı, intihara meyilli olduğunu düşündüren davranışlar sergilediği, insanlardan uzak durduğu, askeri birlik içerisinde sürekli kontrol altında tutularak tedavi edildiği, tüm bu kontrol ve bire bir yapılan telkinler sonucunda düzeldiğine kanaat getirilmesinin ardından sanık hakkında suç dosyasının düzenlendiği belirtilmiştir
Keza, düzenlenen vakıa kanaat raporunda da, sanığın psikolojik sorunlar yaşamasından dolayı atılı suçu işlediği bildirilmiştir.
Askeri mahkeme; sanık R.A.'nın izin süresi içerisinde tedavi gördüğüne ilişkin savunmalarının gerçek olup olmadığını araştırmadan ve birlik komutanı ile kıt'a tabibinin sanıkla ilgili kanaat ve değerlendirmelerini içeren kıt "a anket formunu dava dosyasına dâhil etmeden dinlediği psikiyatrisi bilirkişinin mütalaasına itibar ederek, sanığın gözlem altına alınmasına gerek olmadığı sonucuna varmıştır,
Ceza Yargılama Hukukunun temel fonksiyonu, iddia ve savunma makamlarınca sabit olduğu kabul edilse dahi, uyuşmazlık konusu maddi gerçeğin tüm yönleriyle ortaya çıkarılmalını temin etmektir. Bu yönüyle, Ceza Yargılama Hukukunda Medeni Yargılama Usulünün aksine, mahkeme tarafların ibraz ettikleri deliller ile bağlı olmaksızın gerçeği ortaya çıkarmak adına resen delil ikame ve değerlendirme yetkisine sahiptir.
Aşamalarda farklı şekilde ifade etmiş olsa da, izin süresini tecavüz ettiği dönem içerisinde ailesinin destek ve yardımıyla Mersin'de bulunan bir hastanede (sağlık kurumunda) psikiyatrik tedavi gördüğünü beyan eden sanığın bu savunmalarının doğru olması hâlinde geçirilen izin süresinin bir bölümünün sıhhi mazeretine dayalı olarak suç teşkil etmeyebileceği, bunun sonucu olarak da suçun temadi tarihlerinde değişiklik olabileceği ortadadır.
Yargılamaya esas olan öz vakıanın ortaya çıkarılması açısından da önem ve özellik taşıyan bu hususun sanıktan da sorulmak suretiyle araştırılması gerekmektedir.
Diğer yandan, hâkimin bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporu serbest bir biçimde değerlendirme yetkisi bulunmakla birlikte, bu konuda sağlıklı bir mütalâanın, bilgisine başvurulan psikiyatrisi bilirkişinin de sanığın ruhsal durumuyla ilgili safahat ve ayrıntıları ortaya koyacak bilgi ve belgeleri incelemesine mahkemece imkân sağlanması gerekmektedir.
Bu İtibarla;
1) Sanığın iznini geçirdiği süre içerisinde herhangi bir rahatsızlıktan dolayı yatarak ya da ayakta tedavi görüp görmediğinin, tedavi görmüş ise nerede/nerelerde gördüğünün gerektiğinde sanıktan da sorulmak suretiyle tespiti ve böyle bir tedavi gördüğünün belirlenmesi durumunda bu hususla ilgili tüm evrak ve belgelerin getirtilmesi,
2) Sanık hakkında düzenlenecek ve/veya geçmişte düzenlenmiş olan kıt'a anket formunun dava dosyasına dâhil edilmesi,
3) Sanığın askerlik hizmeti boyunca görmüş olduğu psikiyatrik tedavilere ilişkin tüm rapor ve belgelerin getirtilmesi, bu hususların tespitinin ardından, sanığın (askerliğe elverişlilik ve cezai ehliyet durumunun araştırılabilmesi için) gözlem altına alınıp alınmaması konusunda değerlendirmede bulunmak üzere bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiği sonucuna varılmış ve mahkûmiyete ilişkin direnme hükmünün noksan soruşturma sebebiyle bozulmasına karar verilmiştir.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy