(1632 S. K. m. 84) (211 S. K. m. 26)
Daire ile Başsavcılık arasında oluşan ve çözümü gereken uyuşmazlık, sanığın eyleminin suç oluşturup oluşturmadığıdır.
Siirt/2'nci J.Komd.Ozl.Hrk.Bl.K.lığı emrinde görevli iken 2.8.2002 tarihli, doğrudan Jandarma Genel Komutanlığına gönderdiği dilekçesiyle; Bl., Tb. ve Siirt İl J. Komutanları J.Ütğm. N.T., J.Bnb. E.Y, J.Kd.Alb. Ş.D. ile disiplin cezaevinde görevli J.Astsb. Çvş. İ.Y. ve bir olayla ilgili idari tahkikat heyetinde görevli J.Yzb. C.Ç. haklarında; kendisine haksız yere disiplin cezası verilmesi, başka bir olayla ilgili verdiği ifade nedeniyle baskıya maruz kalması, gerçek dışı tutanak düzenlenmesi ve zora dayalı ifade tespitini içeren şikâyetlerinin asılsız olduğu iddiasıyla sanık J.Uzm. Onb. M.K. hakkında yalan yere ve usulsüz şikâyette bulunmak suçundan açılan davanın yargılanmasında, toplanan delillere göre verilen disiplin cezalarının, yöntem ve yasalara aykırı olduğu; sanığın, iddianameye yansıyan kısmı ile baskıya ve asılsız ifade vermeye zorlandığı belirlenememekle birlikte, iddia konusu dilekçesinde yer alan; "...Bl.K.J.Ütğm. N.T.'nin, bölük içtima alanında; -ben gitmeden 4-5 kişi valizini alıp gidecek, şeklinde tehditlerine devam ettiği, yaptığı müracaatlarının geri çevrilmesi nedeniyle silsile yolunu takip edemediği, J.Uzm. Çvş. E.B.'nin bölük komutanının ajandasında; Ordudan atılacak on uzm. erbaşın ismine ait listesinin bulunduğundan haberdar olduğu..., tayin isteğinin kabul edilmediği,... meslekten atılmaları için çeşitli konularda disiplin cezası verilip, sürelerinin tamamlanmaya çalışıldığı, derhâl tayinlerinin çıkarılmasının gerektiği, aksi hâlde atılacakları..." beyan ve istemi bağlamında;
İlişiği kesilmesi için işlem başlatılması nedeniyle, silâh ve teçhizatı alınıp izine gönderildiğini ileri süren sanığın, bu iddiasının araştırılmasında; mahkemece sorulması üzerine birliği komutanlığınca, önce, "TSK'dan ayırma işleminin başlatılmadığı" bildirilmesine karşın, daha sonra sanığın şikâyet ettiği bölük komutanı J.Ütğm. N.T.'nin imzasını içeren 16.7.2002 tarihli yazı ve ekli disiplin cezalan nedeniyle sözleşmesinin feshinin istendiğinin, ancak, bunun onaylanmadığının ve sözleşmesinin yenilendiğinin bildirilmesi, sanığın 31.7.2002 tarihinde beş gün süreli izine gönderilmesi, sanığın şikayet dilekçesini bu izin süresi içerisinde 2.8.2002 tarihinde yazması ve usulsüz müracaata ilişkin tutanakta aynı dilekçenin sadece Jandarma Genel Komutanlığına değil, Siirt 3. Komd.Tuğ.K.lığına ve 2. Tak.Hv.K.K.lığı Askeri Savcılığına da gönderilmiş olması, tanık J.Uzm.Çvş. E.B.'nin; "...Bl. ve Tb.K. sizi işten atacağız diye tavır gösteriyorlardı.." şeklindeki anlatımı birlikte değerlendirildiğinde; TSK İç Hizmet Kanununun 26'ncı maddesinde; şikâyet edenin, hakkının ihlal edildiğini zannetmesi hâlinde bile, buna hakkı olduğuna yer verilmesi, sanığın, şikâyetin ötesinde; ilişiğinin kesilmesi işlemini başlatan amirlerinin, müracaatlarına kayıtsız kalması nedeniyle, buradan ayrılmak için tayin istemesi ve bu dilekçesini sadece Jandarma Genel Komutanlığına değil, birliğinin bağlı olduğu Siirt'teki Garnizon K. olan 3. Komd.Tuğ.K.lığına ve 2. Tak.Hv.K.K.lığı Askeri Savcılığına göndermesi nedeniyle, yalan yere ve usulsüz şikayette bulunmak suçu oluşmadığından, sanığın beraatına karar veren askeri mahkemenin gerekçesine katılınmamakla birlikte, bu kararını onayan Askeri Yargıtay 1'inci Dairesinin ilâmına karşın Askeri Yargıtay Başsavcılığının itirazının reddine karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy