(1632 S. K. m. 82 )
Daire ile askeri mahkeme arasında ortaya çıkan ve Daireler Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlığın konusu; suç vasfının ve buna bağlı olarak görevli yargı merciinin tespitine ilişkindir.
Daire; yargılama konusu eylemin toplu asker karşısında üste saygısızlık suçunu oluşturduğu, bu suça ilişkin yargılama görevinin ise askeri mahkemeye ait olduğu sonucuna varmış iken,
Askeri mahkeme, iddiaya esas üste saygısızlık eyleminin toplu asker karşısında gerçekleştirilmediğini belirterek, eski hükümde direnmek suretiyle görevsizlik yönünde hüküm tesis etmiştir.
Suç tarihinde Midyat Jandarma Asayiş Komando Bölük Komutanlığında Bölük İdari İşler Astsubayı olan sanık J.Bçvş. Y.U.' nun; bölük komutanlığının emri gereğince arazi tarama görevine gidecek askeri timleri uğurlamak ve görev dönüşünde de karşılamakla görevli olduğu, 7.9.2001 günü sabah 05.00'de icra edilecek arazi tarama faaliyetine gidecek olan J.Tğm. H.R.Y.' nin emir ve komutasındaki timin intikal hazırlıklarını sürdürdüğü bir esnada sanık J.Bçvş. Y.U.' nun J.Tğm. H.R.Y.'ye hitaben "Bizi bu saatle buraya getirmekle mutlu oldun mu., başın göğe erdi mi..." şeklinde ast-üst ilişkisine yakışmayacak biçimde saygısızlık teşkil eden sözler sarf ettiği sabit olup, esasen bu konuda Daire ile askeri mahkeme arasında herhangi bir uyuşmazlık da bulunmamaktadır.
İnceleme konusu olayımızda, operasyonel faaliyet hazırlığı içerisinde olan ve sayıları 50-55 civarındaki askerlerin son kontrolünü birlik içtima alanında yapan ve akabinde kendisine bağlı tim komutanlarına intikal için gerekli emir ve talimatları veren J.Tğm. H.R.Y.' nin; arazi taramasına katılacak 12-13 araç şoförüne de araç motorlarını çalıştırmaları ve askerleri araçlara bindirmeleri hususunda emir verdiği, mağdurun aracına binmek üzere olduğu bir esnada sanık J.Bçvş. Y.U.' nun yukarıda açıklanan sözlerine maruz kaldığı dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
ASCK' nın 14'üncü maddesinde tarif edilerek, aynı kanunun 82/1' inci maddesinde de amir veya üste saygısızlık suçunun kanuni unsuru olarak düzenlenen "toplu asker" kavramından söz edebilmek için;
1) Sanık ile üst (veya amir) dışında askeri hizmet amacıyla toplanmış en az 7 askeri şahsın bulunması,
2) Fiilin hizmet için toplanan bu kişiler tarafından görülebilir bir şekilde işlenmesi, gerekmektedir.
Astların üst ve amirlerine karşı göstermekle yükümlü olduğu saygı ve itaatin hizmet gereği topluca bulunulan mahallerde, ayrı bir önem ve özellik taşıdığını kabul eden kanun koyucu, üst ve amirlere karşı sergilenen saygısızlık ve itaatsizliğin toplu asker karşısında yapılmış olmasının daha etkin cezai müeyyidelerle karşılamasını hedeflemiştir.
Bu anlamda, ASCK' nın 14'üncü maddesinde düzenlenen toplu asker kavramının varlığı için, meydana gelen hadisenin ast veya üst dışında hizmet maksadıyla toplanmış en az 7 askeri şahsın görebileceği bir biçimde işlenmiş olması yeterli olup, hizmet maksadıyla toplanmış 7'den fazla askeri şahsın bir bölümünün dikkat veya ilgi farklılıklarından dolayı ya da bir kısım harici etkenlerden ötürü hadiseyi görmemiş olmaları toplu asker kavramının kabulü için zorunlu değildir. Bu husus, Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun 9.3.1995 gün ve 1995/29-28 E.K. sayılı ilâmında da açık bir biçimde kabul ve ifade edilmiştir.
İnceleme konusu olayımızda; sanık Astsubayın mağdur J.Tğm. H.R.Y.'ye karşı sarf ettiği üste saygısızlık teşkil eden sözlerin askeri hizmet maksadıyla toplanmış sayıları 50-55 civarındaki askerlerin görebileceği bir konum ve mesafede işlendiği, somut olayda bir kısım askerlerin bu sözlerin içeriğini duymadıklarını ifade etmelerinin ise üste saygısızlık oluşturan sözlerin toplu asker karşısında işlendiği gerçeğine herhangi bir etkisinin olmadığı, bu yönüyle de sanığın sabit görülen eylemini ASCK' nın 82/1'inci maddesinde düzenlenen toplu asker karşısında üste saygısızlık suçu kapsamında değerlendiren Dairenin bozma ilâmının, haklı ve isabetli olduğu sonucuna varılmış ve görevsizliğe ilişkin direnme hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy