(1412 S. K. m. 219, 264, 265) (353 S. K. m. 177) (AYDK 17.06.1999 T. 1999/120 E. 1999/133 K.)
Daire ile Başsavcılık arasında ortaya çıkan ve Daireler Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık, sanığa atılı suçun vasfına ilişkindir.
Askerî Yargıtay 1'inci Dairesinin, 7.7.2004 gün ve 2004/762-759 E.K. sayılı bozma ilamına karşı, sanığın savunmasına ilişkin Hatay 1'inci Asliye Ceza Mahkemesine ait 4.10.2004 tarihli duruşma tutanağında hâkimin imzasının bulunmadığı görülmektedir.
353 sayılı Kanunun 177/1'inci maddesinde düzenlenen; duruşma tutanağının askerî hakim ve tutanak katibi tarafından imzalanacağına ilişkin kural, aynı Yasanın, Tutanağın ispat kuvveti başlıklı 179'uncu maddesindeki; Duruşmanın nasıl yapılacağı hakkındaki kanuni kurallara uyulup uyulmadığı ancak, tutanakla ispat olunabilir. Tutanağın bu kısımlarına karşı, yalnız sahtelik iddiası ileri sürülebilir hükmü bağlamında, somut olgu nedeniyle, yasanın aradığı anlamda güvenilir bir duruşma tutanağından söz edilemeyeceği; temyiz incelemesine esas mahkûmiyet hükmünden önce, sanığın savunmasının saptanmaması nedeniyle mahkûmiyet hükmünün usule aykırı olduğu açıktır.
Mahkeme kurulu (Hâkim) ve tutanak katibi tarafından tutanağın imzalanmaması durumunda, o duruşmada yapılan işlemlerin geçersiz olduğuna ilişkin kabul, yaygın ve yerleşik bir uygulamadır.
CMUK'un 264 ve 265'inci maddelerindeki hükümler buyurucu nitelikte olup, duruşmanın aşama ve akışını gösteren tutanakların sonradan değiştirilmesini önlemek ve bunlara güveni sağlamak amacıyla, mahkeme başkanı ve zabıt katibi tarafından imzalanmasının zorunlu olduğu YCGK' nın 27.12.1993 gün 3-323/342 sayılı karan ile ortaya konulmuş, yine bu kurulun 4.5.1992 gün 6-116/138 sayılı kararı ile; imza noksanı bulunan duruşma tutanağı içeriklerinin güvenirliği yönünden kuşku ve duraksamaya yol açacağı, bu nedenle de belgelendirme değeri taşımayacağı kabul edilmiştir.
...Sanığın sorgusunun yapıldığı istinabe tutanağında, hakimin imzasının olmaması şeklindeki usule aykırılığın, sonradan ek savunmasının tespiti sırasında, usule aykırı olan istinabe tutanağındaki ifadeye atıf yapmakla giderilmiş olamayacağına ilişkin Askerî Yargıtay Daireler Kurulunun 17.6.1999 gün ve 1999/120-133 sayılı karan da aynı düşüncenin ürünüdür.
Bu açıklama ve uygulamaya göre; bozma ilamına karşı savunması tespit edilmeyen sanık hakkındaki mahkûmiyet hükmünün, usulden bozulması yerine, esastan, inceleme ile suç vasfından bozulmasına ilişkin Daire ilamının, Başsavcılığın itirazına atfen kaldırılması ve hükmün usulden bozulmasına karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy